Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler   |   Sesli Dersler    |   İlmi Yazilar    |   Yazarlar   |   Sorular ve Cevaplar   |   İletişim   |   Foto Galeriler   |   Ziyaretçi Defteri

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Kur`ani Terbiye Dersleri

Cuma Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Esma-ül Hüsna

Hz Peygamberin Hayatı (s.a.v)

Sahabe Hayatı

İnsanı Tanımak (Özel Fm)

İnsanı Tanımak (Hilal Tv)

Özel Konular

Aile Eğitimi

Çocuklar İçin

Seminer ve Konferans

Fıkhi Konular

Çocuk Terbiyesi ve Gelisimi

Tavsiye Edilen Kitaplar

Kuran Araştırmaları

Güncel Videolar

Gazze Duası
Avusturalyalı Gencin Müslüman Oluşu
Anne Babaya İtaat
Namazin Ertelenmesi
Ahmet El-Acemi / Dua
Ölüm- 3
Ölüm- 2
Ölüm- 1
20 Kuruş İçin
Uyumlu Evlilik Yöntemi
İmanın Anlamı

Esma'ül Hüsna

Esma'ül Hüsna

Namaz Vakitleri

Fotoğraf Galerisi

Sayaç

Tekil (Bugün) 568
Toplam 416765
En Fazla 1737
Ortalama 468
Üye Sayısı 472
Bugün Üye Olan 1

Linkler

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Hava Durumu

ISTANBUL
 
 

HZ. PEYGAMBERİN TEBLİĞ YÖNTEMİNDE YER ALAN UNSURLAR

 
 
Hz. Peygamber’in tebliği, Allah'tan aldığı vahye dayanır; Dolayısıyla Rabbani özelliğe sahiptir. Yüce Allah; O, kendi hevasına dayanarak konuşmaz; O’nun konuşması, (kendisine) vahyedilenden başkası değildir.

20/01/2010

Hz. Peygamber’in tebliği, Allah'tan aldığı vahye dayanır; Dolayısıyla Rabbani özelliğe sahiptir. Yüce Allah; “O, kendi hevasına dayanarak konuşmaz; O’nun konuşması, (kendisine) vahyedilenden başkası değildir.”(1) O, tebliğini Allah'ın emri olarak yapmış ve bunun için asla karşılık beklememiştir. Kur'an-ı Kerim bu konuya tanıklık yaparak şöyle buyurmaktadır: “De ki: Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, ancak Rabbine doğru bir yol tutmak dileyen kimseler olmanızı istiyorum.”(2)

Hakikaten Hz. Peygamber, bütün hayatını karşılıksız olarak Allah'ın dinini tebliğe adamıştır. Ancak O'nun tebliğinin iki önemli vasfı vardır. Onlardan biri müjdelemek ve kolaylaştırmak, diğeri de insanlar arasında herhangi bir ayırım yapmamaktır. Amaç ve hedefine gelince, o da dünyayı ahiretin tarlası yapıp insanları orada ebedî mutluluğu kazanmaya sevketmektir.

Hz. Peygamber, İslâm’ın mesajını tebliğ, davet, nasihat ve irşat yoluyla yaymıştır. Tebliğ, din mesajını insanlara ilan edip bildirmek, davet de insanları dine çağırmak ve dinin bahşettiği iman ve hidayet nimetinden onları yararlandırmak demektir. Nasihat ise Allah için öğüt vermek anlamına gelir. Kur’an-ı Kerim, peygamberlerin ve Lokman (a.s.) gibi müstesna kimselerin kendi yakınlarına ve ümmetlerine yaptığı nasihat örnekleri ile doludur. İrşat kavramına gelince, o da insanları gaflet uykusundan uyandırıp hak ve doğru olan yola, Allah'ın gösterdiği “Sırat-ı Müstakim”e iletmek ve bu konuda insanlara rehberlik etmektir.(3) Bu görevi yapan kimselere mürşit denir. Kur'an-ı Kerim onlar için; “İnsanları Allah'a çağıran, iyi iş yapan ve “ben Müslümanım” diyenden daha güzel sözlü kim olabilir?”(4) buyurmuş ve güzel sözlü olduklarını belirterek onları övmüştür. Hz. Peygamber'in irşat görevi yapanlar hakkında söylediği ise şöyledir: “Her kim bir hayra vesile olursa, ona da o hayrı işleyenin sevabı kadar sevap vardır.”(5)

Acaba Hz. Peygamber, genelde tebliğ, davet, nasihat ve irşat yollarını kullanarak yaptığı Risalet görevine nereden başlamış ve nasıl bir metot izlemiştir? Bu soruyu aşağıda maddeler halinde sunduğumuz kısa açıklamalarla anlatmaya çalışacağız:

1. Hz. Peygamber, tebliğe önce kendi yakınından başlamıştır. Nitekim ilk Müslüman olanlar, eşi Hz. Hatice ve sürekli yanında bulunan amcası oğlu Hz. Ali’dir. Ardından Hz. Ebubekir gibi yakın dost ve arkadaşları ile kendi kabilesinden olan  akrabalarına, daha sonra da çevre kabile ve şehir merkezlerine açılmıştır. Bu cümleden olarak o, önce Taif'e gitti. Akabe biatları yoluyla da Medine'ye yöneldi. Eğer bir isim vermek gerekirse buna, merkezden muhite doğru açılma uygulaması diyebiliriz.

2. Allah’ın Resulü daima müjdeleyici ve kolaylaştırıcı olmuştur. O, şöyle diyordu: “Ben rahmet peygamberiyim; zorlaştırmak için değil, kolaylaştırmak için geldim.”(6) Onun için sizler de “kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.”(7)

3. Konuşurken hikmetli, güzel, kısa ve özlü sözler kullanmıştır. Mesela günahın ne olduğunu soran birine; ''günah, kalbine sıkıntı veren şeydir.”(8) buyurmuştur.

4. İnsanlara güler yüz ve yumuşak söz (kavli leyyin) ile yaklaşmıştır. O’na göre insanlara güler yüz göstermek, iyiliktir(9) ve her iyilik de -isterse küçük olsun- sadaka sayılır.(10)

5. İnsanlarla şakalaşmış ve bazan onların hata ve yanlışlarını o suretle düzeltme cihetine gitmiştir. Mesela bir defasında köyde yaşayan bir Müslüman, yetiştirdiği sebzelerden bir miktarını hediye olarak peygamberimize getirir. Resulüllah (s.a.s.) onları alır ve fakat adamın pecmürdeliği ve kirli hali hoşuna gitmez. Adam geri kalan sebzeleri satmak için pazar yerine doğru giderken Resûlüllah gelip adamı arkadan kucaklar ve “Ey ahali! Bu adamı köle olarak satıyorum, alan var mı” diye seslenir. Adam işi fark eder ve der ki: Tamam ya Resûlallah! Eğer beni şimdi satarsan zarar edersin, çünkü bu halimle çok ucuza giderim.

6. Allah'ın Resulü, anlattıklarını hep örneklerdi. Mesela o diyordu ki: “Yolculuk esnasında sabah ve akşam serinliğinden yararlandığınız gibi kolaylıktan yararlanınız.”(11)

“Mü’minler birbirini sevmede, birbirine acımada bir vücut gibidirler...”(12)

“Mü 'min mü 'mine karşı, binayı vücuda getiren yapışık tuğlalar gibidir.”(13)

7. Önemli bir şey söyleyeceği vakit önce muhatapların dikkatini çeker ve öyle konuşurdu. Mesela “Size en büyük günahın ne olduğunu söyleyeyim mi?” der ve arkasından da, “İyi bilin ki en büyük günah, yalancı şahitliktir''(14) buyururdu.

8. Tebliğde hep sevgi, şefkat ve merhamet gibi insanî meziyet, his ve duyguları kullanmıştır. Çünkü o, rahmet peygamberiydi. Allah O'nu şiddet uygulayan biri olarak değil(l5) aksine alemlere rahmet(16), dolayısıyla müjdeleyen ve inzar edip(l7) insanları kötülüklerden koruyan biri olsun diye göndermişti.

9. Daima iyiyi ve güzeli tavsiye etmiş, kötü ve çirkin olanı ise, zararlarını belirterek yasaklamıştır. Bir çocuğu ham hurma yemeden(18), bir başka çocuğu sol elini kullanmadan ve başkasının önünden alıp yemeden men ederken(l9) bile bunu yapmış ve bu suretle irşatta eğiticilik ve öğreticilik vasıf ve yeteneğinin de kullanılması gerektiğinin en güzel örneğini vermiştir. O, kendisinin gönderiliş sebebini anlatırken “Allah beni şiddet uygulayan biri olarak göndermedi; eğiten ve kolaylaştıran biri olarak gönderdi”(20) buyurmuştur.

10. Kötüyü yasaklarken genel konuşur ve şahısları asla hedef almazdı. Mesela biri hoşuna gitmeyen bir şey yapsa, “sen niye böyle yaptın” demez, sanki yapan şahsı tanımıyormuş gibi davranarak sadece “neden bazıları böyle yapıyor'' demekle yetinirdi.(21)

11. İnsanları zorlayıp sık-boğaz etmez ve tebliğin sonucunu hemen almaya çalışmazdı. O, sadece tebliğ eder, gerisini ise şahsın anlayışı ile Allah Teâla’nın inayetine bırakırdı. Resûlüllah (s.a.s.) böyle davranmaktan asla bıkmamış ve usanmamıştır. Sabır ve sebat ise O'nun mesleği idi. Zaten Rabbı da kendisine bu şekilde davranmasını ve; “Doğrusu size Rabbinizden açık belgeler gelmiştir; kim görürse kendi lehine ve kim körlük ederse kendi aleyhinedir. Ben sizin bekçiniz değilim”(22) demesini tembih etmiştir.

12- Tebliğde muhataplarının seviyelerine dikkat etmiş ve ümmetine de “İnsanlarla akılları oranında konuşunuz'' buyurmuştur.

13. Çoğu zaman tebliğini yumuşak ve tatlı dille, hatta kendinden bahseder gibi sohbet havası içinde yapmıştır. Yumuşaklık O’nun aslî ve zatî vasfıdır. Ancak Allah'ın yasaklarına uymama gibi hatalı bir durumla karşılaşınca, arızî olarak hiddetlenir ve hemen o hatanın giderilmesini isterdi. “Bizi aldatan, bizden değildir.”(23), “Komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir.”(24) gibi tehdit ifadeleri, bu kabil yanlışlar dolayısıyla ortaya çıkan arızî vasfının eseri olan sözlerdir.

14. Resûlüllah (s.a.s.), yaptığı şeylerle daima insanlara örnek olmuştur. O, yapmadığını asla söylemez, söylediğini ise mutlaka yapardı. Zaten tebliğ ve irşat faaliyetinde en önemli husus da bu olsa gerektir. Aksi takdirde muhatabın; “niçin yapmadığını söylüyorsun?” itirazı ile karşılaşırız; ki bu itiraz, Allah Teala'nın da en büyük azarlarından biri olarak Kur’an-ı Kerim’de yer almış bulunmaktadır.(25)

1- Necm, 3-4.
2- Furkan, 57.
3- İslâm'ın anlatılması ile alakalı bu kavramların detaylı açıklamaları için Bkz. Karaman, a.g.e., s, 55- 70.
4- Fussilet, 33.
5- Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ, II/248, H. No: 2475
6- Abdurrahman Azzam (Trc. H. Karaman), Peygamberimizin Örnek Ahlâkı, s, 95, İst. 1995.
7 - Buhari, İlim, 11, Edep, 80; Müslim, Cihad, 8.
8 - Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned, IV /227.
9- Riyazü's-Salihin, I/289, H. No, 246.
10- Bkz. A. Davudoğlu, Büluğu'l-Meram-Selamet Yolları, IV/357, H. No: 1490/1259.
11- Ebü'l Hasan el-Nedvî (Trc. 0. Keskioğlu), Es-Siretü'n Nebeviyye, s. 307, İstanbul, 1981.
12- Riyazü's-Salihin, 1/271, H. No: 221.
13- Riyazü's-Salihin, 1/271, H. No: 220.
14 - Bkz. Müslim, İman, 143.
15- Bkz. İbn-i Hanbel, Müsned, III/328.
16 - Bkz. Enbiya, 107.
17-  Furkan, 56.
18- İbn-i Mace, Ticaret 67; Ebu Davud, Cihad, 85.
19 - Bkz. Buhârî, Et'ıme, 2; Müslim, Eşribe, 107.
20 - Bkz. İbn-i Hanbel, Müsned, III/328.
21 - M. Ebu Zehra (Trc. M. Keskin), Son Peygamber Hz. Muhammed, 1/267, İst., tarihsiz.
22 - En'am, 104.
23 - Müslim, İman, 164.
24 - Buhâri, Edebü'l Müfred, 1/. 201, H. No: 112.
25 - Saf, 2.

 

Bu yazı 263 defa okunmuştur...

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

AYDEMİR 03-04-2010, 17:27:14
ALLAH RAZI OLSUN

UFUK AÇAN YAZILARINIZIN DEVAMINI DİLERİM.
 

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

10/08/2010 - 15:10 Aman dikkat: Ramazan festival değildir!

n

10/08/2010 - 14:58 DÜŞÜNMEK KUR’AN'IN EMRİ

n

05/08/2010 - 17:01 HİLALİ GÖZETLEMEK

n

26/07/2010 - 16:50 Berat Gecesi

n

14/07/2010 - 12:13 Şaban Ayı

n

22/06/2010 - 13:00 Okunması Gerekenler (3)

n

28/04/2010 - 11:57 Hz. Peygamber’in eğitim(ciliğ)ini güncellemek

n

28/04/2010 - 11:55 İlk muhatabının dilinden Kur’an

n

28/04/2010 - 11:52 Müslümanları ateş çukuruna yuvarlanmaktan koruyan en güçlü bağ

n

28/04/2010 - 11:42 Namazı huşu ile kılmak

n

28/04/2010 - 11:17 Ahlak Eğitiminin Vazgeçilmezliği

n

28/04/2010 - 11:11 Hz. Peygamber ve Çocuk Sevgisi

n

19/04/2010 - 10:26 Okunması Gerekenler (2)

n

25/03/2010 - 15:29 Toplumun Manevî Savunma Sistemi Hayâ Duygusu

n

25/03/2010 - 15:25 Kainatın Dilinden

n

25/03/2010 - 15:15 Mü’min Olabilmek İçin  

n

25/03/2010 - 15:12 Toplumsal Çürümenin Parametresi HAKSIZ KAZANÇ DÜŞKÜNLÜĞÜ

n

25/03/2010 - 14:58 HZ. Peygamber'in Gençliğe verdiği önem

n

25/03/2010 - 14:43 Yoksullukla Mücadele ve Güçsüzleri, Kimsesizleri Koruyup Gözetmek

n

23/03/2010 - 10:55 KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYEN KAŞİF: BEDİÜZZAMAN

n

22/03/2010 - 15:39 Abdülhamit  Kahraman İLE BİR SÖYLEŞİ

n

26/02/2010 - 13:25 Hz. Peygamber (S.A.V.)’in 33 Güzel Özelliği

n

21/01/2010 - 10:31 Kur’an’ın Işığında Sorumluluk Duygusu ve Davranış Bilinci   

n

21/01/2010 - 10:06 İNFAKIN ODAK KİTLESİ FAKİRLER

n

21/01/2010 - 10:02 Toplumda Güven Duygusunun Önemi ve Muhammed’ül Emin Olarak Peygamberimiz

n

21/01/2010 - 09:58 Sünnet'te Nikah Mehir  Çeyiz ve Düğün

n

21/01/2010 - 09:45 Yaşayan Hurafeler Karşısında Müslümanların Tavrı

n

21/01/2010 - 09:42 TÜKETİM ÇILGINLIĞI    İSRAF

n

20/01/2010 - 10:58 HZ. PEYGAMBERİN TEBLİĞ YÖNTEMİNDE YER ALAN UNSURLAR

n

20/01/2010 - 10:54 Allah’a Tevekkül… AMA NASIL?

n

21/12/2009 - 15:59 Katkı maddeleri nelerdir

n

21/12/2009 - 15:36 Ekmekteki Katkı Maddeleri

n

21/12/2009 - 15:33 Gıda katkı maddeleri

n

16/12/2009 - 13:51 Muharrem ayının orucu:

n

02/12/2009 - 16:13 Okunması Gerekenler (1)

n

18/11/2009 - 15:02 Muhteşem Fırsat: Zilhicce'nin On Günü; Leyali-i Aşere

n

17/11/2009 - 10:50 GDO’dan korunma rehberi

n

13/11/2009 - 14:13 DOMUZ GRİBİ HAKKINDA..

n

26/10/2009 - 13:39 Bir Mübarek Sefer Olsa da Gitsem

n

26/10/2009 - 13:37 Hac Yolcusunun Azığı ve Bereketi

n

19/10/2009 - 16:15 Farklı bir ibadet: hac

n

19/10/2009 - 15:56 KUTSAL İKLİME YOLCULUK

n

19/10/2009 - 15:51 Ruhlarda İnkılabı Gerçekleştiren Hac ve Esrârı

n

12/10/2009 - 14:05 Toplumda Yardımlaşma ve Dayanışma Ruhunu Canlı Tutan İbadet KURBAN

n

12/10/2009 - 14:00 Kurban ve Takva     

n

12/10/2009 - 13:57 İslam ve Kurban

n

12/10/2009 - 13:44 KURBAN

n

29/09/2009 - 18:52 Şevval Orucu ve Namazın Önemi

n

24/08/2009 - 16:16 İ’tikaf  Programı        

n

06/08/2009 - 17:58 Oruç Tutmak Kendini Tutmak

n

06/08/2009 - 17:53 Oruç ve Hikmetleri

n

06/08/2009 - 17:49     Ramazan Mektebinin

n

28/07/2009 - 12:54 HİLALİ GÖZETLEMEK

n

06/07/2009 - 16:09 Toplum Emaneti Olarak Yetimler

n

06/07/2009 - 15:51 Şükür ve Teşekkür

n

06/07/2009 - 15:33 SEVABI KESİLMEYEN ÜÇ AMEL

n

06/07/2009 - 14:55 Aile İlişkilerinde Hz. Peygamber’in Örnekliği

n

01/06/2009 - 13:35 Misvak nasıl hayat kurtarıyor?

n

04/05/2009 - 15:35 Dua Hayattır! Hayat Duadır!

n

04/05/2009 - 14:20 Dünyanın en güzel huylu insanı

n

04/05/2009 - 14:12 Aile Sorumluluğu

n

09/04/2009 - 09:58 Aile İçi İletişimde Altın Kurallar

n

09/04/2009 - 09:52  İnsan Allah'a Muhtaçtır

n

21/03/2009 - 15:28 Sapma Noktası ve Kurtuluş İmkanı   

n

19/03/2009 - 16:30 Utanmazsan Dilediğini Yap

n

19/03/2009 - 16:21 Gıybet ve kötü zan

n

19/03/2009 - 15:48 Nesebin Dolduramadığı Boşluk

n

19/03/2009 - 15:31 Dünyevileşme

n

19/03/2009 - 15:17 Ashabın Kur'ân'ı Ezberleme ve Yazmadaki Gayretleri

n

07/03/2009 - 12:47 Müslümanca Yaşıyor muyuz? 

n

07/03/2009 - 12:20 Nasıl Bir  Eğitim, Nasıl  Bir  İnsan?

n

15/01/2009 - 15:13 Filistin’imiz ve Mescid-i Aksa'mız Nasıl Kurtulur ?

n

15/01/2009 - 15:00 Filistin’imiz ve Mescid-i Aksa'mız Nasıl Kurtulur ?

n

15/01/2009 - 14:28 Muharrem, Muhterem Yapar

n

28/10/2008 - 00:14 Dua Nedir?      

n

28/10/2008 - 00:04 Akıl ve Doğru Düşünme      

n

15/09/2008 - 23:21 İ’tikaf  Programı                                    

n

05/09/2008 - 13:27 Emre İtaat-sızlık 'Uhud'

n

05/09/2008 - 13:23 Oku! Emri İle Başlayan Cile Yılları...

n

05/09/2008 - 13:20 Peygamber Efendimiz Orucunu Neyle Açardı?

n

05/09/2008 - 13:16 Büyük Fetih ve Hudeybiye

n

04/09/2008 - 12:22 Peygamberimiz Nasıl Teravih Kılardı ?

n

29/05/2008 - 21:37 Peygamberimizin Gençliği

n

29/05/2008 - 21:32 Peygamberimizin Ahlaki Özellikleri

n

06/05/2008 - 21:49 Afv-İstiğfar

n

06/05/2008 - 21:21 Ahlakta Mükemmel Örnek

n

27/04/2008 - 00:06 Hadis İlimlerinin Temeli

n

13/03/2008 - 23:42 Az yemek, az uyumak, az konuşmak

n

13/03/2008 - 00:43 Adem

n

13/03/2008 - 00:39 abd (kulluk)

n

08/03/2008 - 22:12 Oryantalizmden  Etkilenenler Ku'anı Kerimi Anlayamazlar  

n

06/03/2008 - 00:50 Usul-Ü Tefsir

n

06/03/2008 - 00:24 Usul  Nedir ?

n

04/03/2008 - 00:22 Surelerin Nuzul Sebebleri!

n

04/03/2008 - 00:18 Ben asla öğrenemem” demeyin
 

26 Ramazan 1431 - 05 Eylül 2010

Bir Ayet

"Ey âdemoğulları! Size şeytana tapmayın, çünkü o sizin apaçık bir düşmanınızdır, demedim mi? Ve bana kulluk ediniz, doğru yol budur, demedim mi?"

( Yâsîn sûresi - 60)

Bir Hadis

Enes (r.a)’den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz, ürkütmeyiniz.”

Buhâr, İlim 11, Edeb 80, Cihâd 164; Müslim, Cihâd 6-7. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 17


Bir Dua

"Rabbim, yeryüzünde kafirlerden yurt edinen hiç kimseyi bırakma." dedi.
"Çünkü Sen onları bırakacak olursan, Senin kullarını şaşırtıp saptırırlar ve onlar, kötülükten sınırı aşan (facir'den) kafirden başkasını doğurmazlar."
"Rabbim, beni, annemi, babamı, mü'min olarak evime gireni, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlere yıkımdan başkasını arttırma."

Hz. Nuhun duası (Nuh Suresi 26-28)

Hikmetli Söz

Gaflet insana gurür getirir, helaka yaklaştırır. Hz.Ali (r.a.)

Yazarlar

Anket

DÜZENLİ KİTAP OKUYORMUSUNUZ ?

Seçenekler

Ayda bir kitap okuyorum

Onbeş günde bir kitap okuyorum

Haftada bir kitap okuyorum

Kitap okumuyorum

Sonuçları Göster

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com