O halde akrabaya (yakınlara), yoksula ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah'ın yüzünü (rızâsını) isteyenler için daha hayırlıdır. Felâha (kurtuluşa) erenler işte onlardır.
( Rûm sûresi - 38)
Bir Hadis
Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor:
Hz. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
Allah Teâlâ Hazretleri diyor ki:
"Ey âdemoğlu! Sen bana dua edip, (affımı) ümid ettikçe ben senden her ne sâdır olsa, aldırmam, ben seni affederim. Ey âdemoğlu! Senin günahın semanın bulutları kadar bile olsa, sonra bana dönüp istiğfar etsen, çok oluşuna bakmam, seni affederim. Ey âdemoğlu! Bana arz dolusu hata ile gelsen, sonunda hiç bir şirk koşmaksızın bana kavuşursan, seni arz dolusu mağfiretimle karşılarım."
Tirmizî, Da'avât 106, (3534)
Bir Dua
“…Allah’ım! Ey Rabbimiz ve her şeyin Rabbi! Beni ve ailemi dünya ve ahirette her
an sana ihlasla bağlı kıl. Ey yücelik ve ikram sahibi!...”
(Ebû Dâvûd, Vitr, 25)
Hikmetli Söz
İyiliğin şartı beştir: Tez olmalı, gizli olmalı, gözde büyütülmemeli, sürekli olmalı ve yerini bulmalı.