Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler  |  Sesli Dersler   |  Kur'an Araştırmaları   |  İlmi YAZILAR   |  Aile Eğitim Yazıları   |  Çocuk Eğitimi Yazıları   |  Yazarlar  |  İletişim

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayatı (s.a.v)

İnsanı Tanımak (Radyo)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Aile Eğitim Seminerleri

Foto Galeri

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Eğitimcilere ÖZEL
Gazze Duası
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​) Abdülhamit Kahraman
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 1543
Toplam 18891221
En Fazla 25928
Ortalama 2850
Üye Sayısı 411923
Bugün Üye Olan 286
Online Ziyaretci
 

 
AHLAKİ ALANI TERKETMEMELİYİZ
14/10/2010 - 19:08
 

Ahlaki kaygılardan bağımsızlaştırılan bir dünyada yaşıyoruz.
Günümüzde bütün ilişkiler kişisel çıkar temelinde şekilleniyor. İlişkilerimiz kutsal alana, ölçülere, ilkelere yabancılaşıyor. Seküler kültürde bir cemaaat fikri, düşüncesi, dayanışması ve ilişkisi bulunmadığı için, bireysel tercihler, düşünceler ve kararlar öne çıkıyor. İnsani anlamlar, ilişkiler ve değerler alanı yoksullaşıyor ve boşalıyor.
Günümüze özgü anlayış ahlaki denetimden yoksun bulunduğu iğin, yanlış ve tahripkar bir özgürlük anlayışıdır. Bugünün dünyasında, çok yıkıcı ve çok olumsuz gelişmeler insani ahlaki açıdan denetlenemiyor ve sorgulanamıyor. Bu nedenledir ki, güncel dünya koşullarını savaşlar, ırkçılıklar, yoksulluklar, adaletsizlikler, faşizmler, karanlık politik ilişkiler ve küresel karmaşa oluşturuyor. Küresel emperyalizm gündemi başka yerlere, başka alanlara taşıyor. İnsanlık amerikan icadı sorunlara mecbur tutuluyor.
İnsanlık dünyasıyla ve kitlelerle bir ilişkisi bulunmayan, insanlığı ve kitleleri temsil etmeyen, yalnızca tekelleri temsil eden kitle iletişim araçları, küresel gündemi oluşturuyor. Tekelleri temsil eden medya düzeni, karşıt görüşlerin, zayıfların, muhaliflerin temsiline imkan tanımıyor. Laiklik egemenlerin, egemenliklerini sürdürebilmek için bir ideolojik araç olarak kullanılıyor. Dünya ölçeğinde Müslümanların özgürlüklerin sistemin keyfi denetimi ve baskısı altında tutuluyor İnsanlığı bir bütün olarak algılamak ve anlamak ahlaki bir davranıştır. İnsanlığın bir bölümünü sahip bulunduktan inançları sebebiyle yanlış anlamak ve yanlış anlatmak, ahlaksızlıktır ve doğal bir tutum değildir. Günümüzde hem küresel sistem, hem de ulus devletler Müslümanlarla ilgili olarak sınırlandırıcı kısıtlamalar koymak suretiyle sistemli bir ahlaksızlık imlemektedir.
İnsanlık dünyasında ideolojik ayrımcılıktan ve ırk düşüncesinden daha tehlikeli ve daha tahripkâr bir düşünce yoktur. Her ırkçılık kendisini ezeli ve ebedi bir ulus olarak görür.
Bir milliyete bağlı olmayı bir kan sorunu olarak görmek yerine, bir kültür sorunu olarak görmek gerek. Her milliyetçilik, hayatın her alanına hastalık derecesinde sosyal, kültürel, fiziksel, siyasal kısıtlamalar, sınırlamalar üretir, bu sınırlamaları çoğaltır ve tahrik erler. Milliyetçiliklerin geliştirdiği bu yapay, bu gayn insani sınırlar dışında kalan herkes, aşağılanır ve düşman muamelesi görür.
Aziz İslâm hepimizden en geniş ufuklara, çerçevelere, hassasiyetlere, ilgilere sahip olmamızı ister. Aziz İslâm renk ve milliyet ayırt etmeksizin, bütün yeryüzünde gerçekleşen her tür insani, ahlaki, kültürel, düşünsel, entelektüel gelişmeye ve oluşuma açık olmamızı öğütler. Hizip adamı olmak, en dar ufukların, daha doğrusu ufuk-suzluğun adamı olmak demektir. İslâm, ahlaki olmayan sınırları, ayrımcılıkları kaldırıyor, evrensel bir kimlik öneriyor, tüm insanlığa sesleniyor, herkes ,için, herkesin paylaşacağı değerler üretiyor. Bu nedenledir ki, hepimizin evrensel İnsanlık değerleriyle özdeşleşen bir çerçeveye, ufka, kültüre ve eğitime ihtiyacımız vardır. İslâm uygarlığı etnik uyum ve kültürel çeşitliliğin en güzel şekilde yaşandığı bir uygarlıktır, bu uygarlık farklı unsurlara dini özgürlük ve özerklik tanımıştır.
Irk kategorilerine göre, ırk merkezli çözümleme, yorumlama, açıklama gayretleri benzersiz bir ilkelliktir. Ayrıca Aziz İslâmı bir ırkın şemsiyesi altında, bir ırkla özdeş kılarak yorumlamak, açıklamak da benzersiz bir sapkınlıktır.
Günümüzde insanlık durumları ideolojik terimlerle tanımlandığı için, gerçekler gereği gibi yansıtılmıyor. İnsanlık durumları hakikatin ve vicdanın gereklerine göre değil, egemenlerin bakış açıklarına ve çıkarlarına göre değerlendiriliyor. İdeolojik temellere dayalı insan haklan tanımı sınırlı/ ayrımcı bir tanımdır. Ahlaki temellere dayalı insan hakları tanımı evrensel bir çerçeveye sahiptir.
Ahlaki anlamı olmayan bir hayata ve ilişkiler sistemine katlanılamaz. Ahlaktan vazgeçmek, vahşeti seçmektir. Tercihlerimizi her koşulda onur ve erdemden yana kullanabilmeliyiz. Her koşulda ahlaki bir dünya görüşünü temsil etmeliyiz. Ahlakı kişisel bir seçim olarak değil, ortak bir seçim olarak algılamalıyız.
Gayri ahlaki ve gayri insani ayrıcalıkların, ayrımcılıkların ve eşitliksizliklerin bulunduğu toplumlarda hiçbir suretle adaletten söz edilemez.
Hiç bir çöküş ahlaki ve kültürel çöküş kadar kötü olamaz.
En büyük üstünlük ekonomik ve politik üstünlük değil, askeri ve ideolojik üstünlük değil; ahlaki üstünlüktür.
Büyük bir kayıtsızlık çağında yaşıyoruz. Afganistan'da, Filistin'de, Çeçenistan'da, yaşanan kitlesel katliamlar ve işlenen büyük savaş suçları insanlık dünyasında gereği kadar bir yankı uyandırmıyor. Kayıtsızlık, benmerkezcilik, hissizlik ve duygusuzluk durumu ürküntü veren boyutlara ulaşıyor. İnsanlar günlük, kısa vadeli tutkulara mahkûm oluyor. Ben-merkezci bireyler yalnızca bir hesap makinesi işlevi görüyor. Cismani olan kutsal olanın önüne geçiyor. Bütün ilişkiler sorumluluk duygusundan bağımsızlaşıyor. Bütün bir insanlık egemen ideolojiler söylemin saldırısı/işgali ile karşı karşıya bulunuyor.
İnsanlığın, dünyayı doğru bir çerçeve içerisinde algılaması zorlaşıyor. Çok büyük bir değerler krizi ile karşı karşıya içerisinde bulunduğumuz dönemde, tarih karşısında tavırsız kalamayız. Koşullara direnç gösterme yeteneği kazanmalıyız. Günlük basit çıkarlar için uzun vadeli anlam ve amaçlardan vazgeçmemeliyiz. Günü kurtarmaya yönelik, çıkarcı eylemlerden/ilişkilerden ibaret olan, seçim dönemleriyle sınırlı bir etkinliğe dönüşen politik zihniyete itibar etmemeliyiz. Hayatın he alanında ehliyet ve liyakat ölçütlerine göre hareket etmek adil olmanın ilk şartıdır.
Adalet, neyi hak etmişsek ona sahip olmamızdır.
Köklü, anlamlı, derinlikli ve kuşatıcı bir değişim için her alanda risk almak gerekir. Risk alabilecek kadar cesaretli, şecaatli ve nitelikli olmayanlar hiçbir değişime Öncülük edemezler.
Bütün sağlıklı inşalar, temiz ve güzel niyetler, içtenlikli ve ahlaki çabalar üzerinde yükselir.


Bu Makale 4619 defa okunmuştur

 

Yazdır

YAZARIN DİĞER YAZILARI

©

23/10/2014 - 15:29 ÇIKAR MÜLAHAZALARI

©

09/06/2014 - 11:06 EYLEMDE BULUNARAK VAR OLMAK

©

05/05/2014 - 12:34 İSLAM’IN EVRENSEL VİZYONU ÜZERİNDE ÇALIŞMAK

©

09/04/2014 - 12:20 YABANCI ZAMANLAR

©

01/02/2014 - 13:55 HEPİMİZE YAZIKLAR OLSUN

©

04/12/2013 - 14:15 TRAVMATİK BİR TARİH

©

04/10/2013 - 14:23 RADİKAL SEÇENEKLER

©

12/08/2013 - 16:22 NEOLİBERAL DİKTATÖRLÜK

©

16/07/2013 - 12:54 MAĞARALARA KAPANMAK

©

19/06/2013 - 16:31 KANIKSANMIŞ BAĞIMLILIKLAR

©

20/05/2013 - 14:38 EZELÎ VE EBEDÎ BİR UFUKTAN BAKMAK

©

19/03/2013 - 14:43 ZİHİNSEL BİR KADAVRA GİBİ YAŞAYAMAYIZ

©

19/02/2013 - 11:31 ZİHİNLERİMİZE VURULMUŞ SÖMÜRGECİ PRANGALARI PARAMPARÇA ETMEDİKÇE HİÇ BİR ŞEY İYİ OLMAYACAK

©

28/01/2013 - 14:14 TARİHSEL TANIKLIKLAR YAPMAK, TARİHSEL SORUMLULUKLAR ALMAK

©

21/11/2012 - 15:15 GÜVENİLEBİLİR UMUTLAR İÇİN, GÜVENİLEBİLİR BİR BİLİNÇ GEREKİR

©

25/09/2012 - 12:01 İSLAMİ ZİHİN KONTROL ALTINDA BULUNUYOR

©

27/08/2012 - 13:08 YENİDEN İNŞA MÜCADELESİ İÇİN

©

23/07/2012 - 11:51 BİR BAŞKALDIRI DİLİ OLUŞTURMAK

©

28/06/2012 - 12:43 BÎR YIKIM ÇAĞINDA VAROLMAK

©

04/06/2012 - 11:52 ZİHİNSEL VESAYETİ AŞMAK

©

25/04/2012 - 15:15 MODERN - SEKÜLER SINIRLARI AŞMAK

©

26/03/2012 - 11:58 YAPISAL ENGELLERİ AŞMAK

©

02/01/2012 - 12:27 ROMANTÎK-NOSTALJİK UYKULARDAN UYANMAK

©

28/11/2011 - 13:21 GEÇMİŞİN YASINI TUTMAK, YA DA GEÇMİŞE TAPINMAK

©

03/10/2011 - 12:20 TARİHE TANIKLIK VE ÂLİMLER

©

05/09/2011 - 14:39 NAİF UMUTLAR VE OPORTÜNİST HOŞGÖRÜ ANLAYIŞI

©

03/08/2011 - 11:27 Tehlikeli Savrulmalar

©

04/07/2011 - 13:12 ZORBALIKLAR ÇAĞI

©

03/06/2011 - 12:19 Yüzeyin Altındakileri Görmek Gerek

©

09/05/2011 - 12:10 Bir Karasaban Çağında

©

07/03/2011 - 13:33 Anlamların Gücü

©

14/02/2011 - 12:16 ENGİNLERE AÇILMAK

©

06/01/2011 - 16:06 Küstah ihtiraslar

©

02/12/2010 - 11:14 Ahlaki Bir Öfke

©

14/10/2010 - 19:08 AHLAKİ ALANI TERKETMEMELİYİZ

©

22/06/2010 - 12:28 Nostaljiye Sığınmak

©

18/05/2010 - 12:18 Entelektüel Bağımsızlık İçin

©

16/04/2010 - 11:51 Umudun Kalbi

©

22/03/2010 - 16:47 Yeni Bir Bilincin Yolunu İzlemek

©

18/02/2010 - 12:22 Bağımlı Varoluşlar

©

21/01/2010 - 10:59 Teslimiyetçi Suç Ortaklıkları

©

23/11/2009 - 15:50 Bilincin Çağrısı

©

23/10/2009 - 10:11 Tarihin Sınavından Geçmek

©

24/09/2009 - 11:27 Yıkıcı Gerilimler

©

24/07/2009 - 11:30 İnsanlığın Evrensel Ufku: Müslümanlık

©

25/06/2009 - 10:29 Popülizme Sığınmak

©

01/06/2009 - 15:35 İdeolojik Irkçılıklar Ve Duygusuzluklar

©

28/04/2009 - 16:28 Modernliğin Sapkınlıkları

©

07/04/2009 - 14:34 Va Hayfa, Va Esefa

©

09/03/2009 - 15:18 Duygusal Tepkiler ve Siyasal Sessizlik

©

10/11/2008 - 22:49 Vazgeçmemeyi Öğrenmeliyiz

©

05/09/2008 - 13:33 Anlam ve Amaç Belirsizlikleri
 
 

Site İçi Arama

23 Zilhicce 1447 |  09.06.2026

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Ey iman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız helal değildir. Apaçık olan 'çirkin bir hayasızlık' yapmadıkları sürece, onlara verdiklerinizin bir kısmını gidermeniz (kendinize almanız) için onlara baskı yapmanız da (helal değildir.) Onlarla güzellikle geçinin. Şayet onlardan hoşlanmadınızsa, belki, bir şey hoşunuza gitmez, ama Allah onda çok hayır kılar.

( Nisâ sûresi - 19)

Bir Hadis

Hz. Resulullah (sav) buyurdular ki:

“Allah, hâlîmdir, hayâ ve edep sahibidir, ayıp ve kusurları örtendir. Hayâyı ve edep yerlerinin örtülü olmasını, kötü, çirkin ve edep dışı sözlerin söylenmemesini sever. Biriniz yıkandığı zaman avret yerlerini örtsün.”

(Nesâî, Gusl, 7)

Bir Dua

Bismillahirrahmanirrahim

“Rabbimiz! Günahlarımızdan ve işimizdeki aşırılıklardan ötürü bizi bağışla, sebatımızı arttır, kâfir topluluğa karşı bize yardım et!”

Âl-i İmrân Suresi 147

Hikmetli Söz

İbrahim, kucağına fırlatıldığı ateş denizini gül bahçesine çevirmiş. Düşüncenin vazifesi bütün ateşten denizleri gül bahçesine çevirmek, gerekirse yanarak çevirmek.


Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com