Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler  |  Sesli Dersler   |  Kur'an Araştırmaları   |  İlmi YAZILAR   |  Aile Eğitim Yazıları   |  Çocuk Eğitimi Yazıları   |  Yazarlar  |  İletişim

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayatı (s.a.v)

İnsanı Tanımak (Radyo)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Aile Eğitim Seminerleri

Foto Galeri

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Eğitimcilere ÖZEL
Gazze Duası
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​) Abdülhamit Kahraman
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 1561
Toplam 18891239
En Fazla 25928
Ortalama 2850
Üye Sayısı 411923
Bugün Üye Olan 286
Online Ziyaretci
 

 
EYLEMDE BULUNARAK VAR OLMAK
09/06/2014 - 11:06
 
Ahlaki mutlaklığı kaybeden, çıkar mücadelesini mutlaklaştıran her eğilim, her tür ihaneti, her tür sapkınlığı, her tür hayâsızlığı sergileyebilir
Emperyal ideolojik proje; kontrol etmek istediği, istikrarsızlaştırmak istediği, toplumların / halkların düşünme süreçlerini ele geçirerek istediği doğrultuda yönlendirebiliyor, bu toplumları / halkları kendi çıkarları doğrultusunda kul­lanılabilecek bir noktaya sürükleyebiliyor. Emperyal tahakküm sistemi, ideolojik manipülasyonlar yoluyla; ciddi bir dirençle, muhalefetle karşılaşmaksızın toplumlarımızı sömürgeleştirmeye devam edebiliyor. Emperyal böl-yönet politikaları, asılsız ve saldırgan ideolojik propaganda karşısında, hiç bir şey gereği gibi eleştirilemiyor, sorgulanamıyor. Toplumlarımız siyasal içeriği olmayan bir kültüre sahip oldukları için, her vesile ile kolaylıkla manipüle edilebiliyor.
 
Büyük kültürlere sahip olmayan, nitelikli kültür üre­temeyen toplumlar, küresel etkisi olan politikalar üretemiyor, dönüştürücü siyaset yapamıyor. Gerçek iktidarın kaynağının,  büyük sayılar değil, büyük kültürler olduğu bilinmiyor, hatır­lanmıyor. İslam dünyası toplumlarında, kültürel / siyasal dünya­ya, sorunlara eleştirel anlamda nüfuz eden İslami kadrolar, otoriteler yok. Geleneksel dini yapılar, kendi mitini kendisi oluşturan, kendi kendilerini efsanevileştiren cemaat liderleri yetiştirebiliyor. Bu nedenle bağımsız düşünce yapıları oluşturamıyor, aklımızı / gözümüzü / bilincimizi / sezgilerimizi, ufkumuzu evrensel bağlamda açık tutamıyoruz.
 
Günümüz dünyasında Müslümanlar, İslam’a özgü özgüvenlerini / özsaygılarını kaybettikleri için, hayatlarının ve toplumlarının kontrolünü kaybetmişlerdir. Neonurculuk örneğinde de izlenebileceği üzere, cemaatler emperyal / Siyonist amaçlara ve çıkarlara hizmet edecek bir konuma savrulmuşlardır.
 
Teknolojik araçların dünyası, gerektiğinde hayatımızın bütün boyutlarını sömürgeleştirebiliyor, hepimizi istediğinde büyük bir sürü’ye dönüştürebiliyor. Bugünün dünyasında "özgürlük" tahakküm üreten iradenin, dünya görüşünün, hayat tarzının sahip olduğu bir imtiyazdan başka bir şey değildir. İslam toplumları, kendi geleceklerini,  İslami ilkeler doğ­rultusunda belirleme özgürlüğüne sahip değildir. Günümüz dün­yasında yalnızca liberal /seküler / kapitalist olma “özgürlüğü” vardır. Bugün, ancak, standartlaştırılmış tek bir siyasal mo­delden söz edilebiliyor. Demokrasi tek meşruiyet kaynağı ola­rak ve tek seçenek olarak şiddet yoluyla dayatılıyor. Farklı bir siyasal seçenek için, başka bir siyasal seçenek için ha­yat hakkı tanımayan büyük bir diktatörlük karşısında bulunu­yoruz.
 
Her tür ahlaki sorumluluğu, toplumsal sorumluluğu ve bağlılıkları reddeden bireycilikler, ahlaki otoriteye saygı duymayan bireycilikler yeni bir kültür oluşturuyor. Her tür faşizm biçimi, değer ve ahlak sisteminden uzaklaştığında ortaya çıkıyor. Niteliksel bağlılıkların yerine, niceliksel bağlılıklar geçiyor.  İslam toplumlarında bile, temel konular­da, ilkesel / kararlı / onurlu/ bağımsız / değişmez tercihleri olan gerçek ve deruni kişilikler birey birey kayboluyor. Samimiyetin, içtenliğin, derinliğin, bilgeliğin kaybolduğu bireyci kültürlerde, özellikle genç kuşaklar kitlesel-yıkıcı hareketlere katılıyor. İnternet yoluyla özgürleşme, mahremiyet duy­ularından feragat etmek ve hayâsızlığı seçmek seklinde teza­hür ediyor. İslami kesimlerde, haklarında net ahlaki yargılar­da bulunamayacağımız, çift hayatlar yaşayan, çıkarları için, imajı için, kolayca konum / şekil / yön / dil / söylem değiştirebilen, masal-menkıbe-rüya pazarlamacılığı ve alışverişi yapan nevzuhur işbirlikçiler, cemaat liderleriyle karşılaşıyoruz.
 
Çıkaragöre belirlenen duruşlar, çıkara görebelir­lenen karşı çıkışlar çok utanç verici bir sapmayla / ahlaki bir yıkımla karşı karşıya bulunduğumuzu gösterir.
 
Neoliberal enternasyonalizmin egemen olduğu günümüz dünyasında, seküler / kapitalist / bireyci / hazcı / hedonist bir kül­tür, küresel ölçekte dolaşım halindedir.  Bu dünya, ideolojik egoizmlerle, modernlik şovenizmi ile, klişeler tarafından işgal edilen zihinlerle sürdürülüyor. Neoliberalizmin enternasyonalist dünyasında Müslümanlar küresel iktidar / küresel akıl tarafından "ötekileştirilmişler", "yabancılaştırılmışlardır." Müslümanların politik özne olarak var olma hakkı yoktur. Müslümanların politik alanla ilgilenmeyen, kamusal sorumluluklar almayan,  İslam'ı, ruhani ilhamlar için bir kaynak olarak algılayan bireyler olması isteniyor. Bunedenledir ki; modern zamanlar boyunca Müslümanlar modern dünya sistemine ve bu sistemin baskılarına katlanarak, maruz kalarak varolmak yolunu seçtiler, eylemde bulunarak varolma yolunu değil.
 
İçerisinde yaşadığımız zihinsel / entelektüel / kültürel iflas sebebiyle bizler, Müslümanlar olarak bugün de, koşullara, statükolara, kurulu düzenlere katlanarak, eylemsizliği seçiyor ve İslami özgürlüklerimizden vazgeçiyoruz, vazgeçebiliyoruz. İs­lami kimliğimizi, tahayyüllerimizi bütün boyutlarıyla kamusal alanda temsil edemiyoruz.  İçsel ve ilkel nedenlerle maruz kaldığımız etnik ve mezhepçi bencillikler, cemaat bencillikleri sebe­biyle utanç verici bir dar görüşlülüğün yıkıcı etkileri ile karşı karşıyayız. Günlük hayatın içerisinde artık kapitalist kültürle uyumlu davranışlar sergileyebiliyoruz. Müslümanlar, ilahi sınır­ları aşan, keyfi yorumlar üreterek siyonizmle flört edebiliyor. Hiçbir sorgulama içermeyen sadakat biçimleri, özeleştiri yapma­yanbir kültür sebebiyle, emperyal akıl / iktidar tarafından araçsallaştırabiliyoruz.
 
Ahlaki mutlaklığı kaybeden, çıkar mücadelesini mutlaklaştıran her eğilim, her tür ihaneti, her tür sapkınlığı, her tür hayâsızlığı sergileyebilir.
 
Yeni birdüşünsel / felsefi / hikemi / entelektüel mücadele, eylem yoluyla İslami bir meşruiyet bilincini yükseltmek gerekir.
 
Özgürlük, üretmek ve eylemde bulunmakla başlar.

Bu Makale 4637 defa okunmuştur

 

Yazdır

YAZARIN DİĞER YAZILARI

©

23/10/2014 - 15:29 ÇIKAR MÜLAHAZALARI

©

09/06/2014 - 11:06 EYLEMDE BULUNARAK VAR OLMAK

©

05/05/2014 - 12:34 İSLAM’IN EVRENSEL VİZYONU ÜZERİNDE ÇALIŞMAK

©

09/04/2014 - 12:20 YABANCI ZAMANLAR

©

01/02/2014 - 13:55 HEPİMİZE YAZIKLAR OLSUN

©

04/12/2013 - 14:15 TRAVMATİK BİR TARİH

©

04/10/2013 - 14:23 RADİKAL SEÇENEKLER

©

12/08/2013 - 16:22 NEOLİBERAL DİKTATÖRLÜK

©

16/07/2013 - 12:54 MAĞARALARA KAPANMAK

©

19/06/2013 - 16:31 KANIKSANMIŞ BAĞIMLILIKLAR

©

20/05/2013 - 14:38 EZELÎ VE EBEDÎ BİR UFUKTAN BAKMAK

©

19/03/2013 - 14:43 ZİHİNSEL BİR KADAVRA GİBİ YAŞAYAMAYIZ

©

19/02/2013 - 11:31 ZİHİNLERİMİZE VURULMUŞ SÖMÜRGECİ PRANGALARI PARAMPARÇA ETMEDİKÇE HİÇ BİR ŞEY İYİ OLMAYACAK

©

28/01/2013 - 14:14 TARİHSEL TANIKLIKLAR YAPMAK, TARİHSEL SORUMLULUKLAR ALMAK

©

21/11/2012 - 15:15 GÜVENİLEBİLİR UMUTLAR İÇİN, GÜVENİLEBİLİR BİR BİLİNÇ GEREKİR

©

25/09/2012 - 12:01 İSLAMİ ZİHİN KONTROL ALTINDA BULUNUYOR

©

27/08/2012 - 13:08 YENİDEN İNŞA MÜCADELESİ İÇİN

©

23/07/2012 - 11:51 BİR BAŞKALDIRI DİLİ OLUŞTURMAK

©

28/06/2012 - 12:43 BÎR YIKIM ÇAĞINDA VAROLMAK

©

04/06/2012 - 11:52 ZİHİNSEL VESAYETİ AŞMAK

©

25/04/2012 - 15:15 MODERN - SEKÜLER SINIRLARI AŞMAK

©

26/03/2012 - 11:58 YAPISAL ENGELLERİ AŞMAK

©

02/01/2012 - 12:27 ROMANTÎK-NOSTALJİK UYKULARDAN UYANMAK

©

28/11/2011 - 13:21 GEÇMİŞİN YASINI TUTMAK, YA DA GEÇMİŞE TAPINMAK

©

03/10/2011 - 12:20 TARİHE TANIKLIK VE ÂLİMLER

©

05/09/2011 - 14:39 NAİF UMUTLAR VE OPORTÜNİST HOŞGÖRÜ ANLAYIŞI

©

03/08/2011 - 11:27 Tehlikeli Savrulmalar

©

04/07/2011 - 13:12 ZORBALIKLAR ÇAĞI

©

03/06/2011 - 12:19 Yüzeyin Altındakileri Görmek Gerek

©

09/05/2011 - 12:10 Bir Karasaban Çağında

©

07/03/2011 - 13:33 Anlamların Gücü

©

14/02/2011 - 12:16 ENGİNLERE AÇILMAK

©

06/01/2011 - 16:06 Küstah ihtiraslar

©

02/12/2010 - 11:14 Ahlaki Bir Öfke

©

14/10/2010 - 19:08 AHLAKİ ALANI TERKETMEMELİYİZ

©

22/06/2010 - 12:28 Nostaljiye Sığınmak

©

18/05/2010 - 12:18 Entelektüel Bağımsızlık İçin

©

16/04/2010 - 11:51 Umudun Kalbi

©

22/03/2010 - 16:47 Yeni Bir Bilincin Yolunu İzlemek

©

18/02/2010 - 12:22 Bağımlı Varoluşlar

©

21/01/2010 - 10:59 Teslimiyetçi Suç Ortaklıkları

©

23/11/2009 - 15:50 Bilincin Çağrısı

©

23/10/2009 - 10:11 Tarihin Sınavından Geçmek

©

24/09/2009 - 11:27 Yıkıcı Gerilimler

©

24/07/2009 - 11:30 İnsanlığın Evrensel Ufku: Müslümanlık

©

25/06/2009 - 10:29 Popülizme Sığınmak

©

01/06/2009 - 15:35 İdeolojik Irkçılıklar Ve Duygusuzluklar

©

28/04/2009 - 16:28 Modernliğin Sapkınlıkları

©

07/04/2009 - 14:34 Va Hayfa, Va Esefa

©

09/03/2009 - 15:18 Duygusal Tepkiler ve Siyasal Sessizlik

©

10/11/2008 - 22:49 Vazgeçmemeyi Öğrenmeliyiz

©

05/09/2008 - 13:33 Anlam ve Amaç Belirsizlikleri
 
 

Site İçi Arama

23 Zilhicce 1447 |  09.06.2026

Bir Ayet

Bismillahirramanirrahim

"Allah size kitapta şunu da bildirmiştir: "Allah'ın âyetlerinin inkâr ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, bunu yapanlar başka bir konuya geçmedikçe onların yanında oturmayın." Böyle yaparsanız siz de onlar gibi olursunuz. Şüphe yok ki Allah münâfıkları da, kâfirleri de cehennemde bir araya getirecektir."

( Nisa Suresi - 140)

Bir Hadis

Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Kim soğan, sarımsak ve pırasa yerse bizim mescidimize yaklaşmasın. Zira melekler de insanların rahatsız olduğu şeylerden rahatsız olurlar.”

(Sahîh-i Müslim)

Bir Dua

“Allah’ım! Bütün işlerimizin sonucunu güzel eyle, dünyada rezil olmaktan ve ahiret
azabından bizi koru.”

(Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 4/181)

Hikmetli Söz

Seven o kimsedir
ki, sevgilisinden ne
kadar düşmanlık
görse yine
dostluğunu artırır.
Sevgilisinden
başına binlerce
sitem taşı gelse,
onlardan ancak
aşk binasını
sağlamlaştırır.


Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com