Öne geçenlerin evveli olan Muhacirler ve Ensar ile onlara güzellikle tabiî olanlar (varya); Allah onlardan râzı olmuştur, onlar da O'ndan râzı olmuşlardır ve onlara, içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır.
İşte azim fazl (büyük kurtuluş) budur.
( Tevbe sûresi - 100)
Bir Hadis
İbnu Ömer (Radiyallahu Anh) anlatıyor: Resulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) bir cemaatte oturduğu zaman, Ashabı için şu duayı okumadan nadiren kalkardı:
"ALLAH'ım! Bize korkundan öyle bir pay ayır ki, bu, sana karşı işlenecek günahlarla bizim aramızda bir engel olsun. İtaatinden öyle bir nasip ver ki, o bizi cennete ulaştırsın. Yakininden öyle bir hisse lütfet ki dünyevi musibetlere tahammül kolaylaşsın.
ALLAH'ım! Sağ olduğumuz müddetçe kulaklarımızdan, gözlerimizden, kuvvetimizden istifade etmemizi nasip et. Aynı şeyi bizden sonra gelecek olan neslimize de nasip et. İntikamımızı, bize zulmedenlerden almışlardan kıl (mazlumlardan değil). Bize tecavüz edenlere karşı bizi muzaffer kıl. Bize, dini musibet verme. Dünyayı, ne asıl gayemiz kıl, ne de ilmimizin son hedefi. Bize merhametli olmayanı bize musallat etme."
(Tirmizi, Da'avât 73)
Bir Dua
“Allah’ım! Fakirlikten, yokluktan ve zilletten sana sığınırım. Haksızlık etmekten ve
haksızlığa uğramaktan da sana sığınırım.”
(Ebû Dâvûd, Vitr, 32)
Hikmetli Söz
Bir kimse bütün
ilimleri kendinde
toplasa, Allah Teâlâ’nın
rızasına uygun hareket
etmedikçe kurtulamaz.