Sabredenler ve salih amellerde bulunanlar başka. İşte, bağışlanma ve büyük ecir bunlarındır.
( Hûd sûresi - 11)
Bir Hadis
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre;
Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Bir kimsenin câmide cemaatle kıldığı namaz, işyerinde ve evinde kıldığı namazdan yirmi küsur derece daha sevaptır. Şöyleki bir kişi güzelce abdest alır, sonra başka hiçbir maksatla değil, sadece namaz kılmak üzere câmiye gelirse, câmiye girinceye kadar attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir ve bir günahı bağışlanır. Câmiye girince de, namaz kılmak için orada durduğu sürece, tıpkı namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır. Biriniz namaz kıldığı yerden ayrılmadığı, kimseye eziyet etmediği ve abdestini bozmadığı müddetçe melekler:
Allahım! Ona merhamet et!
Allahım! Onu bağışla!
Allahım! Onun tövbesini kabul et! diye ona dua ederler.”
“Allah’ım! Bana kendi sevgini ve senin yanında sevgisi bana fayda verecek kimsenin
sevgisini ver.”
(Tirmizî, Deavât, 73)
Hikmetli Söz
Bir âlime: “Namazda kunutu uzatan mı, secdeyi uzatan mı yoksa bütün namazı uzatan mı daha iyi yapmış olur?” diye soruldu. Âlim şöyle dedi: “Kim ihlas ile yapmışsa, iyi yapan odur!”