"Allah'ın kabulünü vaad buyurduğu tövbe, kötülüğü ancak cahillik sebebiyle işleyip, sonra da çabucak vazgeçerek günahtan dönüş yapacak olanların tövbesidir. İşte Allah'ın, tövbelerini kabul edeceği kimseler bunlardır. Allah alîm ve hakîmdir (herkesin içini dışını hakkıyla bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir). Yoksa makbul tövbe, kötülükleri yapıp edip de sonra kendilerinden birine ölüm gelip çattığında: "İşte ben şimdi tövbe ettim" diyenlerin tövbesi değil. Kâfir olarak ölen kimselerin tövbesi de değil. İşte öylesi kimselere, çok acı veren bir azap hazırladık."
( Nisa Suresi - 17)
Bir Hadis
Enes b. Malik'ten (Radiyallâhu Anh) rivayet edilen bir hadiste Resûlullah (Sallallâhu Aleyhi Vesellem) şöyle buyurdu:
Kim sabah namazını cemaatle kılar, güneş doğana kadar Allah'ı zikreder ve sonra (kerahatten sonra) iki rekat namaz kılarsa, o kimseye hac ve umre sevabı vardır.
Enes; Peygamber'in (Sallallâhu Aleyhi Vesellem) üç kere, "tam hac ve umre vardır" dediğini söyledi. [1]
(Tirmizi 586)
Bir Dua
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allah’ım! Hatalarımı, bilerek, cahillikle ve dalgınlıkla yaptığım kusurlarımı bağışla. Bunların hepsi bende mevcuttur.”
(Buhârî, Deavât, 60)
Hikmetli Söz
İbrahim, kucağına fırlatıldığı ateş denizini gül bahçesine çevirmiş. Düşüncenin vazifesi bütün ateşten denizleri gül bahçesine çevirmek, gerekirse yanarak çevirmek.