Bununla birlikte, onların ikisi (annen ve baban) hakkında bir bilgin olmayan şeyi bana şirk koşman için, sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda onlara itaat etme ve dünya (hayatın) da onlara iyilikle (ma'ruf üzere) sahiplen (onlarla geçin) ve bana 'gönülden-katıksız olarak yönelenin' yoluna tabi ol. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır, böylece ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim.
( Lokman sûresi - 15)
Bir Hadis
Ebû Hüreyre (r.a.) naklediyor;
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:
Kâmet getirildiği zaman namaza koşarak değil, ağırbaşlı bir şekilde yürüyerek geliniz. Yetişebildiğiniz kadarını imamla birlikte kılınız; yetişemediğiniz rekâtları da kendiniz tamamlayınız.
Müslim’in rivayetinde şöyle bir ilâve vardır:
Herhangi biriniz namaz kılmaya karar verdiği zaman artık namazda sayılır.
“Allah’ım! Hidayet ettiğin kimselerle birlikte bana da hidayet et, afiyet verdiğin kimselerle birlikte bana da afiyet ver, yüz çevirdiğin kimselerden benim de yüz çevirmemi nasip eyle.”
(İbn Hibbân, Ed’ıye, No: 945)
Hikmetli Söz
Dostunun hatasına dayanamayan ölüm hastalığında yalnız kalır.