Ve onlar, Süleyman'ın mülkü (nübüvveti) hakkında şeytanların anlattıklarına uydular. Süleyman inkâr etmedi; ancak şeytanlar inkâr etti. Onlar, insanlara sihri ve Babil'deki iki meleğe Harut'a ve Marut'a indirileni öğretiyorlardı. Oysa o ikisi: "Biz, yalnızca bir fitneyiz, sakın inkâr etme" demedikçe hiç kimseye (bir şey) öğretmezlerdi. Fakat onlardan erkekle karısının arasını açan şeyi öğreniyorlardı. Oysa onunla Allah'ın izni olmadıkça hiç kimseye zarar veremezlerdi. Buna rağmen kendilerine zarar verecek ve yarar sağlamayacak şeyi öğreniyorlardı. Andolsun onlar, bunu satın alanın, ahiretten hiç bir payı olmadığını bildiler; kendi nefislerini karşılığında sattıkları şey ne kötü; bir bilselerdi.
( Bakara sûresi - 102)
Bir Hadis
"Ebû Hureyre'den (Radıyallâhu Anh) gelen bir rivayete göre Allah Resûlü (Sallallâhu Aleyhi Vesellem) şöyle buyurdu:
Her kim günde yüz defa:
( سُبْحَانَ اللهِ وَبِحَمْدِهِ )
(Sübhânallâhi ve bihamdihi)
(Allah'a hamdederek O'nu tüm noksanlıklardan tenzih ederim.)
derse, deniz köpüğü kadar da olsa günahları ondan silinir.
(1] Buhârî, Müslim, Ahmed b. Hanbel, Tirmizî ve İbni Mâce rivayet etmişlerdir
Bir Dua
Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki:
“Allah’ım! Nefsime takvasını ver ve nefsimi (her türlü kötü şeylerden) temizle, sen temizleyenlerin en hayırlısısın. Sen nefsimin dostu ve Mevla’sısın.”
(Müslim, Duâ, 73)
Hikmetli Söz
Kibir ve gurur ile tahsil olunan ilimde felâh yoktur.