"İman edip de hicret etmeyerek kendi öz nefislerine zulmeder vaziyette olanların canlarını alırken melekler onlara diyorlardı ki: "Ne işte idiniz?" Onlar da: "Biz bu ülkede, dinin emirlerini uygulayamayan, baskı altında yaşayan kimselerdik" deyince, melekler bu sefer şöyle dediler: "Peki Allah'ın dünyası geniş değil miydi? Siz de orada hicret etseydiniz ya?" İşte onların durağı cehennemdir. Ne fena bir dönüş yeridir orası! Ancak, her türlü imkândan mahrum ve hicret için yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadırlar. Çünkü bunları Allah'ın affedeceği umulur. Allah gerçekten afüv ve gafurdur (affı ve mağfireti boldur)."
( Nisa Suresi - 97)
Bir Hadis
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre
Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Allah Teâlâ şöyle buyurdu” demiştir:
“Ey âdemoğlu! (Allah için) infak et ki, sana da infak olunsun!”
“Allah’ım! Yaptığım işlerin kötülüğünden de henüz yapmadığım işlerin kötülüğünden de sana sığınırım!”
(Müslim, Zikir, 65)
Hikmetli Söz
Çok söz, kişiyi unutkan yapar.
Üzerine hakikaten konduğu bir terazinin ağır gelmesi haktır. Yine üzerine batılın konduğu bir terazinin de hafif gelmesi haktır.
Allah ile mahlukatından hiçbiri arasında bir nesep bağı yoktur. Allah’a yakınlık ancak O’na itaat ve emirlerine tabi olmakla mümkündür.
Allah, kulunun amelsiz sözünden razı olmaz.
Dostuna dost ol ve bütün arkadaşlarına eşit davran, hepsininde haklarına riayet et!
İnsanlara iyilik etmek, kişiyi afetlerden ve belalardan muhafaza eder.
Mal cimrilerde, silah korkaklarda, yetki zayıflarda olursa işler bozulur.
Ne söylediğini, ne zaman söylediğini iyi düşün!
Hiçbir bela yoktur ki, ondan daha kötüsü olmasın.
Hakk’ı tanıyan ariflerin kölesi ol!
Zülüm, ahde vefa vefasızlık ve hile kimden bulunursa zararlarını yine kendilerine dokunur.