Andolsun, onlardan öncekileri sınadık; Allah, gerçekten doğruları da bilmekte ve gerçekten yalancıları da bilmektedir.
( Ankebut sûresi - 3)
Bir Hadis
Ukbe b. Âmir (r.a.)’tan rivayete göre dedi ki: Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurdu:
“Bu gece indirilen ve benzerleri görülmemiş birkaç ayet var biliyor musun?” (Bunlar): «Kul eûzü bi-Rabbi’l-felak» ile «Kul eûzü bi-Rabbi’n-nâs» (surelerinin) ayetleridir.”
Hadisi Müslim ve Ebu Davud rivayet etmiştir. Ebu Davud’un lafzı şöyledir:
Ben Rasûlullah (s.a.) ile birlikte Cuhfe ve Ebvâ arasında yürümekte iken bir rüzgar ve aşırı bir karanlık etrafımızı kapladı. Rasûlullah (s.a.) «Kul eûzü bi-Rabbi’l-felak» ile «Kul eûzü bi-Rabbi’n-nâs» surelerini okuyarak Allah’a sığınmaya başladı ve bu arada şöyle diyordu: “Ey Ukbe, sen de bu iki sureyi okuyarak Allah’a sığın. Allah’a sığınan hiçbir kimse bunlar gibisiyle ona sığınabilmiş değildir.”
[Müslim, I, 558; Ebu Davud, II, 73]
Bir Dua
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Rabbim! Tövbemi kabul et, günahımı temizle, duamı kabul buyur, delilimi sabit kıl, dilimi doğru yap, kalbime hidayet ver, göğsümün kin ve hasedini çıkar.”
(Tirmizî, Deavât, 114)
Hikmetli Söz
Bilirken susmakta, bilmezken söylemekte olduğu gibi hayır yoktur.