Allah'a ortak koşanlar, dediler ki: "Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O'ndan başka hiçbir şeye tapmazdık, O'nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir.
( Nahl Suresi - 35)
Bir Hadis
Ebû Üseyd Mâlik İbni Rebîa es-Sâidî (ra) şöyle dedi:
Bir gün biz;
Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in huzurunda otururken Selemeoğulları kabilesinden bir adam çıkageldi ve:
- Yâ Resûlallah! Anamla babam öldükten sonra onlara yapabileceğim bir iyilik var mı? diye sordu.
Resûl-i Ekrem şöyle buyurdu:
– “Evet, onlara dua eder günahlarının bağışlanmasını dilersin; vasiyetlerini yerine getirirsin; akrabasını koruyup gözetirsin; dostlarına da ikramda bulunursun.”
Ebû Dâvûd, Edeb 120
Bir Dua
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allah’ım! Bütün işlerimizin sonucunu güzel eyle, dünyada rezil olmaktan ve ahiret azabından bizi koru.”
(Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 4/181)
Hikmetli Söz
Mü’min, neşesi
yüzünde ve üzüntüsü
kalbinde, göğsü en
geniş, nefsi en hakir
olandır. Büyüklenmeyi
hoş karşılamaz;
şöhretten nefret
eder. Üzüntüsü
uzun, endişesi uzak,
suskunluğu çok, vakti
doludur. Çok şükreden,
çok sabredendir.