"Yedi gök, arz ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tesbih ederler. O’nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur, ama siz onların tesbihlerini anlamazsınız"
( İsrâ sûresi - 44)
Bir Hadis
Ebû Vâil anlatıyor: Hz. Üsâme (radıyallâhuanh)'yi işittim diyordu ki:
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
Kıyamet günü bir adam getirilip ateşe atılır.
Karnındaki bağırsakları dışarı çıkar.
Onları, eşeğin değirmen taşını döndürdüğü gibi döndürür.
Derken, cehennem ahâlisi etrafında toplanır ve:
"Ey falan kişi, sen dünyada iken (bize) Allah’ın emirlerini tavsiye eden, Allah’ın yasaklarından da sakındıran değil miydin?" derler.
O: "Evet, Allah’ın emirlerini tavsiye eder, ama kendim yapmazdım, Allah’ın yasaklarından da sakındırır, ama kendim yapardım"
diye cevap verir."
“Allah’ım! Senden sana teslim olan bir kalp, doğru sözlü bir dil ve dosdoğru bir ahlak istiyorum.”
(Hâkim, Deavât, No:1872; bk. İbn Hibbân, Ed’ıye,
Hikmetli Söz
İyi bir dilekle selamlanırsan, daha iyisiyle karşılık ver. Bir el sana ihsanda bulunursa, ona daha fazlasını ver. Bununla birlikte fazilet ilk başlayanındır.