"Onları hidayete erdirmek sana ait değildir. Fakat Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak ne harcarsanız, kendiniz içindir. Zaten siz ancak Allah'ın rızasını kazanmak için harcarsınız. Hayır olarak her ne harcarsanız -hiç hakkınız yenmeden- karşılığı size tastamam ödenir."
( Bakara sûresi - 272)
Bir Hadis
CENNET BAHÇELERİ: MESCİTLER
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), ashabına gönülleri mescitlere bağlı kimseler olmalarını tavsiye etmiş ve Allah’ın adının anıldığı, O’nun tazim edildiği, ilim meclislerinin kurulduğu bu mekânları cennet bahçelerine benzetmiştir. Konuyla ilgili olarak Ebû Hüreyre (r.a.) ile Hz. Peygamber (s.a.s.) arasında şöyle bir diyalog yaşanmıştır: Allah Resûlü (s.a.s.) bir gün, “Cennet bahçelerine uğradığınız zaman oralardan bolca istifade ediniz.” buyurdu. Bunun üzerine Ebû Hüreyre (r.a.), “Yâ Resûlallah, cennet bahçeleri neresidir?” diye sordu. Resûl-i Ekrem (s.a.s.),“Mescitler.”diye cevap verdi. Ebû Hüreyre (r.a.), bu defa kendisine mescitlerden bolca istifade etmenin ne anlama geldiğini sordu. Hz. Peygamber (s.a.s.) de “Sübhânellahi ve’l-hamdülillâhi ve lâ ilahe illâllahü vallahü ekber”sözlerini söylemek suretiyle Allah’ı zikrederek ve O’nu yücelterek mescitlerden istifade edebileceği cevabını verdi.
(Tirmizî, Deavât, 82)
Bir Dua
“Allah’ım! Yaptığım işlerin kötülüğünden de henüz
yapmadığım işlerin kötülüğünden de sana sığınırım!”