Gerçek şu ki, biz Tevratı, içinde bir hidayet ve nur olarak indirdik. Teslim olmuş peygamberler, yahudilere onunla hükmederlerdi. Rabbaniyun (Bilgin-yöneticiler) ve Ahbar (yüksek bilginler) de, Allah'ın kitabını korumakla görevli kılındıklarından ve onun üzerine şahidler olduklarından (onunla hükmederlerdi.) Öyleyse insanlardan korkmayın, benden korkun ve ayetlerimi az bir değere karşılık satmayın. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, kafir olanlardır.
( Maide Suresi - 44)
Bir Hadis
Ebû Üseyd (radıyallâhu anh) anlatıyor:
Hz. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), mescidden çıkıyordu.
Yolda kadınlarla erkeklerin karışmış vaziyette olduklarını görünce, kadınlara:
"Sizler geride kalın. Yolun ortasından gitmeyin, kenarlarından gidin!" diye ferman buyurdu. Bundan sonra, kadınlar nerdeyse duvara değecek şekilde kenardan yürürdü. Bazen bu değmeler sebebiyle, elbisenin duvara takıldığı olurdu."
Ebû Dâvud, Edeb 180
Bir Dua
“Allah’ım! Gazabından rızana, cezandan affına sığınırım. Senden sana sığınırım. sana tüm övgüleri saysam yine de bitiremem. Sen kendini nasıl övdüysen öylesin.”
(Müslim, Salât, 222)
Hikmetli Söz
Allahım, ilmimi artır ve bana hidâyet verdikten sonra kalbimi kaydırma; katından bana rahmet lütfet; şüphesiz ki Sen, çok lütuf kârsın.