Allah'tan başka kendilerine yarar ve zarar sağlayamayacak olan şeylere kulluk ediyorlar. Ve kâfir olanlar, Rabbine karşı olana, arka çıkıp yardım edendir.
( Furkân sûresi - 55)
Bir Hadis
Resûlullah (s.a.s.) mescide girmişti. Derken bir şahıs geldi, namaz kıldı ve Resûlullah (s.a.s.)’e selam verdi.
Peygamberimiz (s.a.s.) de onun selamını aldı ve şöyle dedi:
“Dön ve yeniden namaz kıl; çünkü sen namaz kılmış olmadın!”
O da dönüp evvelce kıldığı gibi namaz kıldı. Resûlullah (s.a.s.)’e gelip yine selam verdi. Efendimiz (s.a.s.) de selamını alıp yine:
“Dön ve yeni baştan kıl; çünkü sen namaz kılmış olmadın!” buyurdu. Allah Resûlü (s.a.s.) üçüncüsünde de namazı tekrar kılmasını isteyince o şahıs:
“Seni hak üzere gönderen Allah’a yemin ederim ki, bu kıldığımdan başka daha iyi nasıl kılacağımı bilmiyorum. Bana doğrusunu öğretir misin ey Allah’ın Resûlü?” dedi. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
Namaza durduğun vakit başlangıç tekbirini al,
Kur’ân’dan sana kolay geleni (sûre ya da ayetleri) oku,
Sonra rükûu dosdoğru yap,
Daha sonra rükûdan doğrul (bedenin tamamen doğruluncaya kadar ayakta dur),
Sonra secdeye git, secdeyi dosdoğru yap (tam bir secde hâlinde ol),
Secdeden başını kaldırınca (hemen secdeye gitme) dosdoğru otur,
Ardından tekrar secde yap (tam bir secde hâlinde ol),
Sonrasında ayağa kalk ve dimdik dur,
NAMAZIN BÜTÜN REKÂTLARINDA AYNEN BÖYLE YAPMAYA DEVAM ET!
"Rabbim, zindan, bunların beni kendisine çağırdıkları şeyden bana daha sevimlidir. Kurdukları düzeni benden uzaklaştırmazsan, onlara (korkarım) eğilim gösterir, (böylece) cahillerden olurum."
Hz. Yusuf'un duası (Yusuf Suresi 33)
Hikmetli Söz
PABUCU DAMA ATILMAK
Bugün, bir atalar sözü olarak dilimize yerleşmiş olan "pabucu dama atılmak" deyimi, Âhilik'ten kalma bir güzellik...
Âhilik geleneğinin devamı olan Osmanlı esnaf teşkilâtı, son derece sağlıklı işleyen bir kuruluştu. Bu sistemde, her esnaf birliğinin bir kethüdası bulunur, bu kethüda, o meslek dalının inceliklerini, kanunlarını, yönetim biçimini iyi bilir, esnafın çalışma düzenini ve dürüstlüğünü denetlerdi.
Esnaf ile kethüda arasında, yiğitbaşı denilen bir kişi bulunur, sanatında hile yapanlar olursa, yiğitbaşı tarafından tesbit edilerek kethüdaya bildirilir ve gerekli cezai işlem başlatılırdı. Yani bugünün TSE kontrolörlüğünün benzeri bir yapılaşma.
Herkesin meslek ahlâkına özen göstererek çalıştığı o dönemde, yanlışlık yapanlar da olurmuş. Yapılan bir çarık, çabuk sökülen yahut delinen ayakkabı sebebiyle şikâyet olursa, kethüda çarıkçılar yiğitbaşını çağırıp tahkikat yaptırır ve eğer bir îmâlât hîlesi söz konusu ise ilgili usta çağırılır, esnafın ileri gelenleri, yiğitbaşı ve diğer meslek temsilcileri huzurunda kethüda tarafından tekdir edilir. Aldığı ücretin müşteriye geri verilmesi sağlanır ve dava konusu olan ayakkabı da kullanılmamak için dama atılırdı.
Bir esnafın yaptığı ayakkabının dama atılması, o usta için büyük ayıp olup meslekteki şeref ve îtibârını sıfırlar ve müşterisinin azalmasına yol açardı. Bu uygulama, bütün esnaf teşkilatı için bir genelleme niteliğinde olup birisi hakkında "pabucu dama atıldı" denilmesi, artık o meslekten ekmek yemesinin zor olduğuna işaret sayılıp esnafın titiz çalışması temin edilmiş olurdu.