Ve onlar, Süleyman'ın mülkü (nübüvveti) hakkında şeytanların anlattıklarına uydular. Süleyman inkâr etmedi; ancak şeytanlar inkâr etti. Onlar, insanlara sihri ve Babil'deki iki meleğe Harut'a ve Marut'a indirileni öğretiyorlardı. Oysa o ikisi: "Biz, yalnızca bir fitneyiz, sakın inkâr etme" demedikçe hiç kimseye (bir şey) öğretmezlerdi. Fakat onlardan erkekle karısının arasını açan şeyi öğreniyorlardı. Oysa onunla Allah'ın izni olmadıkça hiç kimseye zarar veremezlerdi. Buna rağmen kendilerine zarar verecek ve yarar sağlamayacak şeyi öğreniyorlardı. Andolsun onlar, bunu satın alanın, ahiretten hiç bir payı olmadığını bildiler; kendi nefislerini karşılığında sattıkları şey ne kötü; bir bilselerdi.
( Bakara sûresi - 102)
Bir Hadis
Ebu Hureyre Radiyallahu Anh anlatıyor: Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vessellem) şöyle buyurdular:
"Her şeyin bir şerefesi vardır. Kur'an-ı Kerim'in şerefesi de Bakara Suresi'dir. Bu surede bir ayet vardır ki, Kur'an ayetlerinin efendisidir: Ayetü'l- Kürsî".
(Tirmizi, Sevâbu'l-Kur'an 2)
Bir Dua
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allah’ım, beni bağışla, bana merhamet eyle, beni dosdoğru yola ilet, bana sıhhat ver ve beni rızıklandır!”
(Müslim, Zikir, 35)
Hikmetli Söz
Eğer bir gün “keşke” demek istemiyorsanız üç şeyi doğru seçin: Eşinizi, işinizi, arkadaşınızı