Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları hâlde, ağızlarıyla "İnandık" diyenler (münafıklar) ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar (Yahudiler) yalan uydurmak için (seni) dinlerler(1), sana gelmeyen bir topluluk hesabına dinlerler. Kelimelerin (ifade içindeki) yerlerini bildikten sonra yerlerini değiştirir ve şöyle derler: "Eğer size şu hüküm verilirse, onu tutun. O verilmezse sakının." Allah, kimin azaba uğramasını istemişse artık sen onun için asla Allah'a karşı hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah'ın kalplerini temizlemeyi istemediği kimselerdir.(2) Onlara dünyada bir rüsvaylık, ahirette ise yine onlara büyük bir azap vardır.
( Maide Suresi - 41)
Bir Hadis
Cündeb (r.a.) anlatıyor:
Resulullah (s.a.v.) buyurdular ki:
"Bir adam: "Vallahi Allah falancayı mağfiret etmiyecek!" diye kesip attı. Allah Teâlâ Hazretleri de: "Falancaya mağfiret etmiyeceğim hususunda yemin eden de kim?
Ben ona mağfiret ettim, senin amelini de iptal ettim!" buyurdu."
Müslim, Birr 137, (2621)
Bir Dua
“Allah’ım! Mal, aile, çocuk olarak insanlara verdiklerinin hayırlısını dilerim, sapıtan
ve saptıranları değil.”
(Tirmizî, Deavât, 124)
Hikmetli Söz
Sıkıntıya karşı sabır etmek, bolluk anında afiyetten daha efdaldir.