Bu (Kur'ân), bir zikirdir (hatırlatma ve nasihattır). Ve şüphesiz ki muttakiler için, elbette güzel bir gelecek vardır.
( Sâd sûresi - 49)
Bir Hadis
İbnu Ömer (Radiyallahu Anh) anlatıyor: Resulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) bir cemaatte oturduğu zaman, Ashabı için şu duayı okumadan nadiren kalkardı:
"ALLAH'ım! Bize korkundan öyle bir pay ayır ki, bu, sana karşı işlenecek günahlarla bizim aramızda bir engel olsun. İtaatinden öyle bir nasip ver ki, o bizi cennete ulaştırsın. Yakininden öyle bir hisse lütfet ki dünyevi musibetlere tahammül kolaylaşsın.
ALLAH'ım! Sağ olduğumuz müddetçe kulaklarımızdan, gözlerimizden, kuvvetimizden istifade etmemizi nasip et. Aynı şeyi bizden sonra gelecek olan neslimize de nasip et. İntikamımızı, bize zulmedenlerden almışlardan kıl (mazlumlardan değil). Bize tecavüz edenlere karşı bizi muzaffer kıl. Bize, dini musibet verme. Dünyayı, ne asıl gayemiz kıl, ne de ilmimizin son hedefi. Bize merhametli olmayanı bize musallat etme."
(Tirmizi, Da'avât 73)
Bir Dua
“(Allah’ım!) Zenginlikle imtihan edilmenin kötülüğünden sana sığınırım. Fakirlikle imtihan edilmenin kötülüğünden de sana sığınırım.”
(Buhârî, Deavât, 39)
Hikmetli Söz
Alan Sensin, veren Sensin, kılan Sen. Ne verdinse odur dahi nemiz var. Hakikat üzre anlayıp bilen Sen. Ne verdinse odur dahi nemiz var.