Andolsun, Mûsâ'yı da, "Kavmini zulumattan (karanlıklardan) nura (aydınlığa) çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat" diye âyetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
( İbrâhim sûresi - 5)
Bir Hadis
Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle rivayet etmiştir:
Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bir adam geldi ve şöyle dedi:
- Ey Allah’ın elçisi! Hangi sadakanın sevabı daha büyüktür?
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de şöyle buyurdu:
- “Güçlü-kuvvetliyken, sıhhatin yerindeyken, cimriliğin üzerinde, fakir düşmekten endişe etmekteyken, daha büyük zengin olmayı düşlerken verdiğin sadakanın sevabı daha büyüktür. (Bu işi) can boğaza gelip de 'falana şu kadar', 'filana bu kadar' demeye bırakma. Zaten o mal vârislerden şunun veya bunun olmuştur.”
Buhârî, Zekât 11, Vasâyâ 17; Müslim, Zekât 92
Bir Dua
"Rabbim, gerçekten, ben kendi nefsime zulmettim, artık beni bağışla."
Hz. Musa'nın Duası (Kasas Suresi 16)
Hikmetli Söz
Nasıl kibirleniyorsunuz?
Hz. Ebû Bekir (r.a) şöyle diyor:
"Sakın kibirlenmeyin! Zira topraktan yaratılıp tekrar toprağa dönecek olan ve böceklerin yiyeceği kimsenin kibirlenmesi hatadır."