Onlar ise ancak, Kur'an'ın bildirdiği sonucu (te'vilini) bekliyorlar. Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün, önceden onu unutmuş olanlar derler ki: "Gerçekten Rabbimizin peygamberleri hakkı getirmişler. Şimdi bizim için şefaatçılar var mı ki bize şefaat etseler veya (dünyaya) döndürülsek de yaptıklarımızdan başkasını yapsak?" Gerçekten onlar kendilerine yazık etmişlerdir. (İlâh diye) uydurdukları (putlar) da onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp kaybolmuşlardır.
( Araf Sûresi - 53)
Bir Hadis
Ebu Hureyre (ra)’tan rivayetle
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
“Kişinin cemaatle kıldığı namaz evinde ya da çarşıda, pazarda (tek başına) kılacağı namaza yirmi beş derece katlandırılır. Şöyle ki; güzelce abdest aldıktan sonra -ancak namaz için çıkmak niyetiyle- mescide gitmek üzere çıkarsa, attığı her bir adım dolayısıyla mutlaka onun bir derecesi yükseltilir. O adım sebebiyle de bir günahı silinir. Namaz kıldığı takdirde, o da namaz kıldığı yerde kaldığı sürece melekler ona: Allahümme salli aleyhi, Allahümmerhamhu (Allahım ona rahmet buyur, Allahım ona rahmet ihsan et) diye dua ederler. Sizden herhangi bir kimse namazı beklediği sürece namazda devam ediyor demektir.”
Buhârî, II, 131; Müslim, I, 459
Buhârî, II, 131; Müslim, I, 459
Bir Dua
“Allah’ım! Kıyamet gününde cennet, korku gününde güven istiyorum. Allah’ım! Verdiğin ve vermediğin şeylerin şerrinden sana sığınıyorum.”
(Hâkim, Deavât, No:1868)
Hikmetli Söz
Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası, Dostunun yüz karası düşmanının maskarası.