"O, kullarının üstünde mutlak hâkimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir. (*) Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler."
( En'âm Suresi - 61)
Bir Hadis
Ebu Hureyre (r.a.)’tan rivayet edilmiştir:
“(Mekke’den Medine’ye) hicret eden (Müslüman)ların fakirleri, Resulullah (s.a.v.)’e gelip: ‘Varlıklı müslümanlar cennetin en yüksek derecelerini ve ebedî nimetleri alıp götürdüler. Bizim kıldığımız namazları onlar da kılıyorlar. Tuttuğumuz oruçları onlar da tutuyorlar. Fazla malları olduğu için hac ediyorlar, umre yapıyorlar, cihad ediyorlar ve sadaka veriyorlar, fakat biz veremiyoruz’ dediler.
Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.): ‘Sizden önde gidenlere yetişebileceğiniz, sizden sonra gelenleri geçebileceğiniz, sizin yaptığınız gibi yapanlar dışında hiç kimsenin sizden daha üstün olamayacağı bir şeyi size bildireyim mi?’ buyurdu. Sahabiler: ‘Evet (bildir) Ey Allah’ın Resulü!’ dediler. Resullullah (s.a.v.): ‘Her (farz) namazın ardından otuz üç defa Allah’ı tesbih, tahmid ve tekbir getirirsiniz’ buyurdu.
Bu hadisi Ebu Hureyre’den rivayet eden Ebu Sâlih der ki: Resulullah (s.a.v.)’e, bu zikirlerin nasıl okunacağı sorulunca Peygamber (s.a.v.): ‘Her birinden otuz üçer defa olmak üzere «Subhânallah», «el-Hamdülillah», «Allâhu Ekber» dersiniz’ diye cevap verdi.”