İnsana bir darlık (sıkıntı) dokunduğu zaman, yan yatarken, otururken ya da ayaktayken bize duâ eder.
Darlığını (sıkıntısını) üstünden kaldırdığımız zamansa, sanki kendisine dokunan sıkıntıdan dolayı bize hiç duâ etmemiş gibi (eskiye) döner.
İşte, israf edenlerin (aşırıların) yapmakta oldukları (ameller) böyle süslenmiştir.
( Yunus Suresi - 12)
Bir Hadis
Ubâde İbnu's-Sâmit (ra) anlatıyor:
Resûlullah (sav) buyurdular ki:
"Yeryüzünde, mâsiyet (isyan etmek) veya sıla-i rahmi koparıcı olmamak kaydıyla Allah'tan bir talepte bulunan bir Müslüman yoktur ki Allah ona dilediğini vermek veya ondan onun mislince bir günahı affetmek suretiyle ona icabet etmemiş olsun."
Tirmizî, Da'avât 126, (3568)
Bir Dua
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allah’ım! Faydasız ilimden, huşû duymayan kalpten, doymayan nefisten ve kabul edilmeyen duadan sana sığınırım.”
(Nesâî, İstiâze, 64)
Hikmetli Söz
Aldığımız nefesi bile
geri veriyorsak, hiçbir
şey bizim değildir.
Sabrın sonu selamet,
Sabır hayra alamet.
Bela sana kahretsin;
Sen belaya selam et.