Azab size gelip çatmadan evvel, Rabbinize yönelip-dönün ve O'na teslim olun. Sonra size yardım edilmez.
( Zumer suresi - 54)
Bir Hadis
Ebû Üseyd Mâlik İbni Rebîa es-Sâidî (ra) şöyle dedi:
Bir gün biz;
Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in huzurunda otururken Selemeoğulları kabilesinden bir adam çıkageldi ve:
- Yâ Resûlallah! Anamla babam öldükten sonra onlara yapabileceğim bir iyilik var mı? diye sordu.
Resûl-i Ekrem şöyle buyurdu:
– “Evet, onlara dua eder günahlarının bağışlanmasını dilersin; vasiyetlerini yerine getirirsin; akrabasını koruyup gözetirsin; dostlarına da ikramda bulunursun.”
Ebû Dâvûd, Edeb 120
Bir Dua
Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:
“Allah’ım! Lütfun, rahmetin, bereketin ve rızkından bana aç, bolca ihsan eyle.”
(Hâkim, Deavât, No:1868)
Hikmetli Söz
Mü’min, neşesi
yüzünde ve üzüntüsü
kalbinde, göğsü en
geniş, nefsi en hakir
olandır. Büyüklenmeyi
hoş karşılamaz;
şöhretten nefret
eder. Üzüntüsü
uzun, endişesi uzak,
suskunluğu çok, vakti
doludur. Çok şükreden,
çok sabredendir.