Arş'ı yüklenmekte olanlar ve çevresinde bulunanlar, Rablerini hamd ile tesbih etmekte, O'na iman etmekte ve iman edenlere mağfiret dilemektedirler: "Rabbimiz, rahmet ve ilim bakımından her şeyi kuşatıp-sardın, tevbe edenler ve senin yoluna tabi olanlara mağfiret et ve onları cehennem azabından koru."
( Mü’min sûresi - 7)
Bir Hadis
Übey İbni Kâ’b (r.a) şöyle dedi:
Gecenin üçte biri geçince, Hz. Peygamber (s.a.v.) uyanıp kalktı ve şöyle buyurdu:
İnsanlar! Allah’ı zikredin! Yeri yerinden oynatan birinci sûr üflenecek. Arkasından ikincisi gelecek. Ölüm bütün şiddetiyle gelip çatacak. Ölüm bütün şiddetiyle gelip çatacak.
Übey diyor ki, Hz. Peygamber’e:
- Yâ Resûlallah! Ben sana çok salavât-i şerîfe getiriyorum. Acaba bunu ne kadar yapmam gerekir? diye sordum.
- Dilediğin kadar, buyurdu.
- Dualarımın dörtte birini salavât-i şerîfeye ayırsam uygun olur mu? diye sordum.
- Dilediğin kadarını ayır. Ama daha fazla zaman ayırırsan senin için iyi olur, buyurdu.
- Dilediğin kadar yap. Ama daha fazla zaman ayırırsan senin için hayırlı olur, buyurdu.
Ben yine:
- Şu halde üçte ikisi yeter mi? diye sordum.
- İstediğin kadar. Ama artırırsan senin için hayırlı olur, buyurdu.
- Öyleyse duaya ayırdığım zamanın hepsinde sana salavât-ı şerîfe getirsem nasıl olur? deyince:
- O takdirde Allah bütün sıkıntılarını giderir ve günahlarını bağışlar buyurdu.
Tirmizî, Kıyamet 23
Bir Dua
Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:
“Allah’ım! Ben gerçekten nefsime çok zulmettim, günahları ancak sen bağışlarsın, beni katından bir mağfiret ile bağışla, bana merhamet et, şüphesiz sen çok bağışlayansın, çok merhametli olansın.”
(Tirmizî, Deavât, 98)
Hikmetli Söz
Ne beslersin bu teni;
kabirde kuş, kurt yer
gider.