Dedi ki: "Rabbim, bilgim olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Ve eğer beni bağışlamaz ve beni esirgemezsen, hüsrana uğrayanlardan olurum."
( Hûd sûresi - 47)
Bir Hadis
Fadâle b. Ubeyd (r.a.)’tan rivayet edilmiştir:
Resululah (s.a.), bir adamın; namazdan sonra Allah’a hamd etmeden, Peygamber aleyhisselâm’a salât ve selâm getirmeden dua ettiğini işitti. Bunun üzerine Resulullah (s.a.): “«Bu adam acele etti» buyurdu. Sonra o adamı yanına çağırdı. Ona veya bir başkasına: «Sizden birisi, dua edeceği zaman ilk önce Allah’a hamdü senâ etsin, sonra Peygamber (s.a.)’e salât ve selâm getirdin. Daha sonra da dilediği şekilde dua etsin.» buyurdu.”
“Allah’ım! Bizi bağışla, bize merhamet eyle, (ibadetlerimizi, hayır ve hasenatlarımızı, dualarımızı) kabul eyle, bizi cennete koy, bizi cehennemden azat eyle.”
(İbn Ebu Şeybe, Duâ, 135)
Hikmetli Söz
Allahım, Senden, muzır bir şeye ve saptırıcı bir fitneye uğramaksızın, kazaya rızâ, ölümden sonra rahat bir hayat, cemâline bakma lezzeti ve Sana kavuşma şevki istiyorum ve zulmetmekten ya da zulme uğramaktan, düşmanlık etmekten veya düşmanlığa maruz kalmaktan, hata işlemekten veya, bağışlanmayacak bir günaha girmekten Sana sığınırım.