"Andolsun ki Allah birçok savaş alanında ve Huneyn Gazvesi’nde size yardım etmişti. Hani o gün çokluğunuz sizi böbürlendirmişti; fakat bunun size hiç yararı olmamış, bütün genişliğine rağmen yeryüzü size dar gelmişti. Sonra da bozguna uğrayarak arkanızı dönüp geri çekilmiştiniz. Sonra Allah, Resûlü ile mü’minlere sükûnet ve iç huzuru vermek suretiyle mâneviyatlarını düzeltti ve sizin görmediğiniz askerler indirerek kâfirleri azâba uğrattı. İşte kâfirlerin cezası budur!"
Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Senin kulun ve resulündür. Vaadinin hak, Senin huzuruna çıkmanın da hak olduğuna, Kıyamet saatinin geleceğine bunda hiç şüphe olmadığına ve kabirdekileri dirilteceğine de şehâdet ederim. Beni nefsimle başbaşa bırakırsan, (bu takdirde) beni zaafa, muhtaçlığa, günaha ve hataya itmiş olursun.