Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler  |  Sesli Dersler   |  Kur'an Araştırmaları   |  İlmi YAZILAR   |  Aile Eğitim Yazıları   |  Çocuk Eğitimi Yazıları   |  Yazarlar  |  İletişim

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayatı (s.a.v)

İnsanı Tanımak (Radyo)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Aile Eğitim Seminerleri

Foto Galeri

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Eğitimcilere ÖZEL
Gazze Duası
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 272
Toplam 11725160
En Fazla 16179
Ortalama 2376
Üye Sayısı 1157
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci
 
 
“Hakikat”in Nihai Temsilcisi: 
Hz. Muhammed (s.a.s.) 
Peygamberimizi bir “sosyal model” olarak görüp hak, hukuk ve adaletine dair
uygulamalarını içselleştirebilir ve değerlendirebilirsek, hayatımıza anlam
kazandırırız.
04/10/2013
İslamiyet açısından varoluş sebebimiz ve en yüce gayemiz hakikate ulaşmaktır. Hakikate; Yaratıcımız ve Rabbimizin sıfatları üzerinde düşünmekle, gücümüz yettiğince ona benzemeye çalışmakla yani onun ahlakı ile ahlaklanmakla ulaşabiliriz. 
 
Cibril Hadisi bunun nasıl olacağını anlatır. İman ile teorik temeller, İslam ile bunların hayata aksettirilmesi; ilim ve amel bir araya gelince de ihsan, yani her daim ‘Hak ve Hayır’ın bilgisi ile donanmanın mertebesi örneklendirilir. Sanki Allah’ı görüyormuş veya “O’nun huzurundaymış gibi” davranmak, bedenen halk içinde, kalben hak/hakikat ile beraber olmaktır. 
 
Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e kadar farklı zaman ve mekânlarda, farklı dillerde, bütün nebi ve rasullere hep aynı hakikat (Tevhit/ Nübüvvet/Mead) bilgisi verilmiştir. Bu hak ve hakikatin bilgisinin son mübelliği Hz. Muhammed’dir. Dolayısıyla muhsin/e niteliğini kazanmak için büyük bir ahlak sahibi (Kalem, 68/4.) Peygamberimizi rol/sosyal model olarak görmek gerekir. Özetle “Allah’ın ahlakı ile ahlaklanmak”, Peygamberimizi anlamak, içselleştirmek ve rol model olarak görmekten geçer. Çünkü “Onun üzerinde 
Rabbinin sıfatları öylesine tecelli etmiştir ki, nasıl Kur’an’ın bir harfinden şüphe duyulmuyorsa, onun ahlakının mükemmelliğinden de o denli şüphe duyulmaz.”
 
Hakikatin evrensel ifadesi: Tevhit
 
Tevhit, Allah’ın varlığına, birliğine, O’ndan başka ilah olmadığına, eşi ve benzeri bulunmadığına inanmaktır. Biricik ve nihai ilahî hakikatin Allah olduğuna, Peygamberimizin O’nun son elçisi olduğuna şehadet etmektir. Bu nedenle tevhit bilincine sahip olmak; Hz. Âdem'den Hz. Muhammed’e kadar farklı zaman ve mekânlarda, farklı toplumlara, hayatlarını düzenlemeleri için farklı dillerde belirli kurallar gönderildiğini bilmek ve onaylamak demektir. 
 
Bu onayın gereği olarak tevhidin içeriğinde, bütün bir kültür/medeniyet/tarihin bir cümlede özetlenmesi vardır. Nitekim Allah,Hz. muhammed'e vahyettiği hususların aynısını, Hz. Nuh, İbrahim, Musa ve İsa'ya da indirdiğini belirtmiş; "Din"i dosdoğru tutup, ayrılığa düşmememizi istemiştir. (Şura, 42/13.) Özetten kasıt, temelde bütün peygamberlere aynı teorik/iman ilkelerinin gönderildiğine inanmak ve tanıklık etmektir. Bu, “Hakikat”in “Bir” ve “Evrensel” olmasının somut göstergesidir. Fakat benzerliği vurgulamak, hakikatin bütün tezahürlerinin denk ve eşit olduğu anlamına gelmez. Çünkü Peygamberimiz Hz. Muhammed; hakikatin nihai temsilcisidir. 
 
Hakikatin tezahürleri
 
Risalet tek ve her şeyi kapsayan bir "Hakikat"i vurguluyorsa bu kadar farklı hakikat tezahürlerinin olmasının gerekçesi nedir? Bu noktada “Doğru”, “Gerçek” ve "Hakikat" ilişkisini temellendirmek gerekir. Zira hakikatin birden fazla anlamı/anlatımı, bilme yönü ve uygulama tarzı vardır. Bu, “Hakikat”in, “Din”in, temelde “Bir” ve “Evrensel”; ama uygulamalarının zaman ve mekân farklılıklarına göre nebi ve rasullerle pratiğe aktarılmasının çok olduğunun izahını yapar. Bu bağlamda her peygamberin kendisinden önceki yöntemlerin (şerait) ana kısmını özümseyerek, kendi getirdiği yeni unsurlarla bunları kaynaştırıp yeni bir dil ve yeni bir kimlikle ifade ettiğini hatırlamak gerekmektedir. Bu nedenle aynı özellikleri gösterenler birbirlerini iyi anlar, ama benzerlik, hakikatin bütün tezahürlerinin denk ve eşit olmasını getirmez, demiştik. Zira dünyada önceki peygamberlerin yol ve yöntemleriyle amel edenlerin olduğu bir gerçektir. Bu nedenle “Her gerçek, hakikate ne derecede tekabül eder?” sorusunun cevabını aramak gerekir.
 
Doğru, gerçek ve hakikat ilişkisi
 
Doğruluk; düşünce ve nesnesi arasındaki uyuma denir. Elde edilen bilgi ve verilen kararın, bilgisi edinilen; yani karar verilen nesneye tam bir uygunluğu olmalıdır. Bilen ile bilinen arasındaki bir özdeşleşmedir. Dinî açıdan bunun mümkün olduğunu (vahdet-i vücut) söyleyenler vardır, ama bu “doğru” tanımının felsefi/beşerî ilimlerdeki “Gerçek” kavramı ile ilintisini açıklamak gerekir. Bunu deneysel bilgi ve olgusal doğruluk ile rasyonel bilgi ve akılsal doğruluk arasındaki farkı netleştirmekle yapabiliriz. Akıl, doğrusu zorunlu olan ve karşıtının imkânsız olduğu doğrudur. Dolayısıyla doğruluğu salt akılla ve deneyden bağımsız olarak belirlenir. Olgu doğruları zorunlu olmayanve karşıtı mümkün olan önermelerdir. Bu nedenle hakikatin farklı tezahürleri (Musevilik, İsevilik) vardır, bir gerçekliktir. Kendisini doğru olduğunu iddia eden Katolik, Ortodoks, Protestan mezhepler birer dinî gerçekliktir, hepsi doğrudan (Hristiyanlık) bir parça barındırır ama hakikat ile özdeş değildir. 
 
Medya ve işlevi
 
Bunlara inananların, zihinlerinde tasavvur ettikleri iman örgüsü ile dış dünyada olgusal/gerçeklik olarak sunulanın hakikate özdeşliği ne derecededir? Bunu anlamak için doğru, gerçeklik ve hakikat kavramlarını birbirine karıştırmamak lazımdır. Mesela, dünyada birçok haksızlığın, zulmün olduğu bir gerçektir. Ama zulmetmek doğru değildir. Fakat bunu yapanlar doğruluklarından hiç şüphe duymuyorlar. Kitle iletişim araçları (medya) vasıtasıyla hakikati tahrif edip, doğru tasavvurları ile özdeş gibi sunuyorlar. 
 
Barış ve esenlik anlamını içeren İslamiyet, özellikle 11 Eylül 2001 olayından sonra küresel medya vasıtasıyla terör ve baskı şeklinde zihinlere işlenmiştir. İnsanlara dünyada refah ve huzur, ahirette ise felah/kurtuluş temin edecek ilkeler hakkında korku (İslamofobia) oluşturulmuştur.
 
Örnek insan: Hz. Muhammed 
 
Bu korku sarmalını aşmanın yolu, hakikatin nihai temsilcisi olan Peygamberimizi bir sosyal (rol) model olarak görmekten geçer. Çünkü daha 20 yaşında haksızlık ve mağduriyete uğrayanların haklarını korumak için kurulan ve bugün bir sivil toplum kuruluşu olarak isimlendirebileceğimiz Hilfu’l-fudul (Erdemliler ittifakı) denilen cemiyete üye olmuş bir Peygamberin takipçisiyiz. 
 
Kişinin özlük hakları ve yeteneğini kamusal açıdan iyi değerlendiren Peygamberimiz, gençleri (40 bin kişilik bir orduya 18 yaşındaki Usame b. Zeyd’in komutan tayin edilmesi örneğinde olduğu gibi) önemli görevlere atamıştır.
 
Çocuk hakkı üzerinde titizlikle duran Peygamberimiz özellikle kız çocuklarının korunması, nazik yapılarından dolayı daha dikkatli davranılmasını istemiştir. Yetim ve öksüzlerin haklarına riayet edilmesini müminlerden bizzat istemiş; “Allah’tan korkun 
ve çocuklarınız arasında adaleti gözetin” (Buhari, Hibe, 12-13.) demiştir. 
 
Engelliler toplumda önemli bir kesimi oluşturuyor. Peygamberimiz, bazı yetilerini kaybetmiş kardeşlerimizin diğer yeteneklerinden azami oranda faydalanılmasını ve hayata kazandırılmasını ister. Nitekim gözleri görmeyen İbn Mektum’daki yöneticilik yeteneğini çok iyi değerlendirmiş, Medine dışına çıktığı zaman onu yerine vekil olarak bırakmıştır.
 
Sonuç
 
Peygamberimizin hakkaniyetini, adalet anlayışını Veda Hutbesinde (632) bulabiliriz. Hutbe, Batı’da ilk insan hakları metni olan Magna Carta’dan (1215) 583 yıl; Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Beyannamesi’nden (1948) 1316 yıl öncedir. Dolayısıyla eğer Peygamberimizi bir “sosyal model” olarak görüp hak, hukuk ve adaletine dair uygulamalarını içselleştirebilir ve değerlendirebilirsek, hayatımıza anlam kazandırırız. Yaşanılan yanılsamalar ve olumsuzluklar karşısında bir güven ve iç huzuru temin edebilir, ‘an’ı yakalayabilir, geleceğe umutla bakabiliriz
 

Bu yazı 2598 defa okunmuştur...

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

04/10/2021 - 11:28 KÖTÜLÜKLERDEN ALIKOYAN NAMAZ HANGİ NAMAZDIR?

n

24/05/2021 - 03:53 GERÇEK KIYMET ÖLÇÜSÜ:  SALİH VE BAKİ AMEL

n

05/04/2021 - 08:34 FELSEFENİN ÇALDIĞI İNSANLAR

n

08/03/2021 - 11:02 TEVHİDDEN HİDAYETE  NEBEVİ RİSALET

n

12/01/2021 - 11:25 İŞTE TOPLUMUMUZUN HÂLİ BU

n

06/10/2020 - 02:15 PEYGAMBER EFENDİMİZİN HİCRET YOLCULUĞU

n

06/10/2020 - 11:27 ŞEHİTLER ÖLMEZ!

n

31/08/2020 - 04:09 SONUÇLARI İTİBARIYLA İSTİĞFAR VE TÖVBE / Dr. Abdülkadir ERKUT

n

06/07/2020 - 09:49 GENÇLİK NEREYE GİDİYOR? / Abdülhamit Kahraman

n

25/06/2020 - 10:51 ŞİMDİ TAM ZAMANI / Abdülhamit Kahraman

n

18/05/2020 - 12:33 CÂMİLER KAPATILDI  CUMALAR KALDIRILDI AMA.. / Abdülhamit Kahraman

n

23/04/2020 - 04:29 RAMAZANDA HAYATIN VE ÖLÜMÜN MUHASEBESİNİ YAPMAK / Dr. Muhlis AKAR 

n

23/04/2020 - 02:47 ŞEHR-İ RAMAZAN VE SORUMLULUK BİLİNCİ / Prof. Dr. Ramazan ALTINTAŞ

n

06/04/2020 - 10:26 HER HÂLİMİZE ŞÜKREDEBİLMEK / Dr. Lamia LEVENT ABUL

n

30/03/2020 - 10:30 KULLUĞUN EN GÜZEL KIVAMI: İHSAN / Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ

n

16/12/2019 - 10:13 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) DÖNEMİNDE İLİM / Prof. Dr. Şakir GÖZÜTOK

n

30/08/2019 - 10:56 HARAMDAN HELALE HİCRET ETMEK

n

29/08/2019 - 02:59 ZİKİR: KALPLERİ DİRİLTEN İKSİR

n

17/12/2018 - 01:05 ALLAH’A YÖNELİŞ BİLİNCİNİ TAZELEME: TÖVBE

n

17/12/2018 - 12:56 MANEVİ ARINMA: TÖVBE

n

19/11/2018 - 10:47 İnancı kuşanan gençler

n

19/11/2018 - 10:42 Hz. Peygamberi Gençlere Anlatabilmek

n

17/10/2018 - 03:38 Mescitlerde Namaz Kılmak ve Takva Sahibi İmam Olmak

n

30/03/2018 - 12:31 DEİZMİ VE ATEİZMİ BESLEYEN ÖNEMLİ BİR FAKTÖR İBADETSİZLİ

n

29/03/2018 - 12:11 MÜSLÜMANLARIN İLK KIBLESİ MESCİD-İ AKSA VE MÜBAREK ŞEHİR KUDÜS

n

04/01/2018 - 10:52 NEFİS İLE MÜCADELE CİHAD-I EKBER

n

03/01/2018 - 11:14 DİNÎ TEBLİĞDE DİL VE ÜSLUP NASIL OLMALIDIR?

n

14/11/2017 - 11:22 HZ. PEYGAMBER’İ GÜNÜMÜZ İNSANINA DOĞRU ANLATMAK

n

02/10/2017 - 04:02 İNSAN ONURU VE ALLAH’A KULLUK

n

02/10/2017 - 03:31 ASIL DİN AŞIRI YORUM

n

02/10/2017 - 03:08 DİN GÜVENLİĞİ BAĞLAMINDA DİNİN DOĞRU ANLAŞILMASI VE YORUMLANMASI

n

19/08/2017 - 09:04 Kurban ya da Başından Serçe Geçen Bir Çocuktur  İSMAİL

n

12/07/2017 - 10:42 İNSANLIĞA KARŞI EN BÜYÜK GÜNAH:  FİTNE

n

13/06/2017 - 12:14 RAMAZAN MEKTEBİ

n

13/06/2017 - 12:07 EMANET AHLAKI

n

13/06/2017 - 11:59 RAMAZAN MEDENİYETİ

n

19/04/2017 - 03:16 HZ. PEYGAMBER VE GÜVEN TOPLUMU: DARU'S-SELAM

n

28/03/2017 - 02:41 SANAL DÜNYA VE  DEĞİŞEN MAHREMİYET

n

17/02/2017 - 03:17 PARALEL DİNLERİ KİMLER SEVER

n

17/02/2017 - 12:40 “HADİS İLMİ”NİN İSLÂMÎ İLİMLER ARASINDAKİ YERİ

n

13/02/2017 - 12:17 KALPLERİNDE MARAZ BULUNANLAR: MÜNAFIKLAR

n

01/02/2017 - 11:12 TEFRİKAYA DÜŞENLER GİBİ OLMAYIN

n

29/12/2016 - 10:25 BİR GÜVEN ABİDESİ:  Muhammedü’l-Emin

n

19/12/2016 - 04:10 Fitne ve Fesadın Başka Bir Versiyonu: İFTİRA VE SUÇLAMA

n

18/10/2016 - 11:53 Bir Mektep Olarak CAMİ

n

26/09/2016 - 11:04 Peygambersiz İslam Söylemi

n

22/09/2016 - 12:08 VİCDANIMIZIN "Selfie"SİNİ ÇEKEBİLİR MİYİZ ?

n

21/09/2016 - 02:57 Boş Vakit mi Dediniz?

n

10/08/2016 - 01:00 RASULULLAH (S.A.S.) BÖYLE BUYURDU

n

10/08/2016 - 12:44 Narsisistik Kişilik

n

14/06/2016 - 11:32 Ramazanda Gönülden Tevhidi Yaşamak

n

06/06/2016 - 02:55 Kur’an İkliminde İyiliklerle Dinamik Bir Hayat İnşası

n

02/06/2016 - 04:44 Ramazan ve iYiLiK

n

02/05/2016 - 12:25 HZ. PEYGAMBER’İN MESAJINI DOĞRU ANLAMAK

n

08/04/2016 - 03:14 Yoğunlaşmış İbadet Mevsimi: “Üç Aylar”

n

24/03/2016 - 10:35 DUANIZ OLMASA

n

24/03/2016 - 10:31 SAHÂBE’NİN PEYGAMBER SEVGİSİ

n

01/02/2016 - 11:48 ZÂLİME HAKKI SÖYLEMEK

n

19/01/2016 - 04:35 ZOR ZAMANDA Müslüman Olmak

n

18/01/2016 - 02:04 Huzurda Huşu ile Durmak

n

18/01/2016 - 01:22 Alnı Secdeye Varan Simalar

n

14/12/2015 - 11:41 HZ. ALİ (Ö: 40/660)’NİN KUR’AN-I KERİM ANLAYIŞI

n

01/12/2015 - 02:21 SAHÂBE’NİN PEYGAMBER SEVGİSİ

n

26/11/2015 - 02:10 Namaz: Divan-ı İlahîde Durup Tevhide Ermektir

n

19/11/2015 - 03:13 Kur’an ve Sünnet Perspektifinden Bilgi AHlAKI

n

19/11/2015 - 03:11 İlim, Marifet ve Hikmet İlişkisi

n

22/10/2015 - 12:39 Söz mü Sükût mu?

n

09/10/2015 - 02:23 Haccın Evrensel Boyutu

n

07/09/2015 - 04:20   KURBAN

n

07/09/2015 - 04:14 Mescitler Arasında Mescid-i Aksa’ya Dair

n

06/07/2015 - 12:25 SADAKA-İ FITIR

n

06/07/2015 - 12:23 TERAVİH NAMAZI

n

23/06/2015 - 03:48 Şeytanın Telkini VESVESE

n

19/06/2015 - 04:50 RAMAZAN

n

15/06/2015 - 06:11 Kardeşlik ve Dostluğa Açılan Pencere SELAM

n

15/06/2015 - 03:24 Vücutta Dolaşan Sinsi Düşman: Şeytan

n

12/06/2015 - 03:38 İnsanın Temel Bir Zaafı

n

12/06/2015 - 03:07 Mültecilere Hicret Yurdu            ya da Muhacire Ensar Olmak

n

06/05/2015 - 02:27 DERİN BİR MUHALEFET

n

27/04/2015 - 12:31 Merhameti Kuşanmak

n

27/04/2015 - 12:30 Şiddet Karşısında rahmet Peygamberi 

n

17/01/2015 - 04:13 HADİSLERİN DOĞRU ANLAŞILMASINDA VE YORUMLANMASINDA TAKİP EDİLECEK YÖNTEM

n

23/12/2014 - 04:13 Müslümanın Varlıkla İmtihanı

n

23/12/2014 - 04:12 İslami Bakışla Varlık ve Servet Algımız

n

16/12/2014 - 02:50 SÜNNET VAHİY İLİŞKİSİ

n

27/10/2014 - 03:06 Sabır-Sâbir

n

24/10/2014 - 04:08 Hz. Peygamber ve Genç Sahabiler

n

24/10/2014 - 03:59 Okunması Gerekenler (12)

n

24/10/2014 - 03:53 İslam’ın Gençlik Tasavvuru

n

04/07/2014 - 03:29 BORÇ ve KARZ-I HASEN

n

30/06/2014 - 04:46 Ramazan İklimi ve Helal Kazanç Bilinci

n

09/06/2014 - 11:33 ATÂLETİ TATİL ZANNETMEK

n

05/05/2014 - 02:42 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)’İN ADÂLET ANLAYIŞI

n

09/04/2014 - 02:07 BİR YÖNETİCİ OLARAK RASULULLAH

n

21/03/2014 - 04:40 Allah’ın Korumasını Hak Etmenin Yolu: Sabah Namazı

n

10/02/2014 - 02:47 Değerini Bilemediğimiz İki Eşsiz Nimet: Sağlık ve Boş Zaman

n

04/10/2013 - 05:02 “Hakikat”in Nihai Temsilcisi:  Hz. Muhammed (s.a.s.) 

n

22/07/2013 - 03:39 Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Asabiyetle Mücadelesi

n

22/07/2013 - 03:33 Şeytanın kardeşleri kimlerdir?

n

18/06/2013 - 05:58 Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Asabiyetle Mücadelesi
 

Site İçi Arama

17 Rebîü'l-Evvel 1443 |  23.10.2021

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

İşte sizin gerçek Rabbiniz olan Allah budur. Artık Hak'tan sonra dâlaletten başka ne vardır? O halde nasıl oluyor da hâlâ (haktan) döndürülüyorsunuz?

( Yûnus sûresi - 32)

Bir Hadis

Abdullah ibn Mes’ûd (r.a) ’den rivayet edildiğine göre,
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Şüphesiz sözde ve işte doğruluk iyiliğe götürür, iyilik te cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında çok doğru kişi diye yazılır. Yalancılık insanı kötülüklere, kötülükler de cehenneme götürür ki kişi yalan söyleye söyleye Allah katında çok yalancı diye yazılır.



(Buhârî, Edeb 69; Müslim, Birr 103)

Bir Dua

“Allah’ım! Açıklarımı ört, korkularımı gider ve bana güven ver. Allah’ım! Ayıplarımı ört ve korkularımı gider.”


(Hâkim, Deavât, No: 1902, I, 517)

Hikmetli Söz

Beş şey bedbahtlık nişanıdır: Gönül katılığı; göz yaşarmazlığı; hayasızlık; dünya sevgisi; dünya için uzun endişe.

Malik bin Dinar 

Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com