Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler  |  Sesli Dersler   |  Kur'an Araştırmaları   |  İlmi YAZILAR   |  Aile Eğitim Yazıları   |  Çocuk Eğitimi Yazıları   |  Yazarlar  |  İletişim

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayatı (s.a.v)

İnsanı Tanımak (Radyo)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Aile Eğitim Seminerleri

Foto Galeri

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Eğitimcilere ÖZEL
Gazze Duası
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 1403
Toplam 11426296
En Fazla 16179
Ortalama 2356
Üye Sayısı 1155
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci
 
 

Nesebin Dolduramadığı Boşluk

Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göreHz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: Kim bir müminin dünya sıkıntılarından biri-ni giderirse, Allah da onun kıyamet sıkıntıla-rından birini giderir. Kim bir fakiri rahatlatır-sa, Allah da onu dünya ve ahirette rahatlatır.Kim bir Müslümanın ayıbını örterse, Allah dadünya ve ahirette onun ayıbını örter. Kişikardeşine yardım ettiği sürece, Allah da onayardım eder. Kim ilim elde etmek için bir yo-la girerse, Allah ona cennetin yolunu kolay-laştırır. Allah’ın evlerinden birinde toplanıpda Allah’ın kitabını okuyan ve aralarında mü-zakere eden kimselerin üzerine huzur iner,onları rahmet kaplar, melekler onları kuşatırve Allah kendi yanındaki(melek)lerin içindeonları anar. Ameli kendisini geri bırakan kim-seyi nesebi ilerletmez. (Müslim, Zikr, H. No: 38)
19/03/2009

   Hayatın sadece bu dünyadan ibaret olmadığına inanan mümin için paha biçilmez ödülleri içeren bu hadis, “İyilik yapan hiç kimsenin amelini zayi etmeyeceğini” (Tevbe,120) beyan eden Cenab-ı Hakk'ın va'dinin biraçılımı mahiyetindedir. Kur’an-ı Kerim’de olduğu gibi sevgili Peygamberimizin bir çok hadislerinde de iman edip Salih amel işleyenlerin mükâfatlarının cennet ve oradaki sonsuz nimetler olduğu açıklanmıştır. Onun içinYüce Allah, müminlerin, Allah yolunda feda ettikleri canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın aldığını ve yaptıkları bu alışverişten dolayı sevinmeleri gerektiğini (Tevbe, 111)bildirmiştir.

     Açıklamaya çalıştığımız hadiste yer alan iyiliklerin bir kısmının sadece uhrevî mükâfatı zikredilirken, bazılarının hem dünyevî hem de uhrevî mükâfatından bahsedilmesi,yaptığımız bazı iyiliklerin bu dünyada karşılıksız kalacağı anlamına gelmemelidir. Çünkü yapılan iyiliklerin bu dünyadaki karşılığı en azından manevî huzur,ruhsal dinginlik ve psikolojik tatmindir. Muhtaç insanlara yardım etmenin, zorda kalan kimseleri sıkıntıdan kurtarmanın, insanlık için yararlı bir iş yapmanın kişiye verdiği manevî huzur, hiçbir maddî bedelle elde edilemez ve ölçülemez. Ayrıca, kardeşine yardım etti-ği sürece Allah’ın yardımına nail olacak müminin, bu yardımdan her iki âlemde de nasibdar olacağı açıktır. Müminin ayıbını örtmek, onun kişisel kusurlarını ve günahlarını ifşa edip başkalarına yaymamayı ifade eder. Bir müminin insan olarak maruz kaldığı, fakat başkalarına zararı dokunmayan ayıp ve kusurlarına muttali olduğumuzda onu kimseye duyurmamak, gerekirse uygun bir ortamda, “iyiliği tavsiye,kötülükten sakındırma” prensibi doğrultusunda samimi uyarılarda bulunmak dinî görevimizdir. Ancak bir kimsenin yaptığı hata ve işlediği suç kamuyu ilgilendiriyor, yani zararı başkalarına dokunuyorsa, yine “iyiliği tavsiye…” ilkesi gereğince önce engel olmak, gücümüz yetmiyorsa derhal yetkililere haber vererek yanlışın önüne geçmek ve suçlunun yakalanmasını sağlamak da dinî görevimizdir. Örneğin, insanların mal ve can emniyetini tehlikeye sokan bir trafik kuralı ihlâlinden hırsızlığa; kamu malına zarar vermekten cinayete kadar, bireye ve topluma zarar veren her olayın muhbiri ve şahidi olmak hem imanımızın hem de toplumsal sorumluluğumuzun bir gereğidir. Çünkü Cenabı Hak ana babalarımız ve en yakınlarımız aleyhine bile olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti ayakta tutan kimseler olmamızı (Nisa, 135) emretmektedir. Hadise göre ilme talip olup bu yolda ilerleyenlerin varacağı son durak cennettir. Başta Allah’ın kitabı olmak üzere, okuyan, anlayan ve birbirleriyle ilmî müzakerelerde bulunup hak ve hakikatin ortaya çıkması için çaba gösteren ilim yolcularına cennetin yolunu kolaylaştırmak ancak, cehalete savaş açan bir dinin ödülü olabilir. İman konusunda bile ilmî ve bilgiyi dışlamayan, bilakis, bilerek, araştırarak inanmanın önemini ve değerini vurgulayan bu dinin Peygamberi de dualarında Cenabı Hakk’ın kendisine faydalı ilim nasib etmesini dilemiş, (İbn Mace, İkâme, 32) kimseye faydası ol-mayan ilimden Allah’a sığınmıştır. (Müslim,Zikr, H. No: 73)

    Hadisimizin son cümlesi, İslâm dininin temel bir ilkesine işaret etmekte ve soy sopla övünülen ve insanlara nesebleriyle değer biçilen bir topluma şu mesajı vermektedir: Burada sayılan iyilik ve güzellikleri yerine getirmekte ihmalkâr davranır ve geride kalırsanız,soyunuz ve asaletiniz ne olursa olsun ilerleyemezsiniz. Cennete giden yolu kolaylaştıran ve bu yolda yürüyüşünüzü hızlandıran nesebiniz değil, ancak salih amellerinizdir.

    Irk ve cinsiyet gibi doğal; fakirlik zenginlik, makam ve statü gibi yapay ayrımları fazilet ve üstünlük değerlendirmesinde dikkate almayan Cenab-ı Hak, insanlar arası mukayesede tek geçerli ölçünün takva, yani kendisine samimiyetle iman ve buyruklarına saygı ve itaat olduğunu açıklamıştır. (Hucurât, 13)Böylece cahiliye döneminin insanlık onuruna yakışmayan değer ölçüleri yerine, iman ve güzel ahlâkı merkeze alan, herkes için geçerli bir ölçü getirmiştir. Sevgili Peygamberimizde buna uygun olarak, “Arab’ın Arap olmayana, Arap olmayanın Arab’a takva dışında bir üstünlüğünün olamayacağını ifade etmiştir.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned,5/411)

   Bu açık kurallara rağmen, bir cahiliye âdeti olan soyla övünmek ve bundan medet ummak, belli ölçüde İslâm tarihi boyunca da devam etmiş ve izlerini günümüze kadar sürdürmüştür. Örneğin, halkımızın Hz. Peygamber’e karşı derin sevgi ve saygısını iyi bilen bazı insanlar, onun soyundan gelmeyi manevî bir nüfuz aracı olarak kullanabilmişlerdir. İnsan ve mümin olarak belki de hiç saygıya layık olmayan birçok kimse, Peygamber sevgisini istismar ederek seyyid şerif  ünvanıyla, hak etmedikleri maddî ve manevî çıkarlara ulaşmışlardır. Hatta bu çıkardan pay alabilmek için soylarının Hz. Peygamber’e ulaştığını gösteren sahte soy şecereleriyle insanları kandıranlarda görülmüştür. Halbuki, çok iyi bilindiği gibi, Peygamber soyundan gelmek ve onun mücerret yakını olmak dinde bir fazilet ölçüsü değildir. Biz, Hz. Peygamber’in mümin yakınlarını ve onun seçkin ashabını, din açısından sevgi ve saygıya layık oldukları için seviyor ve sayıyoruz. İman ve amelleri yönünden Hz. Peygamber’in onlara atfettiği değer ve fazileti dikkate alıyoruz. Onların, İslâm’ın korunması ve yayılması konusunda gösterdikleri fedakârlığı, iman ve güzel ahlâklarıyla sonraki nesillere bıraktıkları örnekliği takdir ve saygıyla anıyor ve bunu kendimize rehber ediniyoruz. Aynı zamanda, insan olarak düştükleri hatalardan, siyasal ve toplumsal geliş-melere bağlı olarak kendi aralarında yaptıkları mücadelelerden ve bir mümin için arzu edilmeyen olaylardan ibret alıyor ve ders çıkartıyoruz.

    Kişiyi insan, mümini müttakî kılan değerlerin dışında, kendimizde vehmettiğimiz veya başkalarının bize izafe ettiği yapay ve temelsiz değer ölçülerinin aldatıcı olduğunu bilmeli ve Hz. Peygamber’in şu vecizesini hatırımızdan çıkarmamalıyız: “Kişinin üstünlüğü dini, iyiliği aklı, kıymet ve övün-cü de ahlâkıdır.” (Ahmed b. Hanbel,Müsned, 2/365)

 

Bu yazı 2326 defa okunmuştur...

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

24/05/2021 - 03:53 GERÇEK KIYMET ÖLÇÜSÜ: SALİH VE BAKİ AMEL

n

05/04/2021 - 08:34 FELSEFENİN ÇALDIĞI İNSANLAR

n

08/03/2021 - 11:02 TEVHİDDEN HİDAYETE  NEBEVİ RİSALET

n

12/01/2021 - 11:25 İŞTE TOPLUMUMUZUN HÂLİ BU

n

06/10/2020 - 02:15 PEYGAMBER EFENDİMİZİN HİCRET YOLCULUĞU

n

06/10/2020 - 11:27 ŞEHİTLER ÖLMEZ!

n

31/08/2020 - 04:09 SONUÇLARI İTİBARIYLA İSTİĞFAR VE TÖVBE / Dr. Abdülkadir ERKUT

n

06/07/2020 - 09:49 GENÇLİK NEREYE GİDİYOR? / Abdülhamit Kahraman

n

25/06/2020 - 10:51 ŞİMDİ TAM ZAMANI / Abdülhamit Kahraman

n

18/05/2020 - 12:33 CÂMİLER KAPATILDI  CUMALAR KALDIRILDI AMA.. / Abdülhamit Kahraman

n

23/04/2020 - 04:29 RAMAZANDA HAYATIN VE ÖLÜMÜN MUHASEBESİNİ YAPMAK / Dr. Muhlis AKAR 

n

23/04/2020 - 02:47 ŞEHR-İ RAMAZAN VE SORUMLULUK BİLİNCİ / Prof. Dr. Ramazan ALTINTAŞ

n

06/04/2020 - 10:26 HER HÂLİMİZE ŞÜKREDEBİLMEK / Dr. Lamia LEVENT ABUL

n

30/03/2020 - 10:30 KULLUĞUN EN GÜZEL KIVAMI: İHSAN / Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ

n

16/12/2019 - 10:13 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) DÖNEMİNDE İLİM / Prof. Dr. Şakir GÖZÜTOK

n

30/08/2019 - 10:56 HARAMDAN HELALE HİCRET ETMEK

n

29/08/2019 - 02:59 ZİKİR: KALPLERİ DİRİLTEN İKSİR

n

17/12/2018 - 01:05 ALLAH’A YÖNELİŞ BİLİNCİNİ TAZELEME: TÖVBE

n

17/12/2018 - 12:56 MANEVİ ARINMA: TÖVBE

n

19/11/2018 - 10:47 İnancı kuşanan gençler

n

19/11/2018 - 10:42 Hz. Peygamberi Gençlere Anlatabilmek

n

17/10/2018 - 03:38 Mescitlerde Namaz Kılmak ve Takva Sahibi İmam Olmak

n

30/03/2018 - 12:31 DEİZMİ VE ATEİZMİ BESLEYEN ÖNEMLİ BİR FAKTÖR İBADETSİZLİ

n

29/03/2018 - 12:11 MÜSLÜMANLARIN İLK KIBLESİ MESCİD-İ AKSA VE MÜBAREK ŞEHİR KUDÜS

n

04/01/2018 - 10:52 NEFİS İLE MÜCADELE CİHAD-I EKBER

n

03/01/2018 - 11:14 DİNÎ TEBLİĞDE DİL VE ÜSLUP NASIL OLMALIDIR?

n

14/11/2017 - 11:22 HZ. PEYGAMBER’İ GÜNÜMÜZ İNSANINA DOĞRU ANLATMAK

n

02/10/2017 - 04:02 İNSAN ONURU VE ALLAH’A KULLUK

n

02/10/2017 - 03:31 ASIL DİN AŞIRI YORUM

n

02/10/2017 - 03:08 DİN GÜVENLİĞİ BAĞLAMINDA DİNİN DOĞRU ANLAŞILMASI VE YORUMLANMASI

n

19/08/2017 - 09:04 Kurban ya da Başından Serçe Geçen Bir Çocuktur  İSMAİL

n

12/07/2017 - 10:42 İNSANLIĞA KARŞI EN BÜYÜK GÜNAH:  FİTNE

n

13/06/2017 - 12:14 RAMAZAN MEKTEBİ

n

13/06/2017 - 12:07 EMANET AHLAKI

n

13/06/2017 - 11:59 RAMAZAN MEDENİYETİ

n

19/04/2017 - 03:16 HZ. PEYGAMBER VE GÜVEN TOPLUMU: DARU'S-SELAM

n

28/03/2017 - 02:41 SANAL DÜNYA VE  DEĞİŞEN MAHREMİYET

n

17/02/2017 - 03:17 PARALEL DİNLERİ KİMLER SEVER

n

17/02/2017 - 12:40 “HADİS İLMİ”NİN İSLÂMÎ İLİMLER ARASINDAKİ YERİ

n

13/02/2017 - 12:17 KALPLERİNDE MARAZ BULUNANLAR: MÜNAFIKLAR

n

01/02/2017 - 11:12 TEFRİKAYA DÜŞENLER GİBİ OLMAYIN

n

29/12/2016 - 10:25 BİR GÜVEN ABİDESİ:  Muhammedü’l-Emin

n

19/12/2016 - 04:10 Fitne ve Fesadın Başka Bir Versiyonu: İFTİRA VE SUÇLAMA

n

18/10/2016 - 11:53 Bir Mektep Olarak CAMİ

n

26/09/2016 - 11:04 Peygambersiz İslam Söylemi

n

22/09/2016 - 12:08 VİCDANIMIZIN "Selfie"SİNİ ÇEKEBİLİR MİYİZ ?

n

21/09/2016 - 02:57 Boş Vakit mi Dediniz?

n

10/08/2016 - 01:00 RASULULLAH (S.A.S.) BÖYLE BUYURDU

n

10/08/2016 - 12:44 Narsisistik Kişilik

n

14/06/2016 - 11:32 Ramazanda Gönülden Tevhidi Yaşamak

n

06/06/2016 - 02:55 Kur’an İkliminde İyiliklerle Dinamik Bir Hayat İnşası

n

02/06/2016 - 04:44 Ramazan ve iYiLiK

n

02/05/2016 - 12:25 HZ. PEYGAMBER’İN MESAJINI DOĞRU ANLAMAK

n

08/04/2016 - 03:14 Yoğunlaşmış İbadet Mevsimi: “Üç Aylar”

n

24/03/2016 - 10:35 DUANIZ OLMASA

n

24/03/2016 - 10:31 SAHÂBE’NİN PEYGAMBER SEVGİSİ

n

01/02/2016 - 11:48 ZÂLİME HAKKI SÖYLEMEK

n

19/01/2016 - 04:35 ZOR ZAMANDA Müslüman Olmak

n

18/01/2016 - 02:04 Huzurda Huşu ile Durmak

n

18/01/2016 - 01:22 Alnı Secdeye Varan Simalar

n

14/12/2015 - 11:41 HZ. ALİ (Ö: 40/660)’NİN KUR’AN-I KERİM ANLAYIŞI

n

01/12/2015 - 02:21 SAHÂBE’NİN PEYGAMBER SEVGİSİ

n

26/11/2015 - 02:10 Namaz: Divan-ı İlahîde Durup Tevhide Ermektir

n

19/11/2015 - 03:13 Kur’an ve Sünnet Perspektifinden Bilgi AHlAKI

n

19/11/2015 - 03:11 İlim, Marifet ve Hikmet İlişkisi

n

22/10/2015 - 12:39 Söz mü Sükût mu?

n

09/10/2015 - 02:23 Haccın Evrensel Boyutu

n

07/09/2015 - 04:20   KURBAN

n

07/09/2015 - 04:14 Mescitler Arasında Mescid-i Aksa’ya Dair

n

06/07/2015 - 12:25 SADAKA-İ FITIR

n

06/07/2015 - 12:23 TERAVİH NAMAZI

n

23/06/2015 - 03:48 Şeytanın Telkini VESVESE

n

19/06/2015 - 04:50 RAMAZAN

n

15/06/2015 - 06:11 Kardeşlik ve Dostluğa Açılan Pencere SELAM

n

15/06/2015 - 03:24 Vücutta Dolaşan Sinsi Düşman: Şeytan

n

12/06/2015 - 03:38 İnsanın Temel Bir Zaafı

n

12/06/2015 - 03:07 Mültecilere Hicret Yurdu            ya da Muhacire Ensar Olmak

n

06/05/2015 - 02:27 DERİN BİR MUHALEFET

n

27/04/2015 - 12:31 Merhameti Kuşanmak

n

27/04/2015 - 12:30 Şiddet Karşısında rahmet Peygamberi 

n

17/01/2015 - 04:13 HADİSLERİN DOĞRU ANLAŞILMASINDA VE YORUMLANMASINDA TAKİP EDİLECEK YÖNTEM

n

23/12/2014 - 04:13 Müslümanın Varlıkla İmtihanı

n

23/12/2014 - 04:12 İslami Bakışla Varlık ve Servet Algımız

n

16/12/2014 - 02:50 SÜNNET VAHİY İLİŞKİSİ

n

27/10/2014 - 03:06 Sabır-Sâbir

n

24/10/2014 - 04:08 Hz. Peygamber ve Genç Sahabiler

n

24/10/2014 - 03:59 Okunması Gerekenler (12)

n

24/10/2014 - 03:53 İslam’ın Gençlik Tasavvuru

n

04/07/2014 - 03:29 BORÇ ve KARZ-I HASEN

n

30/06/2014 - 04:46 Ramazan İklimi ve Helal Kazanç Bilinci

n

09/06/2014 - 11:33 ATÂLETİ TATİL ZANNETMEK

n

05/05/2014 - 02:42 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)’İN ADÂLET ANLAYIŞI

n

09/04/2014 - 02:07 BİR YÖNETİCİ OLARAK RASULULLAH

n

21/03/2014 - 04:40 Allah’ın Korumasını Hak Etmenin Yolu: Sabah Namazı

n

10/02/2014 - 02:47 Değerini Bilemediğimiz İki Eşsiz Nimet: Sağlık ve Boş Zaman

n

04/10/2013 - 05:02 “Hakikat”in Nihai Temsilcisi:  Hz. Muhammed (s.a.s.) 

n

22/07/2013 - 03:39 Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Asabiyetle Mücadelesi

n

22/07/2013 - 03:33 Şeytanın kardeşleri kimlerdir?

n

18/06/2013 - 05:58 Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Asabiyetle Mücadelesi

n

18/06/2013 - 02:09 Kur’an ayı ramazan ikliminde ‘Oku’ emrinin düşündürdükleri
 

Site İçi Arama

18 Zilhicce 1442 |  28.07.2021

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Elçi, kendisine Rabbinden indirilene iman etti, mü'minler de. Tümü, Allah'a, meleklerine, Kitaplarına ve elçilerine inandı. "O'nun elçileri arasında hiç birini (diğerinden) ayırdetmeyiz. İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışlamanı (dileriz). Varış ancak Sana'dır" dediler.

( Bakara sûresi - 285)

Bir Hadis

Resûlullah (s.a.v.) buyurdular ki:

“Âhirete göre dünya ancak sizden birinizin parmağını denize daldırması gibidir. O halde parmağında kalan suya baksın.”

(Sünen-i Tirmizî)

Bir Dua

“Allah’ım! Lütfun, rahmetin, bereketin ve rızkından bana bolca ihsan eyle.”


(Hâkim, Deavât, No:1868)

Hikmetli Söz

Ey Âdemoğlu! Bilmiş
ol ki, ruhunu almakla
vazifeli olan melek
ecelin geldiğinde seni
bırakıp da başkasına
gitmez. Sanki her
an sana gelecekmiş
gibi ölüme hazır ol.
Gafil olma, çünkü sen
unutulmuş değilsin.


Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com