Sen onların milletine (dinlerine) tâbi olmadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden asla razı (hoşnut) olmazlar.
De ki: "Şüphesiz ki hidayet (doğru olan yol), Allah'ın yoludur."
Eğer sana gelen (bunca) ilimden sonra onların hevalarına (nefsi kaatlerine) tâbi olursan, senin için Allah'tan sana ne bir veli (dost), ne de bir yardımcı vardır.
( Bakara Suresi - 120)
Bir Hadis
Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor:
Hz. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Allah hapşırmayı sever, esnemeden hoşlanmaz. Öyleyse sizden biri hapşırır ve Allah'a hamdederse, bunu işiten her müslüman üzerine, yerhamukâllah demesi hak (bir vazife)dir. Ancak esnemeye gelince, işte bu, şeytandandır. Biriniz namazda esneyecek olursa, imkân nisbetinde kendini tutsun ve 'hah' diye ses çıkarmasın. Zira bu, şeytandandır, şeytan kendisine gülüyor demektir."
“Allah’ım! Kıyamet gününde cennet, korku gününde güven istiyorum. Allah’ım! Verdiğin
ve vermediğin şeylerin şerrinden sana sığınıyorum.”
(Hâkim, Deavât, No:1868)
Hikmetli Söz
“Sevdiğini ölçülü sev, belki bir gün düşmanın olur. Nefret ettiğinden de ölçülü
nefret et, belki bir gün dostun olur.” (İbn Ebû Şeybe, Musannnef, Evâil, 1)