“De ki: Ey kendi aleyhinde aşırı giden kullarım. Allah’ın rahmetin den ümit kesmeyin.
Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O çok bağışlayan, çok affedendir.”
( Zümer sûresi - 53)
Bir Hadis
Sehl İbni Sa’d (r.a.) şöyle dedi:
Bir kadın dokuduğu kumaşı (bürdeyi)
Hz. Peygamber (s.a.v.)’e getirip verdi ve:
- Bunu giyesin diye kendi ellerimle dokudum, dedi.
Böyle bir kumaşa ihtiyacı olan Peygamber (s.a.v.) onu aldı, izâr olarak (belden aşağısına) giyinip yanımıza geldi.
Bunu gören falanca,
Hz. Peygamber (s.a.v.)’e:
- Ne kadar da güzelmiş!
Bunu ver de ben giyineyim, dedi.
Resûl-i Ekrem (s.a.v.):
- Peki, dedi. Orada biraz oturduktan sonra evine döndü. Kumaşı katlayıp o adama gönderdi.
Ashâb-ı kirâm o sahâbîye:
- Hiç de iyi yapmadın.
Peygamber (s.a.v.) öyle bir kumaşa ihtiyacı olduğu için onu giyinmişti. Üstelik sen, H.z. Peygamber (s.a.v.) in, kendisinden bir şey isteyeni geri çevirmediğini bile bile o kumaşı istedin, dediler.
O şahıs şunları söyledi:
- Vallahi ben o kumaşı giyinmek için değil, kendime kefen yapmak için istedim.
(Hadisin râvisi Sehl İbni Sa’d’ın dediğine göre o kumaş bu zâtın kefeni oldu.)
“Ey Allah’ım! Senin rahmetini umuyorum, beni göz açıp kapayıncaya kadar (da olsa) nefsimle baş başa bırakma. Hâlimi tümüyle düzelt, senden başka ilah yoktur.”
(Ebû Dâvûd, Edeb, 110)
Hikmetli Söz
Söylemediğin sözü söyleyebilirsin, fakat söylediğini gizleyemezsin.