Ki onun (o şeytanın) hakkında gerçekten şöyle yazılmıştır: “Her kim bunu dost edinirse, artık şübhesiz ki o, kendisini dalâlete düşürür ve onu alevli ateşin azâbına götürür!”
)
( Hacc Suresi - 4)
Bir Hadis
İbnu Mes'ud (r.a.) anlatıyor:
"Resulullah (s.a.v.) bir keresinde,
"Hanginiz, varisinin malını kendi malından daha çok sever?" diye sordu.
Cemaat:
"Ey Allah'ın Resulü, içimizde herkes, kendi malını varisinin malından daha çok sever" dediler.
Bunun üzerine:
"Öyleyse şunu bilin:
Kişinin gerçek malı hayatında gönderdiğidir. Geriye koyduğu da varislerinin malıdır."
Buhari, Rikâk 12
Bir Dua
Bismillahirrahmanirrahim “Ey Rabbim! Gerek bana gerekse anne babama verdiğin nimete şükretmeye ve hoşnut olacağın iyi işler yapmaya beni muvaffak kıl. Rahmetinle beni iyi kullarının arasına kat!”
(Neml Suresi-19)
Hikmetli Söz
Ömer (r.a) bir gün dostlarıyla birlikte oturuyordu. Onlara Allah’tan bâzı talep ve temennîlerde bulunmalarını istedi. Oradakilerden bir kısmı:
“–İçinde bulunduğumuz şu hâne dolusu paralarım olsa da Allah yolunda infâk etsem!..” dedi.
Bir kısmı:
“–İçinde bulunduğumuz şu hâne dolusu altınlarım olsa da Allah için harcasam!..” dedi.
Bâzıları da:
“–İçinde bulunduğumuz şu hâne dolusu mücevherlere sâhip olsam da onları Allah yolunda sarf etsem!..” diye temennî etti.
Ancak Ömer (r.a):
“–Daha fazlasını isteyin!” deyince onlar:
“–Allah Teâlâ’dan daha başka ne isteyebiliriz ki?!” dediler.
Bunun üzerine Ömer (r.a):
“–Ben, içinde bulunduğumuz şu hânenin, Ebû Ubeyde bin Cerrâh, Muâz ibn-i Cebel ve Huzeyfetü’l-Yemânî gibi kimselerle dolu olmasını ve bunları Allah’a itâat yolunda, yâni teblîğ ve ıslâh hizmetlerinde istihdâm etmeyi temennî ederim...” dedi. (Buhârî, Târîhu’s-Sağîr, I, 54/201)
Yetişmiş insanın yerini hiçbir şey tutamaz. Yine kalifiye eleman eksikliğini de hiçbir şey telâfi edemez.