“De ki: Ey kendi aleyhinde aşırı giden kullarım. Allah’ın rahmetin den ümit kesmeyin.
Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O çok bağışlayan, çok affedendir.”
( Zümer sûresi - 53)
Bir Hadis
Ebû Saîd Sa’d İbni Mâlik İbni Sinân el-Hudrî radıyallahu anhümâ’dan nakledildiğine göre, Medineli müslümanlardan bir kısmı Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den bir şeyler istediler. O da verdi. Sonra yine istediler. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, elindekiler bitinceye kadar verdi. Verebileceği şeyler tükenince onlara şöyle hitab etti:
“Yanımda bir şeyler olsaydı, onları sizden esirgemez, verirdim. Kim dilenmekten çekinir, iffetli davranırsa, Allah onun iffetini arttırır. Kim tok gözlü olmak isterse, Allah onu başkalarına muhtaç olmaktan kurtarır.
Kim de sabretmeye gayret ederse, Allah ona sabır verir. Hiç bir kimseye, sabırdan daha hayırlı ve büyük bir lutufta bulunulmamıştır.”
Buhârî, Zekât 50, Rikak 20; Müslim, Zekât 124
Bir Dua
“Allah’ım! Dinim, dünyam, ailem ve malım hakkında af ve afiyet istiyorum.”
(Hakim, Deavât, No: 1902)
Hikmetli Söz
Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Senin kulun ve resulündür. Vaadinin hak, Senin huzuruna çıkmanın da hak olduğuna, Kıyamet saatinin geleceğine bunda hiç şüphe olmadığına ve kabirdekileri dirilteceğine de şehâdet ederim. Beni nefsimle başbaşa bırakırsan, (bu takdirde) beni zaafa, muhtaçlığa, günaha ve hataya itmiş olursun.