Muhakkak ki mü'minler, ancak o kimselerdir ki, onlar, Allah'a ve Resûlü’ne imân ederler, sonra hiçbir şüpheye düşmeden Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihâd ederler. İşte onlar, sâdık (doğru) olanlardır.
( Hucurât sûresi - 15)
Bir Hadis
Ebu Katade (r.a.)
Resulullah (s.a.v.)’den şöyle buyurduğunu bildirdi:
“Topluma su ikram eden en son içer.”
Müslim 681; Tirmizî 1895; İbn Mâce 3434;Ebu Davud 3725
Bir Dua
Bismillahirrahmanirrahim
“Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi
saptırma, bize tarafından bir rahmet bağışla. Hiç kuşku yok,
lütfu bol olan yalnız sensin.”
(Âl-i İmrân Suresi - 8)
Hikmetli Söz
ELHAMDÜLİLLAH
Büyük fıkıh âlimi ve Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı Azam Ebu Hanife, ilmî faaliyetlerinin yanı sıra ticaretle de iştigal ederdi. Bir gün talebelerine ders verirken adamın biri telaşla yanına geldi ve “Ya İmam, gemin battı.” dedi. Ebu Hanife’nin ticari mallarını taşıyan gemiyi kast etmişti. O, bu habere: “Elhamdülillah” dedi. Adam çekip gitti ve tekrar yeni bir haberle çıkageldi: “Ya İmam, yanlışlık oldu, batan gemi senin değilmiş.” dedi. Bu habere de aynı cevabı verdi İmam ve: “Elhamdülillah” dedi. Haberi getiren adam hayrete düştü. Biri kötü
diğeri iyi, iki haber getirmişti ve büyük âlim Ebu Hanife ne sevinç ne de üzüntü alameti gösteriyordu. Şaşkınlıkla sordu: “Ya İmam, her iki habere de ‘Elhamdülillah’ dedin. Bu nasıl hamd etme böyle? İmam-ı Azam: “Sen gemin battı diye haber getirdiğinde kalbimi şöyle bir yokladım. Dünya malının elden çıkmasından dolayı en küçük bir üzüntü yoktu. Bu nedenle Allah’a hamd ettim. Batan geminin benimki olmadığı haberini getirdiğinde, dünya malına kavuşmaktan dolayı kalbimde bir sevinç yoktu. Bu hâli bana bahşettiği için de Allah’a şükrettim.”