(Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden faydalanmışlardı. Sizden öncekilerin, paylarına düşenden faydalandığı gibi siz de payınıza düşenden öylece faydalandınız ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
( Tevbe sûresi - 69)
Bir Hadis
Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurur:
“… Mus’ab, Uhud günü şehit edilmişti. Onu kefenlemek için ancak bir hırka bulabildik. Onunla başını örttüğümüzde ayakları, ayaklarını örttüğümüzde ise başı açıkta kalıyordu. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.s.), (hırkayla) başını
örtmemizi, ayaklarına ise izhır otu koymamızı emir buyurdu.”
(Buhârî, Cenâiz, 27)
Bir Dua
Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:
Allah’ım! Hatalarımı, bilerek, cahillikle ve dalgınlıkla yaptığım kusurlarımı bağışla. Bun-
ların hepsi bende mevcuttur.
(Buhârî, Deavât, 60; Müslim, Duâ, 70)
Hikmetli Söz
İlmi ile amel etmeyen âlim, başkalarını giydirdiği halde kendisi çıplak olan iğne gibidir.