Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler   |   Sesli Dersler    |   İlmi Yazilar    |   Yazarlar   |   Sorular ve Cevaplar   |   İletişim   |   Foto Galeriler   |   Ziyaretçi Defteri

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz Peygamberin Hayatı (s.a.v)

Sahabe Hayatı

İnsanı Tanımak (Radyo)

İnsanı Tanımak (Tv)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Özel Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Belgeseller

Aile Eğitim Seminerleri

Aile Eğitim Yazıları

Çocuk Eğitimi Yazıları

Kuran Araştırmaları

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Dünya İslama Koşuyor
Eğitimcilere ÖZEL
04- Gazze Duası
Avusturalyalı Gencin Müslüman Oluşu
Anne Babaya İtaat
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Ahmet El-Acemi / Dua
Ölüm- 3
Ölüm- 2
Ölüm- 1
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Esma'ül Hüsna

 

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 515
Toplam 10340143
En Fazla 16179
Ortalama 2272
Üye Sayısı 1055
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci
 

 
SÜNNETİ HAKKA GİDEN YOL BİLMEK
24/09/2009 - 10:59
 
Dr Şerafeddin Kalay
Allah Rasûlü, Hidayet Rehberi, Mür-şidler Mürşidi, İki Cihan Serveri, Rab-bımızın;
"Size kendi cinsinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki; sizin sıkıntıya uğramanız veya zorluklarla karşılaşmanız gerçekten onun gönlüne ağırlık verir. Mü'minlere son derece düşkündür; şefkatlidir. Bütün insanlığa sevgi ve rahmet duygulan ile doludur." (Tevbe, 128) buyurarak övdüğü, âlemlere rahmet kıldığı (Enbiyâ, 107) ve Makamı Mahmûd vaadettiği habîbî, yaratılmışların en hayırlısı, kâinatın efendisidir.

O bir uyarıcı olarak geldi

Zikri Hakîm'de;"Ey Peygamber! Biz seni hakikaten hem kendi ümmetine hem de bütün ümmetlere şâhid, bir müjdeleyici, bir uyarıcı olarak gönderdik.Allah'ın izniyle hakka ciavetçi, nur saçarak hakka giden yolu aydınlatan bir ışık kaynağı olarak gönderdik." (Ahzab, 4546) buyurulan şâhid, ebedî nimetleri müjdeleyici, elim azaba karşı uyarıcı, en yüce davetci, nûr kaynağıdır.Beşeriyet çerçevesinde ne kadar övülse, o övgüye layıktır ve bunun için kullanılan kelimeleri yetersiz bırakacak derecede güzel sıfatlarla doludur.O, güvenilir, emin, kendi nevasından konuşmayandır; son derece doğru sözlüdür.O, Muhammed Mustafâ'dır... Karnı Tok,Cebi oldurulanlardan Gelen Saçma Sözler Allah Rasûlü'nün asırlar ötesinden bizi uyaran bir hadisi şerifini dikkatle okuyunuz. Hadisi Ebû Rafi' (r.a.) rivayet ediyor:"Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki; Gün gelip içinizden çıkacak şöyle birisiyle karşılaşmayayım. Rahat koltuğuna yan gelip oturmuş duruyor. Yapılması gereken bir konu için verdiğim emir veya yapılmaması gereken bir konudaki nehyim kendisine ulaşıyor. O kişi de; Ben öyle bir şey bilmiyor, tanımıyorum. Biz Allah'ın Kitabında ne bulursak onu yapar, yalnız onu takip ederiz, diyor."Bu hadis, sahih bir hadistir. Onu, Ebu Davud'un Süneninde, Sünnetle ilgili bölümde (H. No: 4605), Tirmizî'nin Süneninde, İlimle ilgili bölümde (H. No:2663) bulabilirsiniz. Tirmizî (rh.a.) adeti üzere hadisin sıhhatiyle ilgili kanaatini belirtirken; "Bu hadis, hasendir, sahihtir" der.
Hadis, İbn Mâce'nin Süneninde, Mukaddime bölümünde de (el / 7) yer alır. (Ayrıca bak: Câmiu'lUsûl, 1/283) Aynı konuyu, değişik bir lafızla dile getiren ikinci bir hadisi, sahabîlerden Mikdam İbn Ma'dîkerb (r.a.) rivayet e-der ve şöyle der:Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz buyurmuştur ki; "Bana Kur'ânı Kerim vahyedildi. Onunla birlikte bir o kadar da ek bilgi verildi.Çok zaman kalmadı. Koltuğuna kurulmuş, karnı dolu adamlar türeyecek; Bütün dikkatinizi bu Kur'ân'a verin. Biz, yalnız onda bulduğumuz helali helal, haramı haram sayarız... derler."Hadisi, bu şekliyle Ebu Davud yine Sünnet bölümünde (H. No: 4604) nakleder.Aynı hadisi Tirmizî de nakleder. (H. No:
2664)Ancak, onun naklinde okuyucularımıza aktarmak istediğim iki önemli
farklılık vardır:Birincisi: Bu tür zihniyeti aşılamak iste yen kişilerin lüx koltuklarına "dengilmiş" olduğu ifâdesi.Arapça aslını tercüme için bu kelimeyi, bilerek seçiyorum. Çünkü "dengilme" sıradan bir yaslanma değildir. Anadolu'nun bir çok yerinde; biraz yana kaykılarak, tok karnı gevşeterek ve rahata alarak keyifli bir yaslanış için kullanılır. Hadisi Şerifteki tasvir de tam budur.İkincisi; hadisin sonundaki ek olarak yer alan şu cümledir:"Allah Rasûlü'nün haram kıldığı bir şey, tıpkı Allah'ın haram kıldığı bir şey gibidir."Hadis, Süneni Ebû Davud ve Tirmizî'de yer aldığı gibi, Ahmcd İbn Hanbel'in Müsned'inde (4/ 130131), İbn Mâce'nin Sünen'inde de (1/ 6) yer alır.

Nereye gidiliyor? Nereye gidilmek isteniyor!?

Bu hadisleri nakletme ve üzerinde durmaktaki maksadımızın ne olduğunun anlaşıldığını ümit ediyorum. Zira günümüzde de koluğuııa kurulmuş, karnı tok veya doyurulmuş, ancak vicdanı ve şahsiyeti satın alımııış, âhireti unutmuş, dünyaya kanmış, Allah'ın gazabını üzerine çekerek kul memnun etmeye çalışanlardan bu tür cümleler duymaya başladık.
Hadis, ayrıca bir açıklamaya meydan bırakmayacak kadar açık ve nettir. Ancak, bizim de piyasaya sürülen ve süslü kelimelerle pazarlanılmaya çalışılan sözlerle fazla oyalanmadan söylemek istediğimiz birkaç cümlemiz var:

Allah'a ve Rasûlü'ne itaat

Gerçekten Kur'ân'a değer veren, Allah'ın Kur'ân'da bildikleriyle amel eden, orda yer alan ilâhî emirleri hayatına yansıtan her insan, Allah Rasûlü'nün emirlerini de kabul eder ve hayatına yansıtır. Zira Rabbimiz;"Ey İman Edenler! Allah'a ve Rasûlü'ne itaat edin!""O'na itaat ederseniz, hidayet bulursunuz.""Rasûle itaat eden, şüphesiz Allah'a itaat etmiş olur.""Size Allah Rasûlü'nün verdiğini alın, yasakladığından da uzak durun...""Kıyamet günü, yüzleri evrilip çevrilerek Cehennem a-teşinde kavrulurlarken pişmanlık içinde; No'laydı da da Allah'a ve Rasûlü'ne itaat etseydik," diyeceklerdir.Allah Rasûlü'nde sizlere ne güzel örnekler vardır. Bu, Allah'ın huzuruna varacağına, âhiret gününün varlığına inananlar ve Allah'ı çokça zikredenler içindir." O, kendi heva ve hevesinden konuşmaz." buyurmakladır.Bu kadar açık ve net âyetler ve biraz aklını kullananın hemen anlayacağı gerçekler varken, bu çatlak sesler nerden, nasıl çıkıyor? Bu tür soruların cevaplarının, bizi götürdüğü bir gerçek var: Ön kapıdan girmeye zorlanan şeytan, yan kapıları, arka kapıları... deniyor; çarpık zihniyetleri süsleyerek göze hoş göstrmeye çalışıyor. Dünyalığın kamaştırdığı gözler, biraz ilerideki uçurumu ve tehlikeleri görmüyor.

Saldırılan değerler, saldıranılar çaresiz bırakacak kadar güçlüdür

Öte yandan, ortada bir gariplik var. Bu yöndeki saldırılar, İslâmın en güçlü olduğu alanlardan birinde geliyor. Hiçbir ümmet, bu ümmet gibi peygamberlerinden gelen sözleri titizlikle kayda geçilmemiş, saklamamış, kayda geçenleri titizlikle korumamış, ince eleklerden geçirip süzmemiştir.
Her hadis'in senedi, metni kaydedilmiş; nakleden insanlar, zekâları, kişilikleri, samimiyetleri, unutkanlıkları, doğru sözlülükleri, meyilleri, sonradan zihinlerine tesir edecek bir rahatsızlık geçirmişlerse bu rahatsızlıkları, bunun hadislere tesir oranı, bu rahatsızlıktan önce ve sonra naklettiği hadislerle ilgili bilgiler verilmiş; hadis kitablarınm yanında tahric ve rical konusunda da akla durgunluk verecek derecede eserler telif edilmiştir.
Bu alanda insaflı çalışma yürüten herkes, şüphesiz verilen emeğe, katedilen yollara, konulan ölçülere, yetişen ilim ehline, telif edilen eserlere hayran kalacaktır.
Allah Rasûlü'nün fiilleri, sözleri, emir ve yasaklan, yaşadıkları, sadece kaybedilmemiş, ilim ehli tarafından, bir bir arının binbir çiçek dolaşarak bal toplayışı gibi elden geçirilmiş, işlenmiş, hükümleri hayata aksettirilmiştir. Yoke dilemeyecek kadar sağlam, sarsılmayacak kadar güçlüdür.
Bu gün, büyük mücadelelerle kendi değer ve kıymetlerinden uzaklaştırılmış, bir çoğundan habersiz hale getirilmiş bir milletin içine düştüğü cehaletten istifadeyle insanların akıl ve inançlarıyla oynanmak isteyenlerin modasının geçeceği, başlarını bir gün hakikat duvarlarına toslayacakları kesindir.

O'na iman, şehâdetin bir parçasıdır

Allah Rasûlü'nün hükümlerini dışlamaya çalışanlar, hadislerini reddetmek için fırsat ve bahaneler arayanlar, onlara imkan hazırlayıp çanak tutanlar ve onların propaganda yoğunluğu karşısında sarsılanlar, modaya kapılma hevesi taşıyanlar... bilmelidirler ki;Biz bu aziz dîni Allah Rasûlü'nden öğrendik. Allah Kelamını ük önce Ondan dinledik. Rabbımızın bize ne emrettiğini, emrini nasıl yerine getireceğimizi anlamak için Ona kulak verdik. İslâmın kemaliyle nasıl yaşanacağını Onda gördük. Ahlak güzelliğinin bütün meyvelerini Onda tattık.
Yine bilinmelidir ki biz, kelime-i şahadet getirirken Allah'ın varlığına, birliğine, O'ndan başka hiçbir ilah olmadığına, mutlak kudret sahibinin O olduğuna inanıp, inancımızı îlân ederken, Muhammed Mustafâ'nın da O'nun kulu ve rasûlü olduğuna inandık, iman ettik ve bu inancımızı da îlân ettik. Ona olan imanımız kelime-i tevhidin, şehadetin içinde yer aldı; îman çekirdeğimizi oluşturdu.Eğer biz Ondan duyduğumuz sözleri, hükümleri reddedersek, Ondan duyduğumuz âyetleri nasıl kabul edeceğiz? Onun bize öğrettiği Kur'an'da yer almayan; namazların kılmış şekilleri, haccın edâ edilişi, doğal kaynaklarda yetişen sahipsiz mallann mülkiyete geçiş yollan veya onlardan yararlanma şartları; ahşveriş hukuku, şirketler hukuku, kefalet, vekâlet, aile hukukuyla... ilgili bir çok hükümleri ne yapacağız? inkar mı deceğiz; reddedip yok mu sayacağız? Sıra buraya nu gelecek? Giderek sonunda Allah'ın hükümlerini ve Kelâmını redde mi dayanacak? Bunun mu planlan yapılıyor, temelleri atılıyor!?
Ancak, plan ve programlar, hazırlanan tuzaklar ne olursa olsun Allah nurunu tamamlayacak, İblis uğruna yürütülen çabalar, Allah'ın nurunu söndürmeye yetmeyecektir.Son söz olarak hatırlatmak istediğimiz İlâhî ikaz var;"İman edenler arasında çirkin ve çirkef şeylerin yayılmasını arzulayan kimseler için, hem dünya hayatında hem de âhirette çok acıklı ve ızdırap verici bir azap vardır..." (Nûr, 24/ 19)Kim ne derse desin; kervan, âlemlere rahmet olarak gönderilen Hidâyet Rehberinin rehberliğinde Hakka yürümeye devam edecektir!

 


Bu Makale 3799 defa okunmuştur

 

Yazdır

YAZARIN DİĞER YAZILARI

©

12/06/2015 - 14:19 Oruçla İlgili Kısa Bilgiler

©

10/03/2015 - 11:06 Kendinizi ve Ailenizi, Ateşten ve Hüsrandan Koruyunuz

©

23/10/2014 - 17:41 NAFİLE NAMAZLAR

©

01/09/2014 - 14:50 BORÇ ve KARZ-I HASEN

©

04/08/2014 - 13:11 Uhud Gazvesi

©

30/06/2014 - 14:18 Ramazan Ayını Karşılarken

©

09/06/2014 - 10:44 Kur’ân-ı Kerîm’de Gençlik

©

05/05/2014 - 12:25 Genç Anne (Hâcer) ve Mekke Şehrinin Kuruluşu

©

07/04/2014 - 15:46 Putlar ve Putçuluk Zihniyetiyle Mücâdele Eden Genç

©

01/02/2014 - 13:26 Vahyin Gelişi

©

04/12/2013 - 13:20 Güçlü ve Güvenilir Genç

©

16/07/2013 - 12:45 Eşinizin ve çocuklarınızın duygularını anlayınız, zaman zaman kendinizi onların yerine koyunuz ve olumlu yönde adımlar atınız.

©

19/06/2013 - 16:14 Âile sırlarınızı dışarıya vermeyiniz

©

20/05/2013 - 11:57 Çocuklarınızı açık sözlü yetiştiriniz

©

18/04/2013 - 10:40 Çocuklarınızı kendi cinslerine uygun olarak yetiştiriniz.

©

19/03/2013 - 13:48 Çocuklarınızın yanlış alışkanlıklar edinmesine fırsat vermeyiniz.

©

19/02/2013 - 11:12 Çocuklarınızın iyi arkadaşlar edinmelerine dikkat ediniz.

©

17/01/2013 - 12:09 Evinizin, kendinizin ve çocuklarınızın maddî, manevî temizliğine dikkat edininiz.

©

24/12/2012 - 11:09 Kanaatkâr olunuz.

©

21/11/2012 - 13:38 Âile yuvanızda israftan uzak durunuz

©

25/09/2012 - 10:36 Asıl gayenin ve hedefin ne olduğu âile yuvanızda bulunan her fert tarafından bilinmelidir. Bu şuuru yuvanızda filizlendiriniz.

©

27/08/2012 - 12:08 Büyüklerinize hürmet, küçüklerinize şefkat ve merhamet gösteriniz.

©

23/07/2012 - 11:24 Âilenize ve çocuklarınıza zaman ayırınız.

©

28/06/2012 - 12:29 Çocuklarınıza şahsiyetli olmayı, başka zihniyetleri taklit etmemeyi, olduğu gibi görünmeyi öğretiniz.

©

04/06/2012 - 11:28 Akrabalarınızla bağlarınızı koruyunuz.

©

25/04/2012 - 14:48 Anne ve babanız için hayırlı evlâd olunuz, çocuklarınıza da güzel örnek

©

26/03/2012 - 11:16 Âile içindeki mesuliyetlerinizi biliniz ve çocuklarınıza yaş ve durumlarına uygun mesuliyet veriniz.

©

27/02/2012 - 15:26 İlmi seviniz ve çocuklarınıza ilim sevgisi aşılayınız.

©

30/01/2012 - 11:23 Çocuklarınıza ev içi adabı ile ilgili bilgiler veriniz, onları eğiterek güzel alışkanlıklar kazandırınız.

©

02/01/2012 - 11:49 Çocuklarınıza güzel hasletler aşılayınız.

©

28/11/2011 - 11:18 Çocuklarınıza ibadet duygusu aşılayınız. Onlara nasıl namaz kılacaklarını, nasıl oruç tutacaklarını öğretiniz.

©

03/10/2011 - 11:46 Çocuklarınıza Kur’ân öğretiniz.

©

05/09/2011 - 14:31 Çocuklarınıza güzel sözler ve iman esaslarını öğretiniz.

©

01/08/2011 - 11:54 Çocuklarla latifeleşiniz. Çocuklarınıza güzel örnek olunuz

©

04/07/2011 - 12:24 Çocukluktan kaynaklanan hatalarını hoş görünüz.

©

03/06/2011 - 11:59 Çocuklarınıza duâ ediniz, onlara bedduâ veya lânet etmeyiniz.

©

09/05/2011 - 11:58 Çocuklarınıza adaletli davranınız.

©

11/04/2011 - 13:54 Yuvanızın içinde güzel dil kullanınız.

©

07/03/2011 - 12:34 Çocuklarınızı güzel ahlâkla yetiştiriniz, onları şımartmayınız.

©

14/02/2011 - 11:38 Çocuklarınızı seviniz ve onlara sevginizi belli ediniz.

©

06/01/2011 - 10:54 Yuvanıza Girerken Selâm Veriniz ve Çocuklarınıza da Selâmı Alıştırınız.

©

02/12/2010 - 11:18 Asr-ı Saadet’ten Bir Genç Selâme İbn Ekva’-radıyallâhu anh-(Yorulmayan Ayaklar, Bitmeyen Azim)(I)

©

14/10/2010 - 17:45 Çocuklarla Şakalaşmak

©

27/07/2010 - 13:44 Varlığın İmtihanı

©

22/06/2010 - 12:34 Bilmek, yaşamak ve güzel üslupla aktarmak

©

17/05/2010 - 16:38 Yuvanızı kaerşılıklı sevgi, rahmet ve şefkat temelleri üzerne kurunuz. Yuvanızdan sevgi ve rahmeti eksik etmeyiniz.

©

16/04/2010 - 11:22 İmanınızı hayırlı, güzel amlellerle dış dünyaya aksettiriniz.

©

24/09/2009 - 10:59 SÜNNETİ HAKKA GİDEN YOL BİLMEK

©

22/08/2009 - 09:43 Mukaddes Diyâr’a

©

24/07/2009 - 11:06 Yeni Bir Ramazan Yaşarken

©

25/06/2009 - 09:20 Çocuklarımız filizlenip büyürken

©

01/06/2009 - 14:54 Hissedilen Güç, Engin Basîret

©

28/04/2009 - 16:03 Vahy Safiyeti ve Bulandırma Gayretleri

©

07/04/2009 - 13:17 İç Dünyamızın Dış Dünyaya Aksi Edep ve Ahlâk

©

09/03/2009 - 15:10 Anne ve Babalara Üç Nasihat

©

17/11/2008 - 23:48 Selim Fıtrat, Kötü Alışkanlık ve Çocuklar

©

30/05/2008 - 23:02 Âile Yuvasında Sevgi ve Rahmet

©

13/03/2008 - 23:57 Orta Yol İfrat ve Tefrite (Aşırılıklara Düşmemek)
 
 

Site İçi Arama

  01.10.2020

13 Safer 1442

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Kıyamet-saatinin kopacağı gün, (mü'minlerle kafirler birbirlerinden) ayrılırlar.

( Rum sûresi - 14)

Bir Hadis

Ebû Hüreyre radıyallahu anh,
Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittim demiştir:
“Uyanık olunuz! Şüphesiz dünya değersizdir. Dünyada olan mal mülk de kıymetsizdir. Ancak Allah Teâlâ’nın zikri ve O’na yaklaştıran şeylerle, öğretici ve öğrenici olmak müstesnadır.”


Tirmizî, Zühd 1

Bir Dua

“Allah’ım! Sen yardım istenilensin, dualar ancak sana ulaşır, duaları sen kabul edersin, güç ve kuvvet ancak Allah ile birlikte vardır.”


(Tirmizî, Deavât, 94)

Hikmetli Söz

Kibir, bele bağlanmış taş gibidir. Onunla ne yüzülür ne de uçulur.




Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

Anket

KURAN OKUYORMUSUNUZ ?

Seçenekler

Ayda bir Kur'an okuyorum

Onbeş günde bir Kur'an okuyorum

Haftada bir Kur'an okuyorum

Hergün düzenli Kur'an okuyorum

Kur'an okumuyorum

Sonuçları Göster

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com