Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler   |   Sesli Dersler    |   İlmi Yazilar    |   Yazarlar   |   Sorular ve Cevaplar   |   İletişim   |   Foto Galeriler   |   Ziyaretçi Defteri

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz Peygamberin Hayatı (s.a.v)

Sahabe Hayatı

İnsanı Tanımak (Radyo)

İnsanı Tanımak (Tv)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Özel Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Belgeseller

Aile Eğitim Seminerleri

Aile Eğitim Yazıları

Çocuk Eğitimi Yazıları

Kuran Araştırmaları

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Dünya İslama Koşuyor
Eğitimcilere ÖZEL
04- Gazze Duası
Avusturalyalı Gencin Müslüman Oluşu
Anne Babaya İtaat
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Ahmet El-Acemi / Dua
Ölüm- 3
Ölüm- 2
Ölüm- 1
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Esma'ül Hüsna

 

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 4329
Toplam 10290048
En Fazla 16179
Ortalama 2267
Üye Sayısı 1055
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci
 

 
İmanınızı hayırlı, güzel amlellerle dış dünyaya aksettiriniz.
16/04/2010 - 11:22
 
Dr Şerafeddin Kalay
Süfyan İbn Abdullah es-Sekafî(ra) anlatıyor:
"Ya Rasûlallah! Bana İslâm hakkında öyle bir söz söyle ki senden sonra bu konuda hiç kimseye bir şey sorma ihtiyacı duymayayım," dedim.
Şöyle buyurdu: "Allah a iman ettim, de, sonra da dosdoğru ol!"[1]
Birkaç kelimeden meydana gelen bu kısacık cümle çok şey anlatan bir cümledir. Dev bir ağacı içinde taşıyan küçücük çekirdek gibidir. Gönülden iman, sonra dosdoğru bir hayat. Konuşurken, ticarette, adâlette, dostlar arasındaki münasebette, ilimle amelde, edeb ve terbiyede, ibadette, âile yuvasında… Kısaca hayatın bütününde dosdoğru olmak…
Bu bir hayat düsturu, Rabbimizin bizden istediklerinin özü.
Doğruluk, imanın söz ve amellerle dış dünyaya aksedişi.
Rabbimiz bu aksedişi bizden istiyor. Bunu ifade eden nice âyet-i kerîmeler ve hadis-i şerifler vardır: 
Zikr-i Hakim de mü minlere verilen şu müjdeye dikkat ediniz:
“İman eden ve salih amel işleyenleri altlarından ırmaklar akan cennet bahçeleri ile müjdele! Cennet meyvelerinden her biri kendilerine rızık olarak verildikçe; -Daha önce de dünyada bununla rızıklanmıştık, derler. Kendilerine bahşedilen bu rızıklar dünyadaki meyvelere benzer olarak kendilerine sunulur.” (Bakara 2/ 25)  
Bu âyet-i kerîmede dikkat çekmek istediğimiz Cennet bahçeleri ve meyvelerinden ziyade bu nimetleri hak edenlerin imanlarını salih amellerinin takip edişidir.
Zikr-i Hakîm de ne zaman iman zikredilse arkasından bu imanı dışarıya aksettiren güzel, salih amellere vurgu yapılır. Bunun misallerinden biri de zikredilen âyet-i kerîmedir. Bunun daha nice örnekleri vardır.
Kur an-ı Kerim de mü min tarif edilirken; "O, Allah a iman edendir" diye tarif edilmiyor. Allah a imanının dış dünyaya aksedişine vurgular yapıyor, misaller sergiliyor. Enfâl Sûresinin 3. âyetinde mü min şöyle tarif ediliyor:  
“Mü’minler o kimselerdir ki; Allah’ın ism-i celâli anılınca kalpleri sevgi ve haşyetle ürperir, kendilerine Allah’ın âyetleri okunduğunda onu kabul edip, emir ve yasaklarını yerine getirerek hayatlarına yansıtır, imanlarına iman katarlar. Onlar Rabb’lerine gerçekten güvenip dayanan, tevekkül eden kimselerdir.”  
Mü minûn Sûresi nin ilk âyet-i kerîmelerinde mü minlerin vasıfları sayılıyor. Namazlarını huşû içinde kılışları, lüzumsuz, manasız, boş sözlerden uzak duruşları, zekatı hakkıyla verişleri, iffetlerini koruyuşları, kendilerine verilen emanetlere ve ahidlerine sadakatleri, namazlarını vakitlerinde ve erkanına uygun olarak eda edişleri dile getirildikten sonra Firdevs Bahçeleri ne varis olacak ve orada ebedî kalacak insanların böyle mü minler oldukları vurgulanır.[2] Bir başka ifadeyle imanın meyvelerinden örnekler sunulur. Kehf Sûresi nin 107 ve 108. âyetlerinde de şöyle buyruluyor:
"İman edip salih amel işleyenler için makam olarak Firdevs Bahçeleri vardır. Orada ebedî olarak kalıcıdırlar. Oradan hiç ayrılmak istemeyeceklerdir."  
İmanın peşinden salih amellerin zikredilişi Kur ân-ı Kerim de daha birçok yerde önümüze çıkar ve bizlere ibret levhaları sunar. Bunların en dikkat çekicilerinden biri de şüphesiz Asr Sûresi nde yer alandır:
“Asra yemin olsun ki! İnsan gerçekten ziyan içindedir. Ancak iman edip hayırlı, güzel, salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, sabır ve sebatı tavsiye edenler bundan müstesnadır.”
İmanla salih ameli yanyana getiren bu âyet-i kerîmeler içlerinde taşıdıkları emirler ve irşadlar yanında için için bize bir şey daha emrediyor. İmanımız meyve vermeli, dış dünyaya güzel ameller olarak aksetmelidir. İman yolcusu böyle olur. Mümin gönüllerden dışarı akseden ameller bir araya gelince hayat daha güzel, dünya daha huzurlu ve emniyetli olacaktır.
Dışarıya aksetmeyen iman nasıl bir iman olabilir? Varsa neden varlığını belli etmiyor? Veya dış dünyaya kötü davranışlar aksediyor, dillerden kötü kelimeler dökülüyorsa bu nasıl bir imandır? Varlığı ve canlılığı ne kadar korunur?!.
Bir iman meyve vermiyor, güzel amellere dökülmüyorsa kime ne faydası var? İnsanlığa, cemiyete, âileye, çocuklara, bugüne ve gelecek nesillere ne katkısı olur? Güzel ameller olmadan ebedî saadet kazanılır mı?
Bunlar ve daha nice sorular zihinde birbirlerini takip eder. Hepsi üzerinde düşünmeye ve değerlendirilmeye muhtaç sorulardır. Üzerinde münakaşalar, münazaralar da yapılmıştır. Onlara girmeden özetle şunları söylüyoruz:
Amel imandan ayrıdır, ancak amel imanın meyvesi olduğunda, ondan kaynaklandığında değer kazanır. Ebedî saadet yoluna imanla girilir, o yolda amelle yürünür. İman amellerle çiçek açar, meyveler verir. Çiçekler ve meyveler hayatı güzelleştirir, besler canlandırır. Hayat mânâ kazanır, ölüm mânâ kazanır, geçmiş mânâ kazanır, gelecek mânâ kazanır…
Âile yuvalarımız, iman nûrunun dışa aksedişine, güzelliklere güzellik katışına en çok ihtiyaç duyulan ve en layık yerlerdendir. Bunda ihmalkâr olmayınız.
Yuvalarınız iman meyvelerinizle gıdalanır, saadetle dolar. Hak, hukuk onunla yerli yerini bulur, emniyet ve huzur gönüllerde taht kurar. Ve güzel ameller hiçbir zaman zayi olmaz. Çünkü din gününün sahibi, herşeye kadir olan Rabbimiz öyle buyuruyor:
“İman edip salih amel işleyenler bilmelidirler ki, biz güzel ameller işleyenlerin ecrini zâyi etmeyiz.” (Kehf – 18/ 30)

[1] Sahih-i Müslim, İman (1/ 65)
[2] Bak: Mü minûn Sûresi (23) Âyet : 1-11

Bu Makale 2931 defa okunmuştur

 

Yazdır

YAZARIN DİĞER YAZILARI

©

12/06/2015 - 14:19 Oruçla İlgili Kısa Bilgiler

©

10/03/2015 - 11:06 Kendinizi ve Ailenizi, Ateşten ve Hüsrandan Koruyunuz

©

23/10/2014 - 17:41 NAFİLE NAMAZLAR

©

01/09/2014 - 14:50 BORÇ ve KARZ-I HASEN

©

04/08/2014 - 13:11 Uhud Gazvesi

©

30/06/2014 - 14:18 Ramazan Ayını Karşılarken

©

09/06/2014 - 10:44 Kur’ân-ı Kerîm’de Gençlik

©

05/05/2014 - 12:25 Genç Anne (Hâcer) ve Mekke Şehrinin Kuruluşu

©

07/04/2014 - 15:46 Putlar ve Putçuluk Zihniyetiyle Mücâdele Eden Genç

©

01/02/2014 - 13:26 Vahyin Gelişi

©

04/12/2013 - 13:20 Güçlü ve Güvenilir Genç

©

16/07/2013 - 12:45 Eşinizin ve çocuklarınızın duygularını anlayınız, zaman zaman kendinizi onların yerine koyunuz ve olumlu yönde adımlar atınız.

©

19/06/2013 - 16:14 Âile sırlarınızı dışarıya vermeyiniz

©

20/05/2013 - 11:57 Çocuklarınızı açık sözlü yetiştiriniz

©

18/04/2013 - 10:40 Çocuklarınızı kendi cinslerine uygun olarak yetiştiriniz.

©

19/03/2013 - 13:48 Çocuklarınızın yanlış alışkanlıklar edinmesine fırsat vermeyiniz.

©

19/02/2013 - 11:12 Çocuklarınızın iyi arkadaşlar edinmelerine dikkat ediniz.

©

17/01/2013 - 12:09 Evinizin, kendinizin ve çocuklarınızın maddî, manevî temizliğine dikkat edininiz.

©

24/12/2012 - 11:09 Kanaatkâr olunuz.

©

21/11/2012 - 13:38 Âile yuvanızda israftan uzak durunuz

©

25/09/2012 - 10:36 Asıl gayenin ve hedefin ne olduğu âile yuvanızda bulunan her fert tarafından bilinmelidir. Bu şuuru yuvanızda filizlendiriniz.

©

27/08/2012 - 12:08 Büyüklerinize hürmet, küçüklerinize şefkat ve merhamet gösteriniz.

©

23/07/2012 - 11:24 Âilenize ve çocuklarınıza zaman ayırınız.

©

28/06/2012 - 12:29 Çocuklarınıza şahsiyetli olmayı, başka zihniyetleri taklit etmemeyi, olduğu gibi görünmeyi öğretiniz.

©

04/06/2012 - 11:28 Akrabalarınızla bağlarınızı koruyunuz.

©

25/04/2012 - 14:48 Anne ve babanız için hayırlı evlâd olunuz, çocuklarınıza da güzel örnek

©

26/03/2012 - 11:16 Âile içindeki mesuliyetlerinizi biliniz ve çocuklarınıza yaş ve durumlarına uygun mesuliyet veriniz.

©

27/02/2012 - 15:26 İlmi seviniz ve çocuklarınıza ilim sevgisi aşılayınız.

©

30/01/2012 - 11:23 Çocuklarınıza ev içi adabı ile ilgili bilgiler veriniz, onları eğiterek güzel alışkanlıklar kazandırınız.

©

02/01/2012 - 11:49 Çocuklarınıza güzel hasletler aşılayınız.

©

28/11/2011 - 11:18 Çocuklarınıza ibadet duygusu aşılayınız. Onlara nasıl namaz kılacaklarını, nasıl oruç tutacaklarını öğretiniz.

©

03/10/2011 - 11:46 Çocuklarınıza Kur’ân öğretiniz.

©

05/09/2011 - 14:31 Çocuklarınıza güzel sözler ve iman esaslarını öğretiniz.

©

01/08/2011 - 11:54 Çocuklarla latifeleşiniz. Çocuklarınıza güzel örnek olunuz

©

04/07/2011 - 12:24 Çocukluktan kaynaklanan hatalarını hoş görünüz.

©

03/06/2011 - 11:59 Çocuklarınıza duâ ediniz, onlara bedduâ veya lânet etmeyiniz.

©

09/05/2011 - 11:58 Çocuklarınıza adaletli davranınız.

©

11/04/2011 - 13:54 Yuvanızın içinde güzel dil kullanınız.

©

07/03/2011 - 12:34 Çocuklarınızı güzel ahlâkla yetiştiriniz, onları şımartmayınız.

©

14/02/2011 - 11:38 Çocuklarınızı seviniz ve onlara sevginizi belli ediniz.

©

06/01/2011 - 10:54 Yuvanıza Girerken Selâm Veriniz ve Çocuklarınıza da Selâmı Alıştırınız.

©

02/12/2010 - 11:18 Asr-ı Saadet’ten Bir Genç Selâme İbn Ekva’-radıyallâhu anh-(Yorulmayan Ayaklar, Bitmeyen Azim)(I)

©

14/10/2010 - 17:45 Çocuklarla Şakalaşmak

©

27/07/2010 - 13:44 Varlığın İmtihanı

©

22/06/2010 - 12:34 Bilmek, yaşamak ve güzel üslupla aktarmak

©

17/05/2010 - 16:38 Yuvanızı kaerşılıklı sevgi, rahmet ve şefkat temelleri üzerne kurunuz. Yuvanızdan sevgi ve rahmeti eksik etmeyiniz.

©

16/04/2010 - 11:22 İmanınızı hayırlı, güzel amlellerle dış dünyaya aksettiriniz.

©

24/09/2009 - 10:59 SÜNNETİ HAKKA GİDEN YOL BİLMEK

©

22/08/2009 - 09:43 Mukaddes Diyâr’a

©

24/07/2009 - 11:06 Yeni Bir Ramazan Yaşarken

©

25/06/2009 - 09:20 Çocuklarımız filizlenip büyürken

©

01/06/2009 - 14:54 Hissedilen Güç, Engin Basîret

©

28/04/2009 - 16:03 Vahy Safiyeti ve Bulandırma Gayretleri

©

07/04/2009 - 13:17 İç Dünyamızın Dış Dünyaya Aksi Edep ve Ahlâk

©

09/03/2009 - 15:10 Anne ve Babalara Üç Nasihat

©

17/11/2008 - 23:48 Selim Fıtrat, Kötü Alışkanlık ve Çocuklar

©

30/05/2008 - 23:02 Âile Yuvasında Sevgi ve Rahmet

©

13/03/2008 - 23:57 Orta Yol İfrat ve Tefrite (Aşırılıklara Düşmemek)
 
 

Site İçi Arama

  20.09.2020

2 Safer 1442

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Nuh "Rabbim, yeryüzünde kafirlerden yurt edinen hiç kimseyi bırakma." dedi.

( Nûh sûresi - 26)

Bir Hadis

İbnu Abbâs anlatıyor:

Hz.Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki:
"Kim Müslümanlar arasından bir yetim alarak yiyecek ve
içeceğine dâhil ederse, affedilmez bir günah (şirk) işlememişse,
Allah onu mutlaka cennete koyacaktır."


Tirmizî, Birr 14

Bir Dua

“Allah’ım! Günahımı, bilgisizliğimi(n sonucu olarak yaptıklarımı), haddimi aşarak
işlediklerimi ve benden daha iyi bildiğin bütün kusurlarımı bağışla!”

(Müslim, Zikir, 70)

Hikmetli Söz


Kıyamet günü her göz ağlayacaktır.

Ancak Allah Teâlâ'nın haram kıldıklarına bakmayan,

Allah için uykusuz kalan,

Allah korkusundan ağlayan gözler, ağlamayacaktır.



Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

Anket

KURAN OKUYORMUSUNUZ ?

Seçenekler

Ayda bir Kur'an okuyorum

Onbeş günde bir Kur'an okuyorum

Haftada bir Kur'an okuyorum

Hergün düzenli Kur'an okuyorum

Kur'an okumuyorum

Sonuçları Göster

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com