Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler   |   Sesli Dersler    |   İlmi Yazilar    |   Yazarlar   |   Sorular ve Cevaplar   |   İletişim   |   Foto Galeriler   |   Ziyaretçi Defteri

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz Peygamberin Hayatı (s.a.v)

Sahabe Hayatı

İnsanı Tanımak (Radyo)

İnsanı Tanımak (Tv)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Özel Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Belgeseller

Aile Eğitim Seminerleri

Aile Eğitim Yazıları

Çocuk Eğitimi Yazıları

Kuran Araştırmaları

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Dünya İslama Koşuyor
Eğitimcilere ÖZEL
04- Gazze Duası
Avusturalyalı Gencin Müslüman Oluşu
Anne Babaya İtaat
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Ahmet El-Acemi / Dua
Ölüm- 3
Ölüm- 2
Ölüm- 1
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Esma'ül Hüsna

 

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 444
Toplam 10340072
En Fazla 16179
Ortalama 2272
Üye Sayısı 1055
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci
 

 
Âile Yuvasında Sevgi ve Rahmet
30/05/2008 - 23:02
 
Dr Şerafeddin Kalay
İnsanların kadın, erkek ferdileştirilmeye çalışıldığı, âile bütünlüğünün sarsıldığı, karıkocanın birbirlerine saygı ve sevgilerinin yitirilme noktasına getirildiği, evliliğin basit bir menfaat ve zevk birlikteliğine doğru sürüklenmeye çalışıldığı bir ortamda Zikri Hakim'de yer alan şu âyeti kerimeye dikkat ediniz:
"Kaynaşmanız, huzur duymanız için size kendi cinsinizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet geliştirmesi onun varlığı ve yüceliğinin delillerindendir. Doğrusu bunda düşünen, tefekkür eden bir topluluk için gerçekten ibret vardır." (Rum, 30/ 21)

   Birbirini tamamlamak ve beşeriyetin devamını sağlamak için iki cins olarak yaratılan erkek ve kadın, meşru bir nikahla yeni bir yuva kurduklarında birbirlerine en yakın iki insan haline gelirler. Hayat basamaklarının geri kalanlarını berâber çıkmaya başlarlar. Acıda tatlıda, varlık ve yoklukta berâber olmaya azmederler. Çok defa beraber ağlayıp beraber gülerler. Birbirlerinin saadet vesîlesi, tesellîsi olur, sırlarını birbirlerine açar, arada hiçbir perde olmadan dertleşir, dayanışır; ileriye yönelik hem kendileri, hem de yuvalarında filizlenecek yeni nesil için nice hayaller kurarlar.
 Her birine ayrı yaşama imkânı verilen bu iki mükerrem varlık, bir yuvada bütünleşir, birbirlerinde huzur bulur. Aralarında sevgi ve rahmet oluşur.
 Onların sayesinde âilelerinin diğer fertleri tanışıp, kaynaşır. Önlerinde yeni ufuklar açılır; yeni dost halkaları meydana gelir ve giderek genişler, yayılır…
*
 Zikredilen âyeti kerîmede âile yuvasında huzur, sükun, bulunulacağına, sevgi ve merhametin oluşacağına dikkat çekilirken, üzerinde tefekkür edilmesi istenirken bir gerçek daha vurgulanmaktadır: Yuvaların huzur ve saadet, sevgi ve rahmet dolu olmasının gerektiği, bunun sağlanılması için gayret edilmesinin lüzumu, böyle olunca bizleri yaratan ve sayısız nimet bahşeden Rabb'imizin rızasının gerçekleşeceği.
 Halk arasında bir ifade vardır: "Ayakkabısı dar olanın dünyası da dar olur," diye. Bu söz, belli bir oranda gerçeği ifade eder. Aynı çerçevede bir noktayı da biz vurgulayalım: "Âile yuvası kendisine dar gelen insanın dünyası gerçekten dar olur." Yuvasında huzur ve saadet bulamayan insan, bu kaybını başka hiçbir yerde bulamaz. Yuvasında yüzü gülmeyen insan, başka bir yerde, gerçek mânâda yüzünü güldüremez. İç dünyası aydınlık olmayan bir insanın dış dünyası aydınlık olamaz…
 Yuvamızda da saadet, sevgi ve rahmet istiyorsak bunun için üzerimize düşeni yapmak zorundayız. Biz arzu etmeden, üzerimize düşeni yapmadan yuvamızda saadet, sevgi, huzur ve rahmet filizlenip büyüyemez. Kendi üzerimize düşeni yapmadan da eşimizden üzerine düşeni yapmasını isteme hakkımız yoktur. Mesuliyetini idrak ederek ilk hareket eden biz olmalı, olgunluk yarışını daima biz kazanmalı, hatalar, sürçmeler olduğunda ilk affedici, hataları tamir edici biz olmalıyız.
 Bir yuva, acıları, tatlıları, iyi ve kötü günleri paylaşma, karşılıklı dayanışma, sevgi, şefkat ve hürmet üzerine kurulur. Herkesin üzerine düşen mesuliyetleri idrak ederek yerine getirme azm ve gayretiyle yoluna devam eder. Âile yuvasında herkes karşısındakinden olumlu tavır, olgunluk ve fedakârlık bekler kendi üzerine düşeni yapmazsa, huysuzluklar sergiler, sızlanmalar, nazlanmalar birbirini kovalarsa, her sabrın bir noktada son bulacağı bilinmelidir. Karşılıklı kusur aramanın, iyi günlerde yâr, kötü günlerde hasım olmanın faturası çok büyük ve acıdır; çünkü âile içinde uğranılan zarar, sadece karşı tarafın görmeyecektir.
 Eşlerden herbiri, kendi üzerine düşeni yerine getirmeye gayret ettiği gibi, yaşanılan dünyanın her zaman güllük gülistanlık olmadığını, rüzgarın her zaman istenilen taraftan esmediğini bilmeli, sıkıntılı, acılı, gergin anların, varlık ve yokluk zamanlarının olduğunu farketmeli, zaman zaman kendini eşinin yerine koyarak yaşanılanları onun açısından da değerlendirmelidir. Gergin ve sıkıntılı anlarda üstüne gitmemeli, rahatlatıcı tavır ve sözler sergilemeli, toplanan bulutları yavaş yavaş dağıtmasını bilmelidir. Ortalık rahatlayınca, gerginliğin sebebi sorulmalı, öğrenilince de otadan kadırılması veya sabır ve tahammülle karşılanması konusunda yardımlaşılmalıdır.
 Günümüzde âile yuvalarından ne yazık ki acı sesler geliyor ve nice âile sırları evlerden dışarılara taşıyor. Bu acıların, geçimsizliklerin çoğunun altında incir çekirdeğini doldurmayan meseleler, yerli yersiz kullanılan acı sözler ve gerçekten manasız inatlar, huysuzluklar yatıyor. Hoş bir kelime ile sözü kapatmak veya susarak nefislerin sakinleştiği, sözlerin akıl ve mantıkla söylendiği anları beklemek yerine, dünyayı hem kendisine hem de hayat arkadaşına zindan edecek üslup içerisinde söz yarışı devam ettiriliyor…
 Âile ocağı dışından içeriye sızan ve âile içi depremlere sebep olan kötü müdahelelerin rolü de küçümsenemeyecek kadar çok göze batıyor. Zikri Hakîm'de yer alan "kişi ile zevci arasını ayıranlar" hakkındaki tehditlerin hâkimi mutlak olan Rabbimizin tehdidi olduğu asla gözden ırak edilmemelidir…

 İSLÂM NÛRU İLE AYDINLANAN YUVA
 Kurulan bir yuvanın en güzel meyvelerinden biri şüphesiz çocuktur. Dünyaya gelişiyle yuvaya yeni bir canlılık, yeni bir dünya getirir. O, yepyeni bir başlangıcın, yeni günlerin, ufukların müjdecisidir.
 Çocuk için en büyük nimetlerden biri de şüphesiz içinde sevgi ve hürmetin bulunduğu, İslâm nuruyla andınlanmış, ahlâkî güzelliklerle dolu, edeb ve terbiye ile ziynetlendirilmiş bir yuvada dünyaya gelmesi, yetişip filizlenmesidir. 
 Çocuğun varlığına, dünyaya gelişine sebep olan anne ve babanın da yavrusuna sunacağı en büyük hediye budur. Bu alacağı arabalardan, elbiselerden, ayakkabılardan, oyuncaklardan… çok daha kıymetli bir hediyedir. Allah'ın adını anarak ahidleşmeleri, yuvalarının temellerini onun rızasına uygun olarak atmaları, âile ocaklarını onun emrettiği, Rasûlü'nün irşad ettiği gibi güzel hasletlerle donatmaları ve yuvalarından bu hasletleri, bu ruhu eksik etmeyişleri, hiçbir maddî hediye ile kıyaslanamayacak kadar kıymetlidir.
 Bir çok anne, daha küçük yaşlarda kız çocukları için çeyiz hazırlamaya başlıyorlar, çeyizlerinde bir kusur, bir eksiklik olmasın diye son derece titiz davranıyorlar. Yeni yuvaya bu çeyizlerin taşınacağı, alınacak diğer eşya ile birlikte yuvanın döşeneceği, bezeneceği anı hayal ediyor, çok defa günlerini bu hayallerle süslüyorlar.
 Bunu elbette yadırgamıyoruz. Ancak düşünülmesini istediğimiz bir başka gerçek var. Acaba hangi çeyiz, bir genç kızın ahlâkından daha güzel olabilir, onun güzel hasletlerini gölgeleyecek değere ulaşabilir!? Hangi genç kız, hayat arkadaşına iffetinden daha kıymetli bir dünya malı bulup da götürebilir!?.
 Aynı şeyler erkek için de geçerlidir. Ne sunulacak altınlar, ne binilecek araba, ne rengârenk eşya ile  donatılan ev, ne de diğer mallar, onun kendi şahsında taşıyacağı iffet duygularından, dürüstlük, mertlik, cesaret, cömertlik, sevgi, merhamet, ilim, irfan sevgisinden, helal lokma şuurundan, hak yolda Rabb'inin istediği gibi yürüme azminden daha kıymetli olabilir!?.
 Bunun içindir ki Allah Rasûlü(sav);
"Sana kişinin saklayacağı en hayırlı hazineyi haber vereyim mi? Saliha kadın. Ona baktığında gönlüne sürûr verir. Bir şey söylediğinde itaat eder, yerine getirir. Yanında olmadığın zaman, hem malını hem de iffetini korur,"(1) buyurur.
Âişe Vâlidemizden gelen bir hadisi şerifte de;
"Mü'minlerin imanı en olgun olanı, ahlâkı güzel olan ve âilesine hoş muâmelede bulunan, onlara karşı sevgi ve şefkatle davranandır.."(2) buyurulur.
 Allah Rasûlü'nün buyrukları, irşadları incelendiğinde, âileyle, çocuklarla, yeni yetişecek nesillerle ilgili nice güzellikler, davranışlarında nice incelikler olduğu görülecek ve bu örnek davranışlar bizlere, onun yolunda yürümek isteyenlere, doğruya, himete değer verenlere ışık tutacaktır.
 Unutmayınız; gerçek saadet âile yuvalarından dışarıya taşan saadettir. Gerçek hüsran hem kendisini, hem de âilesini hüsrâna sürükleyen insanların uğradığı hüsrandır.
 Şu ilâhî ikaza iyi kulak veriniz:
"Gerçekten hüsrâna uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini hem de âilelerini hüsrâna sürüklemiş olanlardır. İyi dikkat edin,  açık, kesin ve acısı derin hüsrân bu hüsrândır." (Zümer Sûresi, 39/ 15)
(1) Süneni Ebî Davûd, Zekât (2/ 306) El-Müstedrek, Hâkim (1/ 409-410) Hâkim, sahih olduğunu söylemiş, Zehebî de onu tasdik etmiştir. (2) Süneni Tirmizî, İman (1/ 9) Hadis için; "sahih" demiştir.


Bu Makale 3329 defa okunmuştur

 

Yazdır

YAZARIN DİĞER YAZILARI

©

12/06/2015 - 14:19 Oruçla İlgili Kısa Bilgiler

©

10/03/2015 - 11:06 Kendinizi ve Ailenizi, Ateşten ve Hüsrandan Koruyunuz

©

23/10/2014 - 17:41 NAFİLE NAMAZLAR

©

01/09/2014 - 14:50 BORÇ ve KARZ-I HASEN

©

04/08/2014 - 13:11 Uhud Gazvesi

©

30/06/2014 - 14:18 Ramazan Ayını Karşılarken

©

09/06/2014 - 10:44 Kur’ân-ı Kerîm’de Gençlik

©

05/05/2014 - 12:25 Genç Anne (Hâcer) ve Mekke Şehrinin Kuruluşu

©

07/04/2014 - 15:46 Putlar ve Putçuluk Zihniyetiyle Mücâdele Eden Genç

©

01/02/2014 - 13:26 Vahyin Gelişi

©

04/12/2013 - 13:20 Güçlü ve Güvenilir Genç

©

16/07/2013 - 12:45 Eşinizin ve çocuklarınızın duygularını anlayınız, zaman zaman kendinizi onların yerine koyunuz ve olumlu yönde adımlar atınız.

©

19/06/2013 - 16:14 Âile sırlarınızı dışarıya vermeyiniz

©

20/05/2013 - 11:57 Çocuklarınızı açık sözlü yetiştiriniz

©

18/04/2013 - 10:40 Çocuklarınızı kendi cinslerine uygun olarak yetiştiriniz.

©

19/03/2013 - 13:48 Çocuklarınızın yanlış alışkanlıklar edinmesine fırsat vermeyiniz.

©

19/02/2013 - 11:12 Çocuklarınızın iyi arkadaşlar edinmelerine dikkat ediniz.

©

17/01/2013 - 12:09 Evinizin, kendinizin ve çocuklarınızın maddî, manevî temizliğine dikkat edininiz.

©

24/12/2012 - 11:09 Kanaatkâr olunuz.

©

21/11/2012 - 13:38 Âile yuvanızda israftan uzak durunuz

©

25/09/2012 - 10:36 Asıl gayenin ve hedefin ne olduğu âile yuvanızda bulunan her fert tarafından bilinmelidir. Bu şuuru yuvanızda filizlendiriniz.

©

27/08/2012 - 12:08 Büyüklerinize hürmet, küçüklerinize şefkat ve merhamet gösteriniz.

©

23/07/2012 - 11:24 Âilenize ve çocuklarınıza zaman ayırınız.

©

28/06/2012 - 12:29 Çocuklarınıza şahsiyetli olmayı, başka zihniyetleri taklit etmemeyi, olduğu gibi görünmeyi öğretiniz.

©

04/06/2012 - 11:28 Akrabalarınızla bağlarınızı koruyunuz.

©

25/04/2012 - 14:48 Anne ve babanız için hayırlı evlâd olunuz, çocuklarınıza da güzel örnek

©

26/03/2012 - 11:16 Âile içindeki mesuliyetlerinizi biliniz ve çocuklarınıza yaş ve durumlarına uygun mesuliyet veriniz.

©

27/02/2012 - 15:26 İlmi seviniz ve çocuklarınıza ilim sevgisi aşılayınız.

©

30/01/2012 - 11:23 Çocuklarınıza ev içi adabı ile ilgili bilgiler veriniz, onları eğiterek güzel alışkanlıklar kazandırınız.

©

02/01/2012 - 11:49 Çocuklarınıza güzel hasletler aşılayınız.

©

28/11/2011 - 11:18 Çocuklarınıza ibadet duygusu aşılayınız. Onlara nasıl namaz kılacaklarını, nasıl oruç tutacaklarını öğretiniz.

©

03/10/2011 - 11:46 Çocuklarınıza Kur’ân öğretiniz.

©

05/09/2011 - 14:31 Çocuklarınıza güzel sözler ve iman esaslarını öğretiniz.

©

01/08/2011 - 11:54 Çocuklarla latifeleşiniz. Çocuklarınıza güzel örnek olunuz

©

04/07/2011 - 12:24 Çocukluktan kaynaklanan hatalarını hoş görünüz.

©

03/06/2011 - 11:59 Çocuklarınıza duâ ediniz, onlara bedduâ veya lânet etmeyiniz.

©

09/05/2011 - 11:58 Çocuklarınıza adaletli davranınız.

©

11/04/2011 - 13:54 Yuvanızın içinde güzel dil kullanınız.

©

07/03/2011 - 12:34 Çocuklarınızı güzel ahlâkla yetiştiriniz, onları şımartmayınız.

©

14/02/2011 - 11:38 Çocuklarınızı seviniz ve onlara sevginizi belli ediniz.

©

06/01/2011 - 10:54 Yuvanıza Girerken Selâm Veriniz ve Çocuklarınıza da Selâmı Alıştırınız.

©

02/12/2010 - 11:18 Asr-ı Saadet’ten Bir Genç Selâme İbn Ekva’-radıyallâhu anh-(Yorulmayan Ayaklar, Bitmeyen Azim)(I)

©

14/10/2010 - 17:45 Çocuklarla Şakalaşmak

©

27/07/2010 - 13:44 Varlığın İmtihanı

©

22/06/2010 - 12:34 Bilmek, yaşamak ve güzel üslupla aktarmak

©

17/05/2010 - 16:38 Yuvanızı kaerşılıklı sevgi, rahmet ve şefkat temelleri üzerne kurunuz. Yuvanızdan sevgi ve rahmeti eksik etmeyiniz.

©

16/04/2010 - 11:22 İmanınızı hayırlı, güzel amlellerle dış dünyaya aksettiriniz.

©

24/09/2009 - 10:59 SÜNNETİ HAKKA GİDEN YOL BİLMEK

©

22/08/2009 - 09:43 Mukaddes Diyâr’a

©

24/07/2009 - 11:06 Yeni Bir Ramazan Yaşarken

©

25/06/2009 - 09:20 Çocuklarımız filizlenip büyürken

©

01/06/2009 - 14:54 Hissedilen Güç, Engin Basîret

©

28/04/2009 - 16:03 Vahy Safiyeti ve Bulandırma Gayretleri

©

07/04/2009 - 13:17 İç Dünyamızın Dış Dünyaya Aksi Edep ve Ahlâk

©

09/03/2009 - 15:10 Anne ve Babalara Üç Nasihat

©

17/11/2008 - 23:48 Selim Fıtrat, Kötü Alışkanlık ve Çocuklar

©

30/05/2008 - 23:02 Âile Yuvasında Sevgi ve Rahmet

©

13/03/2008 - 23:57 Orta Yol İfrat ve Tefrite (Aşırılıklara Düşmemek)
 
 

Site İçi Arama

  01.10.2020

13 Safer 1442

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Ve onlar Allah'ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi ulaştırırlar. Rablerinden içleri saygı ile titrer, kötü hesaptan korkarlar.

( Ra`d sûresi - 21)

Bir Hadis

Sa’d b. Ebi Vakkas (r.a.)’tan dedi ki:

Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Zünnun (lakaplı Hz. Yunus -a.s.-)’ın balığın karnında iken yaptığı:

«Lâ ilâhe illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn»

(Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni her türlü eksiklikten tenzih ederim.

Şüphesiz ben zalimlerden oldum.Enbiya, 21/87)
duasını herhangi bir müslüman kişi, herhangi bir şey hakkında yapacak olursa, mutlaka onun duası kabul olunur.”

Tirmizî, V, 529; Neseî, Amelu’l-Yevmi ve’l-Leyle, 416, Hâkim, Müstedrek, I, 505

Bir Dua

Hz. Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurdularki

“Allah’ım! Hatalarımı, bilerek, cahillikle ve dalgınlıkla yaptığım kusurlarımı bağışla. Bunların hepsi bende mevcuttur.”

(Buhârî, Deavât, 60)

Hikmetli Söz

Zulüm ayakların kaymasına, ni'metin yok olmasına,milletlerin helakine sebeb olur.


Hz. Ali (r.a)  


Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

Anket

KURAN OKUYORMUSUNUZ ?

Seçenekler

Ayda bir Kur'an okuyorum

Onbeş günde bir Kur'an okuyorum

Haftada bir Kur'an okuyorum

Hergün düzenli Kur'an okuyorum

Kur'an okumuyorum

Sonuçları Göster

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com