Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler   |   Sesli Dersler    |   İlmi Yazilar    |   Yazarlar   |   Sorular ve Cevaplar   |   İletişim   |   Foto Galeriler   |   Ziyaretçi Defteri

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz Peygamberin Hayatı (s.a.v)

Sahabe Hayatı

İnsanı Tanımak (Radyo)

İnsanı Tanımak (Tv)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Özel Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Belgeseller

Aile Eğitim Seminerleri

Aile Eğitim Yazıları

Çocuk Eğitimi Yazıları

Kuran Araştırmaları

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Dünya İslama Koşuyor
Eğitimcilere ÖZEL
04- Gazze Duası
Avusturalyalı Gencin Müslüman Oluşu
Anne Babaya İtaat
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Ahmet El-Acemi / Dua
Ölüm- 3
Ölüm- 2
Ölüm- 1
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Esma'ül Hüsna

 

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 498
Toplam 10340126
En Fazla 16179
Ortalama 2272
Üye Sayısı 1055
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci
 

 
Akrabalarınızla bağlarınızı koruyunuz.
04/06/2012 - 11:28
 
Dr Şerafeddin Kalay
Enes İbn Malik in(ra) rivâyet ettiği bir hadiste Allah Rasûlü(sav) şöyle buyurur: "Kim rızkının bollaşmasını, ömrünün uzamasını arzu ediyorsa akrabalık bağlarını koruyup gözetsin." [1]

Bizleri belli bir nesep bağı ve silsilesi çerçevesinde yaratan Rabbimiz; “Onun adını anarak birbirinizden isteklerde bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve sıla-i rahime riâyetsizlikten (akrabalık bağlarını zarar verecek davranışlardan) sakının. Şüphesiz Allah sizi daima murakabe edendir,”(Nisâ, 4/ 1)buyurur.

   Şer -i Şerifin korunmasını, ısrarla üzerinde titrenilmesini emrettiği sıla-i rahim, akraba ve yakınlarla bağların korunmasıdır.

 Günümüzde sıla-i rahim denilince daha çok farklı şehirlerde oturan insanların kendi köylerini, kasabalarını ziyaret etmeleri, orada bulunan anne-baba ve akrabasının yanına varma, gönüllerini alma anlaşılır oldu. Bu ziyaretlerin akrabalık bağlarını canlı tutma ve koruma konusunda güzel bir davranış olduğunda şüphe yoktur. Ancak sıla-i rahim ile kastedilenin bütünü bu değildir.

   Sıla-i rahim, akrabalarla sıcak bağların kurulması ve korunmasıdır. İhtiyaçları olduğunda yanlarında yer almak, sıkıntılarını, acılarını, coşkularını, sevinçlerini paylaşmak, maddî, manevî iyiliklerini istemek ve bunun için çalışmaktır. Büyüklerine hürmet göstermek, küçüklerinin yetişmesi için gayret etmektir. Onlarla ziyaretleşmek, hediyeleşmek, haberleşmek, düğünlerinde, derneklerinde hazır bulunmak, onlarla aynı duyguların paylaşıldığını kendilerine hissettirmek, çocukların birbirlerini yakından tanımalarına ve kaynaşmalarına imkan hazırlamaktır.

   Günümüzde şehir hayatı bizleri kalabalıkların içinde yalnızlığa itiyor. Binlerce insanla yaşıyoruz. Kendimizi onlardan uzak hissediyoruz. Otobüslerde, vapurlarda, trenlerde yolculuklar yapıyor yanımızda oturanlarla tek kelime bile konuşmadan inip kendi yolumuza gidebiliyoruz. Akan veya kaynaşan kalabalık bizim için çok mânâ ifade etmiyor… Biz hayal dünyalarımıza dalarak onların arasında yaşıyor, kendi dertlerimiz, sıkıntılarımız veya sevincimizi içimizde hapsediyoruz. Birçoğumuz her gün aynı kapıdan girip çıksa da, aynı asansöre binse de kendi binalarında oturan insanları, komşularını bile tanımıyor.

 Biz yalnızız ve bu yalnızlığı giderek daha fazla kabulleniyoruz.

  Sıla-i rahim, yalnızlıktan kurtulmanın, çevremizdeki insanlardan bir parça olduğumuz şuurunu yeniden canlandırmanın, yakınlarımızla bütünleşmenin, hafızalarımızın derinliklerinde kalan hatıraları yeniden yaşamanın adıdır.

    Ayrıca çocukların diğer yakınlarını tanımaları, onlara kan bağlarının ne kadar güçlü olduğu konusunda bilgi verecek, kalplerinde güven duygularının kök salmasına vesile olacaktır. İç dünyalarına garip bir mutluluk hissi yayılacaktır. Amcaların, dayıların, teyzelerin, halaların, onların çocuklarının varlığını bilmek, onlarla karşılaşmak, onlar tarafından sevgiyle karşılanmak ve kucaklanmak elbette güzeldir. Akrabanın evlerinin, yerlerinin bilinmesi, kendileri için kapılarının açılması karşılıklı sevinç ifadeleri elbette ki kalplerde yer bulacaktır.

  Akraba ile yardımlaşma ve dayanışma, bir çok zorluğun kolaylıkla aşılmasını, bir çok sıkıntının silinip yok edilmesini sağlayacaktır. Yaşanan Marmara Depreminde akraba olanların birbirlerini kurtarmak, birbirlerine yardım etmek için çırpınışlarını, maddî, manevî yarlarını sarmak için gayretlerini unutmayınız. Gözler önüne serilen bir çok ibret sahnelerini görmemezlikten gelmeyiniz.

   Yardım için önce akrabanın seçilmesinin doğru olduğu gibi, davete de ilk olarak yakınlardan başlanılması doğru olandır.

   Bunun için Rabbimiz, Rasûlü ne;  "Yakın akrabanı hakka uyandır, onlara hak yolu tebliğ et. Sana inanan ve tabî olan mü minlere şefkat kanatlarını indir," (Şuarâ 26/ 214-215) buyuruyor. Artık açık davet yapılmasını ve davete Allah Rasûlü nün kendi yakınlarından başlamasını emrediyordu.

   Alacakları tavır ne olursa olsun doğru olan yakınlardan başlanılması ve giderek halkanın genişletilmesiydi. Bazen çok uzakların yakınlara geldiği ve en yakın akrabadan daha yakın olduğu da, insanın gönlünde farklı bir yer edindiği de bir gerçektir. Ancak hayra davet, yardımlaşmak ve dayanışmak için akrabadan başlanılması daima doğru olandır…

  Sıla-i rahim, Allah ın korunmasını emrettiği bağlardandır[2] .

 _________________________________________________________________

  [1]  Sahih-i Buhârî, Edeb ( 18/ 127, 128), Sahih-i Müslim, Birr ve Sıla (4/ 1982).

 [2]  Bak: Ra d Sûresi(13), Âyet: 21, Nisâ Sûresi(4), Âyet: 1, 36.

 


Bu Makale 2496 defa okunmuştur

 

Yazdır

YAZARIN DİĞER YAZILARI

©

12/06/2015 - 14:19 Oruçla İlgili Kısa Bilgiler

©

10/03/2015 - 11:06 Kendinizi ve Ailenizi, Ateşten ve Hüsrandan Koruyunuz

©

23/10/2014 - 17:41 NAFİLE NAMAZLAR

©

01/09/2014 - 14:50 BORÇ ve KARZ-I HASEN

©

04/08/2014 - 13:11 Uhud Gazvesi

©

30/06/2014 - 14:18 Ramazan Ayını Karşılarken

©

09/06/2014 - 10:44 Kur’ân-ı Kerîm’de Gençlik

©

05/05/2014 - 12:25 Genç Anne (Hâcer) ve Mekke Şehrinin Kuruluşu

©

07/04/2014 - 15:46 Putlar ve Putçuluk Zihniyetiyle Mücâdele Eden Genç

©

01/02/2014 - 13:26 Vahyin Gelişi

©

04/12/2013 - 13:20 Güçlü ve Güvenilir Genç

©

16/07/2013 - 12:45 Eşinizin ve çocuklarınızın duygularını anlayınız, zaman zaman kendinizi onların yerine koyunuz ve olumlu yönde adımlar atınız.

©

19/06/2013 - 16:14 Âile sırlarınızı dışarıya vermeyiniz

©

20/05/2013 - 11:57 Çocuklarınızı açık sözlü yetiştiriniz

©

18/04/2013 - 10:40 Çocuklarınızı kendi cinslerine uygun olarak yetiştiriniz.

©

19/03/2013 - 13:48 Çocuklarınızın yanlış alışkanlıklar edinmesine fırsat vermeyiniz.

©

19/02/2013 - 11:12 Çocuklarınızın iyi arkadaşlar edinmelerine dikkat ediniz.

©

17/01/2013 - 12:09 Evinizin, kendinizin ve çocuklarınızın maddî, manevî temizliğine dikkat edininiz.

©

24/12/2012 - 11:09 Kanaatkâr olunuz.

©

21/11/2012 - 13:38 Âile yuvanızda israftan uzak durunuz

©

25/09/2012 - 10:36 Asıl gayenin ve hedefin ne olduğu âile yuvanızda bulunan her fert tarafından bilinmelidir. Bu şuuru yuvanızda filizlendiriniz.

©

27/08/2012 - 12:08 Büyüklerinize hürmet, küçüklerinize şefkat ve merhamet gösteriniz.

©

23/07/2012 - 11:24 Âilenize ve çocuklarınıza zaman ayırınız.

©

28/06/2012 - 12:29 Çocuklarınıza şahsiyetli olmayı, başka zihniyetleri taklit etmemeyi, olduğu gibi görünmeyi öğretiniz.

©

04/06/2012 - 11:28 Akrabalarınızla bağlarınızı koruyunuz.

©

25/04/2012 - 14:48 Anne ve babanız için hayırlı evlâd olunuz, çocuklarınıza da güzel örnek

©

26/03/2012 - 11:16 Âile içindeki mesuliyetlerinizi biliniz ve çocuklarınıza yaş ve durumlarına uygun mesuliyet veriniz.

©

27/02/2012 - 15:26 İlmi seviniz ve çocuklarınıza ilim sevgisi aşılayınız.

©

30/01/2012 - 11:23 Çocuklarınıza ev içi adabı ile ilgili bilgiler veriniz, onları eğiterek güzel alışkanlıklar kazandırınız.

©

02/01/2012 - 11:49 Çocuklarınıza güzel hasletler aşılayınız.

©

28/11/2011 - 11:18 Çocuklarınıza ibadet duygusu aşılayınız. Onlara nasıl namaz kılacaklarını, nasıl oruç tutacaklarını öğretiniz.

©

03/10/2011 - 11:46 Çocuklarınıza Kur’ân öğretiniz.

©

05/09/2011 - 14:31 Çocuklarınıza güzel sözler ve iman esaslarını öğretiniz.

©

01/08/2011 - 11:54 Çocuklarla latifeleşiniz. Çocuklarınıza güzel örnek olunuz

©

04/07/2011 - 12:24 Çocukluktan kaynaklanan hatalarını hoş görünüz.

©

03/06/2011 - 11:59 Çocuklarınıza duâ ediniz, onlara bedduâ veya lânet etmeyiniz.

©

09/05/2011 - 11:58 Çocuklarınıza adaletli davranınız.

©

11/04/2011 - 13:54 Yuvanızın içinde güzel dil kullanınız.

©

07/03/2011 - 12:34 Çocuklarınızı güzel ahlâkla yetiştiriniz, onları şımartmayınız.

©

14/02/2011 - 11:38 Çocuklarınızı seviniz ve onlara sevginizi belli ediniz.

©

06/01/2011 - 10:54 Yuvanıza Girerken Selâm Veriniz ve Çocuklarınıza da Selâmı Alıştırınız.

©

02/12/2010 - 11:18 Asr-ı Saadet’ten Bir Genç Selâme İbn Ekva’-radıyallâhu anh-(Yorulmayan Ayaklar, Bitmeyen Azim)(I)

©

14/10/2010 - 17:45 Çocuklarla Şakalaşmak

©

27/07/2010 - 13:44 Varlığın İmtihanı

©

22/06/2010 - 12:34 Bilmek, yaşamak ve güzel üslupla aktarmak

©

17/05/2010 - 16:38 Yuvanızı kaerşılıklı sevgi, rahmet ve şefkat temelleri üzerne kurunuz. Yuvanızdan sevgi ve rahmeti eksik etmeyiniz.

©

16/04/2010 - 11:22 İmanınızı hayırlı, güzel amlellerle dış dünyaya aksettiriniz.

©

24/09/2009 - 10:59 SÜNNETİ HAKKA GİDEN YOL BİLMEK

©

22/08/2009 - 09:43 Mukaddes Diyâr’a

©

24/07/2009 - 11:06 Yeni Bir Ramazan Yaşarken

©

25/06/2009 - 09:20 Çocuklarımız filizlenip büyürken

©

01/06/2009 - 14:54 Hissedilen Güç, Engin Basîret

©

28/04/2009 - 16:03 Vahy Safiyeti ve Bulandırma Gayretleri

©

07/04/2009 - 13:17 İç Dünyamızın Dış Dünyaya Aksi Edep ve Ahlâk

©

09/03/2009 - 15:10 Anne ve Babalara Üç Nasihat

©

17/11/2008 - 23:48 Selim Fıtrat, Kötü Alışkanlık ve Çocuklar

©

30/05/2008 - 23:02 Âile Yuvasında Sevgi ve Rahmet

©

13/03/2008 - 23:57 Orta Yol İfrat ve Tefrite (Aşırılıklara Düşmemek)
 
 

Site İçi Arama

  01.10.2020

13 Safer 1442

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Siz O'na (peygambere) yardım etmezseniz, Allah O'na yardım etmiştir. Hani kâfirler ikiden biri olarak O'nu (Mekke'den) çıkarmışlardı; ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: "Hüzne kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir." Böylece Allah O'na 'huzur ve güvenlik duygusunu' indirmişti, O'nu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, inkâra edenlerin de kelimesini (inkâr çağrılarını) alçaltmıştı. Oysa Allah'ın kelimesi, yüce olandır. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.




( Tevbe sûresi - 40)

Bir Hadis

Ebu Hureyre (r.a.)’tan rivayete göre;

Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Size Allah’ın kendisi sebebiyle günahları sildiği, dereceleri yükselttiği hususu göstereyim mi?” Ashab: ‘Göster ey Allah’ın Resulü!’ deyince şöyle buyurdu:

“Zorlu sıkıntılı durumlarda güzelce abdest almak, mescidlere çokça adım atarak gitmek, namazdan sonra diğer namazı beklemek. İşte ribat (Allah yolunda nöbet) denilen şey budur, işte ribat denilen şey budur.”


Müslim, I/219

Bir Dua

Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Allah’ım! Kederden, üzüntüden, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, borç yükünden ve halkın galeyana gelerek taşkınlığından sana sığınırım.”

(Nesâî, İstiâze, 25)

Hikmetli Söz

Kötü bir işin en güçlü şahidi vicdanımızdır.

Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

Anket

KURAN OKUYORMUSUNUZ ?

Seçenekler

Ayda bir Kur'an okuyorum

Onbeş günde bir Kur'an okuyorum

Haftada bir Kur'an okuyorum

Hergün düzenli Kur'an okuyorum

Kur'an okumuyorum

Sonuçları Göster

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com