Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler  |  Sesli Dersler   |  Kur'an Araştırmaları   |  İlmi YAZILAR   |  Aile Eğitim Yazıları   |  Çocuk Eğitimi Yazıları   |  Yazarlar  |  İletişim

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayatı (s.a.v)

İnsanı Tanımak (Radyo)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Aile Eğitim Seminerleri

Foto Galeri

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Eğitimcilere ÖZEL
Gazze Duası
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​) Abdülhamit Kahraman
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 2095
Toplam 18903741
En Fazla 25928
Ortalama 2850
Üye Sayısı 414220
Bugün Üye Olan 405
Online Ziyaretci
 

 
Hafıza Duası
02/01/2012 - 12:48
 
Rasûlullah (s.a.s.), Hz. Ali (r.a.)'nin Kur'an'ı unutma şikâyetini tedâvi etmiştir.

İbn Abbas anlatır: "Rasûlullah (s.a.s.) 'ın yanındayken âniden Ali (r.a.) geldi; "Anam babam sana fedâ olsun ey Allah'ın Rasûlü! Kur'an'ı unutuyor, hatırlayamıyorum." deyince, Rasûl (s.a.s.): "Ey Hasan'ın babası, öğrendiğinde sana ve senin öğrettiklerine fayda verecek, öğrendiğini aklında tutmanı sağlayacak olan birkaç cümle öğreteyim mi?"  Ali (r.a.); "evet, ey Allah'ın elçisi, öğret" cevabını verdi. "Cuma gecesi gelince, yapabilirsen, gecenin son üçte birinde kalk; çünkü bu saatler şâhidlidir ve bu saatlerde yapılan duâlar kabul edilir. Kardeşim Ya'kub çocuklarına: 'Sizin için Rabbimden, sonra bağışlanma dileyeceğim'  (12/Yûsuf, 98) demişti ki 'sonra' demekle 'Cuma gecesi gelince' demek istemiştir. Yapamazsan, gece yarısı kalk, onu da yapamazsan gecenin başında kalk ve dört rekât namaz kıl. Birinci rekâtta Fâtiha ve Yâsin okursun. İkinci rekâtta Fâtiha ve Hâ Mîm/Duhân okursun. Üçüncü rekâtta Tebâreke('l Mufassal'ı) okursun. Tahiyyâtı bitirince Allah'a hamdet, övgüsünü güzelce yap, bana ve öteki nebîlere salevât getir. Mü'min erkek ve kadınlar için ve senden önce iman etmiş kardeşlerine mağfiret dile. Bundan sonra şöyle duâ et: 'Ey Allah'ım! Beni yaşattığın müddetçe, günahları terketmek sûretiyle beni kayır. Beni ilgilendirmeyen şeylerle ilgilenmekten alıkoy. Senin râzı olduğun şeylere güzel bakmayı nasip eyle. Ey gökleri ve yeri yaratan, celâl, kerem ve izzet sahibi Allah'ım, Ey Allah, ey Rahmân, senin celâlin ve vechin hürmetine, Kitabını öğrettiğin şekilde ezberlememi kalbime sağlamanı isterim. Benden râzı olacağın şekilde onu okumamı nasip et. Ey gökleri ve yeri güzelce yaratan, ya Allah! Ya Rahmân! Gözümü kitabınla aydınlatmanı, dilimi kitabınla söyletmeni, kalbimi kitabınla rahatlatmanı, göğsümü kitabınla açmanı, bedenimi kitabınla hareket ettirmeni Senden isterim. Çünkü bu uğurda bana Senden başka yardım edecek, Senden gayrı bana verebilecek yoktur. Yüce ve büyük olan Allah'tan başka güç ve kuvvet sahibi olan yoktur.' Ey Hasan'ın babası, bunu 3- 5- 7 Cuma uyguladığın zaman, Allah'ın izniyle duan şaşmaz, kabul olur." İbn Abbas (r.a.) der ki: Yemin ederim ki Ali 5-7 Cuma geçince Rasûlullah'a, yine böyle bir mecliste geldi: "Ey Allah'ın rasûlü, bundan önce dört civarında âyet okuyor ve ezberliyordum. Sonra tekrar okumak isteyince unutuyordum. Bugün 40 civarında âyet öğreniyorum. Tekrar okuduğum zaman, sanki Allah'ın kitabı gözümün önünde gibi. Bir söz duyuyordum, cevap verdikten sonra unutuyordum. Şimdi sözü duyuyorum, konuştuğumda bir kelimesini bile unutmuyorum." Rasûlullah (s.a.s.): "Kâbe'nin Rabbine yemin olsun ki ey Ebu'l Hasan, sen mü'minsin/buna inanıyorsun" buyurdu (Tirmizî, Deavât 5; Tâc, V/140-142).

Son hadis-i şerife dikkat ettiğimizde, hâfıza gücümüzün artması için, O’ndan başka güç ve kuvvet sahibi olmayan Allah’ın yardımını istemek, bu konuda önemli zaman dilimlerinden ve özellikle geceden yararlanmak göze çarpıyor. Bilindiği gibi, duâ, anlamsız bazı sözlerin dillendirilmesinden ve tekrarından ibaret değildir. Duâdaki sözlere gönlün ve düşüncenin de katılması gerekir. Ve sözlü duâdan önce fiilî duâ, eylem, yani sebeplere yapışmak da, duâ şuurundan ayrılmayacak hususlardır. O yüzden, ilmin şehri olan Hz. Peygamber’in, ilmin kapısı olan Hz. Ali’ye öğrettiği bu hâfıza duâsında namazı vesîle kılmak, namazla bilinçlenmek, zekâyı, hâfızayı namazla ve Allah’ın zikriyle cilâlandırmak vurgusu yapılmaktadır. Yine, bu hadis-i şerifte altı çizilmesi gereken eylemle duâ olarak, günahları terketmek tavsiye edilmektedir. Haramlardan uzaklaşmakla birlikte, yine mâlâyâni denilen, bizi ilgilendirmemesi gereken gereksiz teferruattan ve lüzumsuz meşgalelerden uzaklaşmak gerektiği belirtilmektedir.

İlim, daha çok bakarak, gözlem yaparak, okuyarak, yani göz ağırlıklı olduğundan gözün nûrunun korunması istenmektedir. Bu da haramlara bakmamak ve Allah’ın râzı olduğu bakışla gerçekleşecektir. Güzel, dinin güzel dediği, helâl ve meşrû gördüğüdür. Güzele bakan, güzel düşünecek, güzel yaşayacak, güzelin etkisinde kalacak, güzelden ayrılmak istemeyecektir. Güzel şeyleri, hayatı boyunca hatırında tutacak, onlardan kopmanın çirkinleşip esfel-i sâfilîn sınıfına düşmek olduğunu bilecektir. Bunun için, hadiste “râzı olduğun şeylere güzel bakmayı nasip et” diye duâ edilmesi ve bu duâya uygun eylemde bulunulması tavsiye edilmektedir. Unutulmaması gereken ilmin, başka kitaplarda yazılanlardan önce, Kur’an hakikatleri olduğu vurgulanmaktadır. “Kitabını öğrettiğin şekilde onu okumamı ve ezberlememi, hâfızamda saklamamı nasip et” diye duâ istenmekte ve bu doğrultuda gayret, dolaylı yoldan tavsiye edilmektedir. Sevginin, ilginin, dikkatin merkezi olarak da gönül gösterilmekte ve bu gönlün/kalbin temiz bir kap olarak Allah’ın nûru olan ilme hazır ve onu koruyacak özellikte olmasına dikkat çekilmektedir.

Duâda geçen hitaplardan biri olan “ey gökleri ve yeri güzelce yaratan!” ifadesi de, Allah'a, O’nun yaratıcılığına, âlemdeki nizam ve güzelliği tefekküre dikkat çekmekte, bunların ilim öğrenmede, öğrenilenleri muhâfaza etmedeki önemine değinilmektedir. Ayrıca, ilmin ve hatırlamanın tüm organlarla ilişkisi vurgulanmaktadır: “Gözümü kitabınla aydınlatmanı, dilimi kitabınla söyletmeni, kalbimi kitabınla rahatlatmanı, göğsümü kitabınla açmanı, bedenimi kitabınla hareket ettirmeni Senden isterim!” Bir adı da nûr olan Allah’ın kitabının nûruyla aydınlanmayan göz, ne kadar keskin olabilir? Allah’ın kitabını okumayan dil ne kadar temiz ve doğru olabilir? İçine Allah’ın kitabı yerleşmemiş zihin ve göğüs, çöp kutusu olma vasfından nasıl ve ne kadar korunabilir? İnsan, tüm davranışlarıyla Allah'a, O’nun mesajına teslim olmadan, haramlardan uzaklaşmadan, nasıl canlı kitap haline gelebilir?

İmam Şâfiî’ye atfedilen Arapça bir şiir vardır; tercümesi şöyledir:

“Hocam Vekî’ye şikâyet ettim, hâfızamın yetersizliğini,

O beni mâsiyetleri terketmeye irşâd etti.

‘Çünkü ilim bir nûrdur; Allah’ın nûru ise,

Âsi kimselere, günahkârlara verilmez’ dedi.”


Bu Makale 4821 defa okunmuştur

 

Yazdır

YAZARIN DİĞER YAZILARI

©

01/09/2014 - 16:26 KAPİTALİZME VE ÖDENMEME RİSKİNE RAĞMEN GÜNÜMÜZDE İNADINA ALLAH İÇİN BORÇ VERMEK

©

09/06/2014 - 10:58 MÜCAHİD EYYUB’UN SEYFİ, YE CAHİD FAZIL’IN KEYFİ

©

04/12/2013 - 14:18 Ana Babaya İhsan ve Hz. İbrâhim’in (a.s.) Örnekliği

©

22/11/2012 - 15:40 Bir Mücâhid, Bir Komutan Olarak Hz. Peygamber (s.a.s.)

©

25/09/2012 - 15:15 Kur´an Adına "Sünnet"i İnkâr Edenlere Kur´an Karşı Çıkıyor

©

23/07/2012 - 12:04 Boş Vakit mi Dediniz? O da Ne ki!?

©

04/06/2012 - 12:01 Şehidlik, Ölüm Biçimi Olmaktan Önce, Bir Hayat Tarzıdır:

©

02/01/2012 - 12:48 Hafıza Duası

©

06/12/2011 - 11:57 Müslüman Hanımların Tesettürü

©

03/10/2011 - 12:25 Kadın-Erkek Eşitliği mi; Yoksa Adâlet, Uyum ve Birbirini Tamamlama mı?

©

05/09/2011 - 14:53 Erkeğin Yöneticiliği ve Dövme Yetkisi

©

03/08/2011 - 11:34 Evlenme Sürecinde ve Aile Hayatında Çokça Karşılaşılan Yanlışlar

©

04/07/2011 - 12:12 Kadın-Erkek İlişkileri ve Âilede Geçim

©

03/06/2011 - 14:24 Ana-Babanın En Büyük, En Kutsal Görevi: Çocuklar, Çocuklar, Çocuklar!

©

09/05/2011 - 12:14 Ana Babanın Görevleri (Çocuğun Ana Baba Üzerinde Hakları)

©

07/03/2011 - 14:09 Eşler Arası İlişki

©

14/02/2011 - 13:05 Âilede Sağlıklı İletişim

©

06/01/2011 - 15:30 Çocuk Eğitiminde Dikkat Edilecek Özellikler

©

02/12/2010 - 11:34 Evlenme Sürecinde ve Aile Hayatında Çokça Karşılaşılan Yanlışlar

©

15/10/2010 - 19:02 Evlât İçin Farz Bir Görev: Ana-Babasına İhsân

©

26/07/2010 - 14:12 Allah’a İsyan mı Daha Zordur, Yoksa Yaz Sıcağında Oruç Tutmak mı?

©

22/06/2010 - 12:12 Evlilik ve Aile Hayatı Bir İbâdettir

©

18/05/2010 - 11:56 Evliliğin İmanla Kopmaz Bağı

©

16/04/2010 - 11:29 Aile ve Geçimle İlgili Kulaklara Küpeler

©

22/03/2010 - 16:40 Cennete de Cehenneme de Götüren Füze: ZAMAN

©

21/01/2010 - 11:05 Yalan; İman ve Güven Kaybının En Önemli Göstergesi

©

23/10/2009 - 10:08 İlim mi, Bilim mi? Vahiy mi, Cahiliyye Kültürü mü?

©

22/08/2009 - 09:55 Karşılıklı Hak ve Sorumluluklar

©

28/07/2009 - 12:43 Evliliğin İmanla Kopmaz Bağı

©

25/06/2009 - 10:37 Evdeki Hayatı, Müslümanın Ne Kadar Müslüman Olduğunun Göstergesidir

©

01/06/2009 - 15:44 Kimlik ve Vahyin İnşa Ettiği Müslüman Kimliği

©

28/04/2009 - 16:45 Mutluluğa ve Ahirete Yatırımın Diğer Adı: İnfak

©

07/04/2009 - 14:38 Alâk Sûresi Işığında Hayatın Allah İçin Olması

©

09/03/2009 - 16:52 Zulüm; Allah''ın Hududunu Çiğnemek Demektir

©

03/09/2008 - 21:56 Kur’an’ın İnsanı Güzelleştirmesi -I-
 
 

Site İçi Arama

27 Zilhicce 1447 |  13.06.2026

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

"Ey iman edenler, Allah'a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara karşı gösteriş olsun diye malını infak eden gibi minnet ve eziyet ederek sadakalarınızı geçersiz kılmayın.

Böylesinin durumu, üzerinde toprak bulunan bir kayanın durumuna benzer; üzerine sağnak bir yağmur düştü mü, onu çırılçıplak bırakıverir.

Onlar kazandıklarından hiç bir şeye güç yetiremez (elde edemez)ler.

Allah, kâfirler topluluğuna hidayet vermez.."


( Bakara sûresi - 264)

Bir Hadis

Hz. Enes (r.a.):“Nebî Salla’llahu aleyhi vesellem’e on sene hizmet ettim. Bir kere bana (canı sıkılıpda) “Öf ” demedi,
niçin böyle yaptın da demedi, böyle yapsaydında deme di.”

Buhari, “Edeb”, 1987

Bir Dua

Bismillahirrahmanirrahim

“Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi saptırma, bize tarafından
bir rahmet bağışla. Hiç kuşku yok, lütfu bol olan yalnız sensin.”

Âl-i İmrân, Suresi-8

Hikmetli Söz

Aslını gizleyemez
insan, giydiği
kaftanlarla.
Bilmez ama kendini
kandırır, söylediği
yalanlarla!

Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com