Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler  |  Sesli Dersler   |  Kur'an Araştırmaları   |  İlmi YAZILAR   |  Aile Eğitim Yazıları   |  Çocuk Eğitimi Yazıları   |  Yazarlar  |  İletişim

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayatı (s.a.v)

İnsanı Tanımak (Radyo)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Aile Eğitim Seminerleri

Foto Galeri

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Eğitimcilere ÖZEL
Gazze Duası
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​) Abdülhamit Kahraman
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 2216
Toplam 18951821
En Fazla 25928
Ortalama 2850
Üye Sayısı 417218
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci
 

 
Yalnızlaşma..!
29/06/2026 - 08:59
 
Ramazan Kayan
Modern insanın ısdırabı bitmek bilmiyor… Bu ısdırabın temel nedenlerinden biri de gittikçe yaygınlaşan bir salgın; insanın yalnızlaşması... Ulaşım, bilişim,  iletişim çağı sanki insanın sadece yalnızlığını derinleştirdi… Kronik yalnızlığın getirdiği ruhsal çöküntüler, sosyal bunalımlar önü alınamaz seviyelerde seyrediyor…

Yalnızlık özgürlük olarak pazarlanıyor, toplumsal doku günden güne parçalanıyor… Kendini izole etmiş bireyler içten içe tükeniyor…

Hümanizmanın kutsadığı  insan kendi benlik zindanında yalnız...

Rasyonalizmin kıskacında akıl, akleden kalbe muhtaç...

Fetişleştirilen beden, ruhtan yoksun yapayalnız...

Yalnız hayatlar… Yalnız hikâyeler... Yalnız rüyalar...


Huzur evlerinde huzursuz yaşlılar yalnız... Sevgi evlerinde sevgiden mahrum yetimler yalnız... Kreşlerde sabiler yalnız...

Camiler yalnızlığın hüznünü taşıyor...

Aile bireyleri hep birlikte yalnızlaşmayı yaşıyorlar…

Kitlesel yalnızlıklar... Çoklu yalnızlıklar... Yakıcı yalnızlıklar...

Atomize olduk... İnsanın insandan kaçışına tanıklık ediyoruz…

Metropollerde, üniversite yerleşkelerinde, varoşlarda, büyük kalabalıklar içinde insanın hazin yalnızlığını yaşıyoruz hem de yapayalnız...

Tek başına olmanın yalnızlığı, ezikliği, acısı insanın dengesini sarsıyor… Sorunlarını çözmekte çaresiz ve aciz...
Yalnız insan gergin, yorgun, öfkeli, agresif ve umutsuz...

Gönüller arasındaki mesafeler büyüyor… Mahalle, komşuluk, kardeşlik hasarlı…
Ferdiyetçi, fırkacı fitneler fıtratı fena zorluyor...

Sosyal bir varlık olan insan yalnızlaşmayı tercih etmekle sonunu hazırladı… Tek başınalığın tüm acısını, ağırlığını taşıyor…

Şimdilerde yalnızlaşmanın yasını tutuyoruz…

Sınırsız özgürlükler rüyası bireyi yalnızlaştırdı…

Bireyselleşmenin, bencilleşmenin nasıl bir belaya dönüştüğünü yeni farketmeye başladık… Yalnızlığın çukuruna güle oynaya yürüyenler, kendilerine nasıl yazık ettiklerinin yeterince idrakinde değiller…

Kolektif bilinç körelince katı bireyciliğin kapsam alanı da o oranda büyüyor…

Demem o ki, yalnızlaşma bizi çok yordu…

Yalnızlık kaderimiz diyebilir miyiz? Hayır...

Biz ümmetiz... Biz kardeşiz... Tek kişilik hayatlar bize ait olamaz...

İnsan  insana emanet değil mi?

Biz “Birbirimizden değil miyiz?”

Yalnızlaşmak değil yakınlaşmak mecburiyetindeyiz...

Bireyselleşmek bize göre değil, birleşmek yükümlülüğü altındayız...

Belki yakınlaşmak için bir selam, bir ikram, bir ihtiram yeterli olabilir…

Yeter ki yüzümüzü birbirimize dönelim, bir tebessüm ile kapalı yüreklere yol bulabiliriz...

Bu yalnızlık duvarını aşmak zorundayız...

Ümmet olarak yalnızlaşmayı durduramadığımız için rüzgârımızı kaybettik… Ruhlarımız yorgun düştü...

Bunun sonucu olsa gerek, bizim cüzi yalnızlıklarımızdan dolayı Filistin külli yalnızlıklara maruz kaldı...

Filistin kelimenin tam anlamıyla yalnızlığa terk edildi…

Sekiz milyarlık bir insan kitlesinin içinde yaşayan ve sözde onun bir parçası olan Gazze; milyonlarca seveni, düşüneni, dert edineni olsa da hâlâ yapayalnız...

Seksen yıllık bir yalnızlık...

Kudüs yalnızlaşmamızdan dolayı yalnız kaldı… Yüzyıllık parantez kapanmıyor… Yalnızlığın kaderine terk edilmiş durumda…

Soykırımlar, sürgünler, infazlar bitmek bilmiyor...

Bundan dolayı Hanzala'nın hâlâ sırtı dönük… Kızgın, küskün ve yalnız…

Çözüm mü dediniz?

Kardeşleşmek... Hem de kurşunla kaynatılmış duvar gibi saf tutarak... Gettolarımızdan dışarı çıkmak... Kabuğumuzu kırmak... Dayanışma ruhu, cemaat olma şuuru ile önce birbirimize doğru adımlarımızı sıklaştırmak...

Hz. Zekeriyya (as)'ın duasını hatırlıyoruz değil mi?

“Rabbim beni tek başıma bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın.” (Enbiya, 89)

Yalnızlığını Yaratan'a içten yakarışlarla arz eden Hz. Zekeriyya'nın duasına “âmin” diyoruz. Kendi adımıza güncellememiz gerektiğine inanıyoruz…

RAMAZAN KAYAN MİLAT GAZETESİ


Bu Makale 2 defa okunmuştur

 

Yazdır

YAZARIN DİĞER YAZILARI

©

29/06/2026 - 08:59 Yalnızlaşma..!

©

15/06/2026 - 11:14 Uyutulmuş yığınlar

©

20/04/2026 - 09:54 Rüzgârımıza ne oldu?

©

23/02/2026 - 12:47 Şifa ayetleri

©

12/02/2024 - 11:12 İnsan kalmak

©

30/03/2020 - 10:43 Ev ödevi

©

02/03/2020 - 11:06 Normalleştirilmiş anormallikler

©

27/01/2020 - 13:13 Vahiyle vücud bulmak

©

16/12/2019 - 10:40 Örtülü çıplaklık

©

14/10/2019 - 10:50 Toplumsal Enkazın Altında: “AİLE”

©

02/09/2019 - 10:19 Oyalanma odaklan!

©

10/06/2019 - 12:39 İnsan, en muhteşem muamma…

©

21/05/2019 - 11:03 Sade hayat

©

01/02/2019 - 14:09 Değişim İradesi

©

13/10/2018 - 14:29 Hayat paylaşmaktır

©

19/02/2018 - 12:35 Heva ile Heba Olmamak İçin

©

19/01/2018 - 18:49 Kaybolmamak için…

©

25/12/2017 - 14:04 Rüya mı, kabus mu?

©

20/11/2017 - 10:36 Heyecanımıza ne oldu?

©

25/10/2017 - 09:48 Ömür Boyu Davet

©

28/09/2017 - 14:33 Hicri hicranlar

©

07/07/2017 - 16:15 Onur Sınavı

©

29/05/2017 - 12:26 İnsanoğlu Zayıftır

©

03/05/2017 - 15:51 Nebevi Vasiyet

©

13/03/2017 - 11:10 Tevbesizliğe Tevbe

©

01/02/2017 - 11:48 Kâbe’nin Mesajı

©

03/01/2017 - 14:25 Nasıl kurtuluruz?

©

08/12/2016 - 09:14 Ertelenen Evlilikler

©

05/10/2016 - 10:20 Allah’la Dost Olmak...

©

25/06/2016 - 09:43 İSRAF TOPLUMU

©

08/04/2016 - 14:22 Gaye ve Gayret

©

20/02/2016 - 11:07 Şahit Olmak...

©

19/01/2016 - 16:38 HELAL YAŞAM

©

15/12/2015 - 13:44 ZAFER ZAAFI

©

18/11/2015 - 11:31 DÜNYA VE DURUŞ

©

13/10/2015 - 12:30 SORUMLULUK ALANIMIZ

©

10/03/2015 - 10:59 “Haydi gelsene…”

©

31/10/2014 - 14:33 DEĞER AŞINMASININ ACI AKIBETİ; VEFASIZLIK…

©

01/09/2014 - 15:25 YAŞAMIN EMARI

©

04/08/2014 - 13:52 Öncemiz ve sonramız bayram olsun.

©

04/07/2014 - 15:51 Açın Halinden Kim Anlar

©

09/06/2014 - 11:51 KENDiMiZ OLMAK KENDiMiZ KALMAK

©

05/05/2014 - 12:31 YENİDEN KARDEŞLİK

©

09/04/2014 - 14:14 İyilik Erleri

©

01/02/2014 - 13:44 Temiz Hayatlar

©

04/12/2013 - 13:38 Dindarlığın Modernizmle Sınavı

©

04/10/2013 - 14:16 Selim bir gelecek için

©

12/08/2013 - 10:40 Duayı Kuşanmak

©

19/06/2013 - 16:24 Uyum Krizi

©

20/05/2013 - 14:23 Yeniden Kardeşlik

©

18/04/2013 - 10:49 Geleceği İnşa Sorumluluğu

©

19/03/2013 - 14:35 Aktif ve Afif kadın

©

19/02/2013 - 11:22 Güzel bir gelecek için

©

28/01/2013 - 14:03 Fıkıhsız Toplum Fakihsiz Hareket

©

24/12/2012 - 11:13 İhtilaf Ahlakı

©

22/11/2012 - 14:17 Hicri hicranlar

©

25/09/2012 - 15:25 Mekke`de Mekke`yi aramak

©

27/08/2012 - 12:41 Haddini aşan zıddına döner

©

23/07/2012 - 11:30 Sıcak Sınav

©

28/06/2012 - 12:36 Denge ve düzen

©

04/06/2012 - 11:34 Allah’ın İhsanı, İnsan

©

25/04/2012 - 15:05 Dindarlığın modernizmle sınavı

©

26/03/2012 - 11:47 Modern Zamanlarda Aile Açmazı

©

02/01/2012 - 12:07 NASIL BİR GENÇLİK?

©

28/11/2011 - 13:08 Arzın ıslahı için...

©

03/10/2011 - 12:13 Evrensel Kardeşlik Buluşması; Hac

©

05/09/2011 - 14:37 Müsait zamanlar Müslümanlığı

©

03/08/2011 - 11:07 Güzele, En Güzele

©

04/07/2011 - 12:49 Tembelizm

©

03/06/2011 - 12:06 Yüce Ahlak

©

09/05/2011 - 12:01 Kaygan zeminde kaim kalmak

©

11/04/2011 - 15:05 Muttaki toplum

©

07/03/2011 - 13:17 Üçlü Reçete

©

14/02/2011 - 12:08 SERVET SINAVI

©

06/01/2011 - 11:51 Evlad-ı Rasul’ün Vedası…

©

02/12/2010 - 11:24 Evlilik mi, Evcilik mi?

©

14/10/2010 - 19:12 Tüketen ve Tükenen İnsan

©

27/07/2010 - 11:07 Aklı Selim

©

22/06/2010 - 12:18 Tevhidi Varoluş

©

18/05/2010 - 12:12 5 EM

©

16/04/2010 - 11:26 Nebevi Vasiyet

©

22/03/2010 - 16:29 Zamana Yenik Düşmemek

©

18/02/2010 - 12:20 İnsan ve İnfak

©

21/01/2010 - 11:17 Hesap dönümü

©

03/12/2009 - 11:30 İlla Namaz

©

19/10/2009 - 13:47 Özgün eğitim

©

24/09/2009 - 11:13 TEZKİYE GÜNLERİ

©

25/06/2009 - 09:43 Müslüman şahıs mıyız? Müslüman şahsiyet miyiz?

©

01/06/2009 - 15:02 Eti Senin, Kemiği Benim!

©

28/04/2009 - 16:09 Geciken Adalet

©

07/04/2009 - 14:15 Hakkıyla Kulluk

©

09/03/2009 - 16:35 Ödünç Özgürlükler

©

09/03/2009 - 15:18 Toplumsal İnşa Sorumluluğumuz!

©

10/11/2008 - 22:32 Yürüyen Ahlak

©

05/09/2008 - 13:42 EY DİRİ AY! DİRİLT BİZİ!
 
 

Site İçi Arama

14 Muharrem 1448 |  29.06.2026

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları âyetlerimden uzaklaştıracağım. (Onlar) her âyeti görseler de ona iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Ama sapıklık yolunu görseler onu (hemen) yol edinirler. Bu, onların, âyetlerimizi yalanlamaları ve onlardan hep gafil olmaları sebebiyledir.



( Araf Sûresi - 146)

Bir Hadis

Huzeyfe (r.a) şöyle dedi:

Hz. Peygamber (s.a.v.) ile birlikte yemek yiyeceğimiz zaman, o, yemeğe dokunmadan elimizi yemeğe sürmezdik. Yine bir gün onunla birlikte yemek yiyecektik. Derken küçük bir kız çocuğu geldi. Sanki biri onu arkasından itiyormuş gibiydi. Hemen elini yemeğe uzattı; fakat Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem elini tuttu. Daha sonra bir bedevî geldi; o da arkasından itiliyormuş gibiydi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onun da elini tuttu ve sonra şöyle buyurdu:

Şeytan besmele çekilmeden başlanan bir yemeğe katılmayı pek arzu eder. O, şu yemeğe katılmak için bu câriyeyi getirdi. Fakat ben elini tuttum. Bu bedevî sayesinde yemeğe katılmak için onu alıp getirdi; onun da elini tuttum. Nefsimi kudretiyle elinde bulunduran Allah’a yemin ederim ki, şeytanın eli, onların eliyle birlikte avucumdaydı.

Sonra Peygamber aleyhisselâm besmele çekip yemeğe başladı.

Müslim, Eşribe 102. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Et`ime 15

Bir Dua

“Bizi yedirip içiren ve bizi Müslümanlardan eyleyen Allah’a hamdolsun.”

(Tirmizî, Deavât, 56)

Hikmetli Söz

Seven o kimsedir ki, sevgilisinden ne kadar düşmanlık görse yine dostluğunu artırır. Sevgilisinden başına binlerce sitem taşı gelse, onlardan ancak aşk binasını sağlamlaştırır.

Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com