Muharremin onuncu günü Aşûre günüdür. O gün hem Müslümanlar, hem de Yahudi ve Hristiyanlarca mübarek bir gündür. Dolayısıyla o günde Yahudi ve Hristiyanlar da oruç tutarlar.
16/12/2009
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır:
“Ramazandan sonra en üstün oruç, Allah’ın ayı olan muharrem ayında tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en üstün ve değerli namaz da gece yarısında kılınan (Teheccüd) namazıdır.” (Müslim)
İbni Abbas’tan şöyle rivayet edilmiştir:
“Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Aşûre günü (muharrem ayının onuncu günü) oruç tutup, o gün oruç tutulmasını da emredince dediler ki: “Ya Rasûlallah! Bu Yahudi ve Hristiyanların saygı gösterdiği bir gündür.” (Bunun üzerine) şöyle buyurdu: “İnşaallah gelecek sene (ye ulaşırsam) dokuzuncu gün de oruç tutarım.” Fakat gelecek sene gelmeden Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem vefat etti.” (Müslim, Ebû Davud)
Diğer bir hadisi şerifte de şöyle buyurulmaktadır:
“(Muharremin) dokuzuncu ve onuncu günü (Aşûre günü) oruç tutmak suretiyle Yahudilere muhalefet ediniz.” (Tirmizî)
Şüphesiz ki, Allah (kimseye) zerre ağırlığı kadar dahi zulüm (haksızlık) yapmaz.
Ve eğer (zerre kadar) bir hasene (iyilik ve hayır) olursa, onu kat kat arttırır ve kendi katından azim (büyük) bir ecir verir.
( Nisa Suresi - 40)
Bir Hadis
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre;
Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“(İşlerinizde) orta yolu tutunuz, dosdoğru olunuz.
Biliniz ki, hiç biriniz ameli sâyesinde kurtuluşa eremez.”
Dediler ki:
- Sen de mi kurtulamazsın, ey Allah’ın elçisi?
- “(Evet) ben de kurtulamam. Şu kadar var ki Allah rahmet ve keremi ile beni bağışlamış olursa, o başka!
Ahiret iyiliğini, dünya bilgeliğini, düzgün yaşayışı, bütün ahlak güzelliklerini ve bütün faziletleri kazanmak isteyen kişi, Hz. Muhammed’i örnek alsın.