Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler  |  Sesli Dersler   |  Kur'an Araştırmaları   |  İlmi YAZILAR   |  Aile Eğitim Yazıları   |  Çocuk Eğitimi Yazıları   |  Yazarlar  |  İletişim

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayatı (s.a.v)

İnsanı Tanımak (Radyo)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Aile Eğitim Seminerleri

Foto Galeri

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Eğitimcilere ÖZEL
Gazze Duası
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​) Abdülhamit Kahraman
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 1748
Toplam 19097807
En Fazla 25928
Ortalama 2857
Üye Sayısı 417221
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci
 
 

ÜMMET OLMAK

“Siz, insanlar için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emredersiniz, kötülükten alıkoyarsınız ve Allah’a inanırsınız...” (Âl-i İmran, 3/110.)
12/02/2024

Ümmet kelimesi, “bir peygamberin tebliğ ettiği dine inanan veya o dine muhatap olanların meydana getirdiği topluluk” anlamında kullanılan bir terimdir. (Halil İbrahim Bulut, “Ümmet”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 42/308.) Kelimenin aslı olan “emm” kökünde; yönelmek, öne geçmek, önder ve imam olmak gibi manaların dikkat çektiği görülmektedir. Bir işi idare ve ıslah eden, çekip çeviren, önderlik eden kişiye bu manada imam denildiği gibi bir şeyin aslı ve dayanağı, terbiye edicisi anlamında olmak üzere “ümm” kelimesinin anne manasına geldiğini de hatırlamak yerinde olacaktır. (Ragıb el-İsfahani, el-Müfredat, “emm” md.; İbn Manzur, Lisanü’l-Arab, “emm” md.)

Zikredilen bu manalardan birçoğunun Kur’an ayetlerinde yer aldığı görülmektedir. Özellikle, bir peygambere tabi olanların oluşturduğu topluluk anlamında ümmet kelimesi, bu topluluğun birtakım üstün özellikleri yanında aynı zamanda bazı sorumluklarını da ifade edecek şekilde ayetlerde geçmektedir. Bu bağlamda, “İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Âl-i İmran, 3/104.) mealindeki ayet, emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l-münker görevinin toplumsal bir sorumluluk olarak İslam ümmetine verildiğini ifade etmektedir.

Buna göre Yüce Allah, Müslümanlar içinden onlara önderlik edecek, birlik ve beraberliklerini sağlayacak, onlara iyiliği emredip kötülükten sakındıracak bir sosyal kontrol mekanizmasının bulunmasını istemektedir ki müfessirler Müslümanların böyle bir kurumu oluşturmalarının farz-ı kifaye olduğunu belirtmişlerdir. (DİB Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsiri, c.1 s.645.)

İslam ümmetinin bir diğer özelliği ise “İşte böylece, siz insanlara şahit olasınız, peygamber de size şahit olsun diye sizi aşırılıklardan uzak bir ümmet yaptık...” (Bakara, 2/143.) mealindeki ayette ifade edildiği üzere her konuda orta yolu tutan, dengeli, ilim ve amel ile donanmış adil ve hayırlı bir toplum olmasıdır. (Beyzavi, Envaru’t-Tenzil ve Esraru’t-Te’vil, 1/110; Celalüddin es-Süyuti-Celalüddin el-Mahalli, Tefsiru’l-Celaleyn, 22.) “Siz, insanlar için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emredersiniz, kötülükten alıkoyarsınız ve Allah’a inanırsınız...” (Âl-i İmran, 3/110.) ayetinde de vurgulanan hayırlı olma vasfı, ümmet olarak bizlere bir hedef çizmekte ve aynı zamanda bir sorumluluk da yüklemektedir. Allah’a sarsılmaz bir iman ile bağlanmakla birlikte iyinin ve iyiliğin yanında olmak, kötünün ve kötülüğün ise karşısında durmak bu sorumlulukların başında gelmektedir.

Ümmet olarak bizlere yüklenen emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l-münker görevinin hem bireysel hem de toplumsal yönü vardır. İslam toplumu olarak yerine getirmemiz gereken görevler olduğu gibi her bir bireye de müstakil olarak düşen görevler vardır elbette. Hz. Peygamber’in (s.a.s.), “Bir kötülük (münker) gören kişi onu eliyle önlesin. Buna gücü yetmeyen diliyle karşı çıksın. Bunu da yapamayan (kötülüğe) kalben buğzetsin ki artık bu da imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, İman, 78; Tirmizi, Fiten, 11.) hadisi bu konuda takınmamız gereken tavrın en güzel ifadesidir. Buna göre, “kötülüğü el ile önleme” sorumluluğu, Müslümanları toplumda iyiliğin kökleşmesini ve kötülüğün giderilmesini sağlayacak bir güç meydana getirmek ve sağlam bir toplumsal yapı oluşturmakla yükümlü kılar. “Kötülüğe dille karşı çıkma” sorumluluğu genel olarak iyilikten yana olma ve kötülüğe tepki gösterme bilincinin toplumda canlı tutulmasını, eğitim, öğretim, irşad, yazılı ve sözlü yayınlar gibi kurumsal çalışmaların önemini gösterir. “Kötülüğe kalben buğzetme” ise bütün Müslümanlar için en düşük düzeyde bir sorumluluktur ki Hz. Peygamber bunu “imanın en zayıf derecesi” saymıştır. Zira bu pasif bir tavırdır. (DİB Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsiri, c.1 s. 647-648.)

Kur’an’da, Allah yolunda mücadele eden Müslümanların “sağlam örülmüş bir duvar gibi kenetlenmiş” (Saff, 61/4.) olarak vasfedilmesi, sahip olmamız gereken birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu vurgulaması adına son derece önemlidir. Hz. Peygamber’in (s.a.s.), “Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.” (Buhari, Edeb, 27; Müslim, Birr, 66.) şeklindeki nitelemesi de aynı şekilde dikkat çekicidir. Bütün bu vasıfların bizlere aynı zamanda önemli sorumluluklar yüklediği bir gerçektir. Zira ayet ve hadislerde İslam ümmetinin birtakım üstün özellikleri ile zikredildiğini söyleyerek avunmak, Müslümanlar olarak içerisinde bulunduğumuz problemlerden kurtarmayacaktır bizi. Yapmamız gereken çok şey vardır. Önce kendi nefsimizi ıslah etmekle başlayan sorumluluğumuz, ailemizden akrabalarımıza, komşularımızdan yakın ve uzak çevremize kadar geniş bir yelpazeye uzanmaktadır. Ancak, ümmet olma vasfı bununla da sınırlı değildir elbette. Suriye’den Irak’a, Yemen’den Afrika’ya, Doğu Türkistan’dan Filistin’e kadar dünyanın dört bir yanında nerede bir mazlum ve mağdur kardeşimiz varsa onunla olabilmek, yardımına koşabilmek, acısını paylaşabilmek, derdiyle hemhâl olabilmek de ümmet olmanın bir gereğidir. Ümmetin birliği, kurtuluşu, salah ve refahı için dua etmek, Allah’a niyazda bulunmak elbette önemlidir. Ancak sadece dua etmenin yeterli olmayacağı, gücümüz ve takatimiz oranında maddi ve manevi olarak din kardeşlerimizin yanında olmamız gerektiği ortadadır.

Bir taraftan mazlum kardeşlerimize acırken, onlar için üzüldüğümüzü söylerken diğer taraftan zalime destek olacak türden davranışlar sergilemek ümmet olma şuuruyla bağdaşmayacaktır. Satın aldığımız bir ürünün kaynağını sorgulamak, kalite veya marka takıntısıyla hareket etmemek, bile bile İslam düşmanlarına destek olmamak bireysel anlamda her birimizin yapabileceği şeylerdir. Kalbimizle kötülüğe karşı çıkma, dilimizle hakikati haykırma yanında elimizle yapabileceğimiz bu tür bir tavır ve duruş elbette ki daha önemli, ümmet olma adına daha anlamlıdır. Ve bütün bunları sadece kriz anlarında yapmak değil, hayatımızın her anını kuşatacak şekilde bir yaşam tarzına dönüştürmek de son derece önemli ve gereklidir. İşte o zaman ümmet olma şuuruyla hareket ettiğimizi söyleme imkânımız olacaktır.

 

Doç. Dr. Bayram KÖSEOĞLU /Diyanet Aylık Dergi

 

Bu yazı 2308 defa okunmuştur...

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

23/02/2026 - 12:41 VAHYİN IŞIĞINDA YENİDEN DOĞMAK

n

23/02/2026 - 12:25 RAMAZAN-I ŞERİF İKLİMİNDE CAMİDE İBADET NEŞVESİ

n

09/02/2026 - 02:48 DİJİTAL ÇAĞDA MANEVİYAT VE AHLAK

n

09/02/2026 - 02:06 TÜKENMEDEN  ÖMÜR SERMAYESİ

n

12/02/2024 - 10:58 ÜMMET OLMAK

n

27/11/2023 - 09:29 İMAN VE SAMİMİYET

n

08/08/2022 - 10:21 İSLAM’IN ASLİ KAYNAKLARINI DOĞRU ANLAMANIN YÖNTEMİ ÜZERİNE

n

04/10/2021 - 11:28 KÖTÜLÜKLERDEN ALIKOYAN NAMAZ HANGİ NAMAZDIR?

n

24/05/2021 - 03:53 GERÇEK KIYMET ÖLÇÜSÜ:  SALİH VE BAKİ AMEL

n

05/04/2021 - 08:34 FELSEFENİN ÇALDIĞI İNSANLAR

n

08/03/2021 - 11:02 TEVHİDDEN HİDAYETE  NEBEVİ RİSALET

n

12/01/2021 - 11:25 İŞTE TOPLUMUMUZUN HÂLİ BU

n

06/10/2020 - 02:15 PEYGAMBER EFENDİMİZİN HİCRET YOLCULUĞU

n

06/10/2020 - 11:27 ŞEHİTLER ÖLMEZ!

n

31/08/2020 - 04:09 SONUÇLARI İTİBARIYLA İSTİĞFAR VE TÖVBE / Dr. Abdülkadir ERKUT

n

06/07/2020 - 09:49 GENÇLİK NEREYE GİDİYOR? / Abdülhamit Kahraman

n

25/06/2020 - 10:51 ŞİMDİ TAM ZAMANI / Abdülhamit Kahraman

n

18/05/2020 - 12:33 CÂMİLER KAPATILDI  CUMALAR KALDIRILDI AMA.. / Abdülhamit Kahraman

n

23/04/2020 - 04:29 RAMAZANDA HAYATIN VE ÖLÜMÜN MUHASEBESİNİ YAPMAK / Dr. Muhlis AKAR 

n

23/04/2020 - 02:47 ŞEHR-İ RAMAZAN VE SORUMLULUK BİLİNCİ / Prof. Dr. Ramazan ALTINTAŞ

n

06/04/2020 - 10:26 HER HÂLİMİZE ŞÜKREDEBİLMEK / Dr. Lamia LEVENT ABUL

n

30/03/2020 - 10:30 KULLUĞUN EN GÜZEL KIVAMI: İHSAN / Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ

n

16/12/2019 - 10:13 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) DÖNEMİNDE İLİM / Prof. Dr. Şakir GÖZÜTOK

n

30/08/2019 - 10:56 HARAMDAN HELALE HİCRET ETMEK

n

29/08/2019 - 02:59 ZİKİR: KALPLERİ DİRİLTEN İKSİR

n

17/12/2018 - 01:05 ALLAH’A YÖNELİŞ BİLİNCİNİ TAZELEME: TÖVBE

n

17/12/2018 - 12:56 MANEVİ ARINMA: TÖVBE

n

19/11/2018 - 10:47 İnancı kuşanan gençler

n

19/11/2018 - 10:42 Hz. Peygamberi Gençlere Anlatabilmek

n

17/10/2018 - 03:38 Mescitlerde Namaz Kılmak ve Takva Sahibi İmam Olmak

n

30/03/2018 - 12:31 DEİZMİ VE ATEİZMİ BESLEYEN ÖNEMLİ BİR FAKTÖR İBADETSİZLİ

n

29/03/2018 - 12:11 MÜSLÜMANLARIN İLK KIBLESİ MESCİD-İ AKSA VE MÜBAREK ŞEHİR KUDÜS

n

04/01/2018 - 10:52 NEFİS İLE MÜCADELE CİHAD-I EKBER

n

03/01/2018 - 11:14 DİNÎ TEBLİĞDE DİL VE ÜSLUP NASIL OLMALIDIR?

n

14/11/2017 - 11:22 HZ. PEYGAMBER’İ GÜNÜMÜZ İNSANINA DOĞRU ANLATMAK

n

02/10/2017 - 04:02 İNSAN ONURU VE ALLAH’A KULLUK

n

02/10/2017 - 03:31 ASIL DİN AŞIRI YORUM

n

02/10/2017 - 03:08 DİN GÜVENLİĞİ BAĞLAMINDA DİNİN DOĞRU ANLAŞILMASI VE YORUMLANMASI

n

19/08/2017 - 09:04 Kurban ya da Başından Serçe Geçen Bir Çocuktur  İSMAİL

n

12/07/2017 - 10:42 İNSANLIĞA KARŞI EN BÜYÜK GÜNAH:  FİTNE

n

13/06/2017 - 12:14 RAMAZAN MEKTEBİ

n

13/06/2017 - 12:07 EMANET AHLAKI

n

13/06/2017 - 11:59 RAMAZAN MEDENİYETİ

n

19/04/2017 - 03:16 HZ. PEYGAMBER VE GÜVEN TOPLUMU: DARU'S-SELAM

n

28/03/2017 - 02:41 SANAL DÜNYA VE  DEĞİŞEN MAHREMİYET

n

17/02/2017 - 03:17 PARALEL DİNLERİ KİMLER SEVER

n

17/02/2017 - 12:40 “HADİS İLMİ”NİN İSLÂMÎ İLİMLER ARASINDAKİ YERİ

n

13/02/2017 - 12:17 KALPLERİNDE MARAZ BULUNANLAR: MÜNAFIKLAR

n

01/02/2017 - 11:12 TEFRİKAYA DÜŞENLER GİBİ OLMAYIN

n

29/12/2016 - 10:25 BİR GÜVEN ABİDESİ:  Muhammedü’l-Emin

n

19/12/2016 - 04:10 Fitne ve Fesadın Başka Bir Versiyonu: İFTİRA VE SUÇLAMA

n

18/10/2016 - 11:53 Bir Mektep Olarak CAMİ

n

26/09/2016 - 11:04 Peygambersiz İslam Söylemi

n

22/09/2016 - 12:08 VİCDANIMIZIN "Selfie"SİNİ ÇEKEBİLİR MİYİZ ?

n

21/09/2016 - 02:57 Boş Vakit mi Dediniz?

n

10/08/2016 - 01:00 RASULULLAH (S.A.S.) BÖYLE BUYURDU

n

10/08/2016 - 12:44 Narsisistik Kişilik

n

14/06/2016 - 11:32 Ramazanda Gönülden Tevhidi Yaşamak

n

06/06/2016 - 02:55 Kur’an İkliminde İyiliklerle Dinamik Bir Hayat İnşası

n

02/06/2016 - 04:44 Ramazan ve iYiLiK

n

02/05/2016 - 12:25 HZ. PEYGAMBER’İN MESAJINI DOĞRU ANLAMAK

n

08/04/2016 - 03:14 Yoğunlaşmış İbadet Mevsimi: “Üç Aylar”

n

24/03/2016 - 10:35 DUANIZ OLMASA

n

24/03/2016 - 10:31 SAHÂBE’NİN PEYGAMBER SEVGİSİ

n

01/02/2016 - 11:48 ZÂLİME HAKKI SÖYLEMEK

n

19/01/2016 - 04:35 ZOR ZAMANDA Müslüman Olmak

n

18/01/2016 - 02:04 Huzurda Huşu ile Durmak

n

18/01/2016 - 01:22 Alnı Secdeye Varan Simalar

n

14/12/2015 - 11:41 HZ. ALİ (Ö: 40/660)’NİN KUR’AN-I KERİM ANLAYIŞI

n

01/12/2015 - 02:21 SAHÂBE’NİN PEYGAMBER SEVGİSİ

n

26/11/2015 - 02:10 Namaz: Divan-ı İlahîde Durup Tevhide Ermektir

n

19/11/2015 - 03:13 Kur’an ve Sünnet Perspektifinden Bilgi AHlAKI

n

19/11/2015 - 03:11 İlim, Marifet ve Hikmet İlişkisi

n

22/10/2015 - 12:39 Söz mü Sükût mu?

n

09/10/2015 - 02:23 Haccın Evrensel Boyutu

n

07/09/2015 - 04:20   KURBAN

n

07/09/2015 - 04:14 Mescitler Arasında Mescid-i Aksa’ya Dair

n

06/07/2015 - 12:25 SADAKA-İ FITIR

n

06/07/2015 - 12:23 TERAVİH NAMAZI

n

23/06/2015 - 03:48 Şeytanın Telkini VESVESE

n

19/06/2015 - 04:50 RAMAZAN

n

15/06/2015 - 06:11 Kardeşlik ve Dostluğa Açılan Pencere SELAM

n

15/06/2015 - 03:24 Vücutta Dolaşan Sinsi Düşman: Şeytan

n

12/06/2015 - 03:38 İnsanın Temel Bir Zaafı

n

12/06/2015 - 03:07 Mültecilere Hicret Yurdu            ya da Muhacire Ensar Olmak

n

06/05/2015 - 02:27 DERİN BİR MUHALEFET

n

27/04/2015 - 12:31 Merhameti Kuşanmak

n

27/04/2015 - 12:30 Şiddet Karşısında rahmet Peygamberi 

n

17/01/2015 - 04:13 HADİSLERİN DOĞRU ANLAŞILMASINDA VE YORUMLANMASINDA TAKİP EDİLECEK YÖNTEM

n

23/12/2014 - 04:13 Müslümanın Varlıkla İmtihanı

n

23/12/2014 - 04:12 İslami Bakışla Varlık ve Servet Algımız

n

16/12/2014 - 02:50 SÜNNET VAHİY İLİŞKİSİ

n

27/10/2014 - 03:06 Sabır-Sâbir

n

24/10/2014 - 04:08 Hz. Peygamber ve Genç Sahabiler

n

24/10/2014 - 03:59 Okunması Gerekenler (12)

n

24/10/2014 - 03:53 İslam’ın Gençlik Tasavvuru

n

04/07/2014 - 03:29 BORÇ ve KARZ-I HASEN

n

30/06/2014 - 04:46 Ramazan İklimi ve Helal Kazanç Bilinci

n

09/06/2014 - 11:33 ATÂLETİ TATİL ZANNETMEK

n

05/05/2014 - 02:42 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)’İN ADÂLET ANLAYIŞI
 

Site İçi Arama

20 Safer 1448 |  04.08.2026

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Mallar ve oğullar dünya hayatının zinetidir (süslüdür). Fakat bâki kalacak olan sâlih ameller ise Rabbinin katında sevap olarakta ümit olarak da daha hayırlıdır.

( Kehf sûresi - 46)

Bir Hadis

Ebu Hureyre (r.a.)’tan rivayet edildiğine göre

Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:

“Sizden birisi (namazda) tahiyyât (duasını bitirdiği) zaman;

Şu dört şeyden Allah’a sığınsın:

«Allahümme innî eûzü bike min azâbi cehennem ve min azâbi’l-kabri ve min fitneti’l-mahyâ ve’l-memâtî ve min şerri fitneti’l-Mesîhi’d-Deccâli»

1. Allahım! Cehennem azabından,
2. Kabir azabından,
3. Hayatın ve ölümün fitnesinden,
4. Mesîh Deccal’in fitnesinden Sana sığınıyorum.”

Müslim, Mesacid 128 (588) Buhârî, Cenaiz 88;Ebu Davud, Salât 178-179 (983)

Bir Dua

“Allah’ım! Fakirlikten, yokluktan ve zilletten sana sığınırım. Haksızlık etmekten ve
haksızlığa uğramaktan da sana sığınırım.”

(Ebû Dâvûd, Vitr, 32)

Hikmetli Söz

"Bilmiş ol ki¸ insanlarla iyi geçinmezsen onlar sana düşman kesilirler. Anan¸ baban bile olsa senden hoşlanmazlar. Akrabandan olmayan bir cemaatle iyi geçinirsen sana ana baba olurlar.

Denemedikçe kimsenin dostluğuna güvenme. Alçak ve hasis olan kimseyle dost olma. Sefihler düşüp kalkma. Hoş geçin. Sabırlı ve tahammüllü ol. Güzel ahlaklı¸ geniş yürekli¸ derya gönüllü ol. Elbisen temiz¸ ve yeni olsun. Binek atın iyi olsun. Güzel kokular kullan…Yemek yedirmekte çok cömert ol¸ herkesi doyur. Bil ki bahîl ve cimri kimse asla başa geçip efendi olamaz.” Halkın ahvalini araştırıp öğrenen adamların olsun. Bir fitne ve fesat duydun mu onu ıslaha koş. Bir yerde salaha yüz tutmuş iyi işler duydun mu onları da arttır. Seni ziyaret edenleri de, etmiyenleride sen ziyaret et. Sana ister iyilik yapsınlar ister kötülük, sen herkese daima iyilik yap. Her vakitte iyilikte bulun. Affet, bazı şeylere gözyum. Sana eziyet veren şeyi terket, hakkı yerine getirmeğe çalış. Arkadaşlarından hastalananları kendin ziyaret et. Göremediklerinin ahvalini soruştur. Sana gelmeyenlerle sen alakadar ol…

(Ebu Hanife, M. Ebu Zehra s.177 Osman Keskinoğlu Ankara 1972)





Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com